Bugün sizlere birkaç farklı olay, birkaç farklı kişi anlatacağım..
Bir şey göreceksiniz..
Bir zihniyet, farklı yerlerde ama aynı şekilde devam ediyor..
Olaya “siyasi” açıdan değil, “insani” açıdan bakmanızı istiyorum..

BİRİNCİ OLAY..
Önceki gün, CHP İl Başkanı Devrim Kök Antalya Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti..
Ve burada yine “Büyükşehir Başkanı Mustafa Akaydın’ı savunmak” zorunda kaldı..
Ama..
Daha önemli bir şey söyledi:
“Akaydın ifade verirken aslında Adliye’de miting yapma gibi, şov yapma bir niyetimiz yoktu..
Ancak, adalet mekanizması insanlara güven vermiyor..”
Ne demek bu?
“Adalet mekanizması bize güven vermediği ve orada Akaydın’ın tutuklanmasına engel olmakiçin böyle bir gövde gösterisi yaptık, istediğimizi de aldık..”
“Hukuka saygısızlık” daha nasıl anlatılır, pes doğrusu..
Bunu birisi Kök’e söylemeli..

İKİNCİ OLAY..
Aynı partiden, Kök’ün zihniyetine parelel bir açıklama daha var..
CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili, TBMM AB Uyum Kom. ve Türkiye-AB Karma Par. Kom.Bşk.Yrd. UMUT ORAN twetter’da şöyle yazmış:
“Başbakan, çek elini İzmir den, Eskişehir den, Antalya dan; Gücün yetiyorsa Esenyurt Belediyesi’ne el at..”
Ne demek bu?
“Ey Tayyip, bizim belediyelere bulaşma, git kendi partilin olan Esenyurt belediyesinin pisliklerini temizle..”
Bu açık ve net bir şekilde, yargının işiyle yürütmenin işini birbirine karıştırmak değil de nedir?
CHP gibi bir partide bu makamlara kadar gelebilen biri, demokrasinin en temel özelliği olan “kuvvetler ayrılığı” prensibini bilmelidir..
Yargı ile yürütmenin işini birbirine karıştırmamalıdır..
Belediyelerde yapılan operasyonlara yürütme (yani hükümet) karışamaz..
Bu iş adli makamların (yani yargının) işidir..
Yargıyı etkilemeye çalışmak, adaletsizlik yaratmak anlamına gelmez mi?

Peki, bunu Umut Oran da, Devrim Kök de bilmiyor mu?
Çok iyi biliyor..
Üstelik, belediye oparasyonlarının en çok Ak Parti’li belediyelere yapıldığını da biliyor..
Amaçları, “yargının işine karışıyor” diye hükümeti milletin gözünde “demokrasi düşmanı” gibi gösterip, “siyasi rant” sağlamak..
Aynı zamanda, iktidar olunca (yargıya karışma konusunda) izleyecekleri yol için, “Ak Parti yaptı sesiniz çıkmadı, biz yapınca niye konuşuyorsunuz” diyebilmek..
“Kendilerini akıllı, alemi aptal” görüyor ya bunlar..

Toplumun gözünün önündeki insanlar, konuşmalarına-davranışlarına-tutumlarına çok etmek zorundadır..
Özellikle toplum düzenini sağlamada en büyük unsur olan “adalet mekanizması” ile böylesine oynanmamalıdır..
Yoksa..
O ülkede “kaos”ları önleyemezsiniz..
Bu da bütün ülkeye ve ülke insanına zarar verir..
CHP’li arkadaşlarım, bunu mu istiyor acaba?

ÜÇÜNCÜ OLAY..
Yine bir CHP’li, yine bir “siyasi rant” harekatı..
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, Gülsüm Anne’ye bir “teşekkür ziyareti” yapmış..
Olay çok güzel, bir harika..
Herkese “bravo başkan” dedirtecek bir hareket..
Ama..
Şöyle bir düşünün..
Gülsüm Anne, trafik kazası geçiren hiç tanımadığı ve “UMUT” ismini taktığı gence tam 5 yıldır bakıyor..
Yaklaşık 4 yıldır da Akaydın Büyükşehir Başkanı..
Şimdi mi geldi aklına?
Evet şimdi geldi..
Çünkü..
Gülsüm Anne, son günlerde Rus televizyonları, Türkiye televizyonları ve gazeteler derken epeyce “medyatik” oldu..
Medyanın ilgisi tam da Gülsüm Anne’nin üzerindeyken, Akaydın böyle bir fırsatı kaçırır mı?
Bunun adına ne denir, onu da siz söyleyin artık..

Ey siyasi rant, sen nelere kadirsin..