Geçenlerde bir arkadaşımla pastanede oturuyoruz.

Referandum üzerine konuşuyoruz.

Tahmin yürütüyoruz, artı eksilerini tartışıyoruz.

Bir süre sonra yan masada oturan bir kişi de sohbetimize dahil oldu.

Turizmci olduğunu ve Gürcistan’da çalıştığını belirten kişi bize, “CHP’liler çok agresif değil mi?” diye sordu.

Böyle bir kanaate nereden vardığını sorduk.

O da “CHP’liler her şeye muhalefet. Hep kendi savundukları doğru. Başkasının fikirlerine saygı duymuyorlar. Birkaç kitap okuyup kendini entelektüel sanan bu kişiler, vatandaşı koyun yerine koyuyor. Bizleri göbeğini kaşıyan, bidon kafalı diye görüyorlar” şeklinde yanıtladı.

Referandumda kararının ne olacağını, daha doğrusu bir karar verip vermediğini sorduk.

Yukarıda sıraladığı sebeplerden dolayı ‘Evet’ diyebileceğini belirtti. Sonra da “Biz geri kafalı değiliz. Biz de en az o sözü edilen CHP’liler kadar vatanseveriz. Dolayısıyla en doğru kararı verebilecek akla sahibiz” dedi.

Ben de kendisine sağlıklı düşünmediğini, bazı CHP’lilere tepki olsun diye tavır takındığını söyledim.

“Haklısın. Ancak bazen insan kendisine yapılan hakaretleri görmezden gelemiyor. Gelemediği için de sağlıklı düşünemiyor” özeleştirisinde bulundu.

Maalesef yukarıda anlattığım çokça örnek var. Kimisi AK Parti’yi sevmediği için ‘hayır’ diyeceğini, kimisi de CHP’ye kızdığı için ‘evet’ oyu vereceğini ifade ediyor. Üzülerek belirtmeliyim ki böyle düşünenlerin hepsi yanlış yapıyor. Aklımız var. Okuyalım, araştıralım. Konunun uzmanlarını dinleyelim. Sonra da tüm bunları harmanladıktan sonra kararımızı verelim. Çünkü atacağımız oy sadece bugüne değil, yarına, yani ülkenin geleceğine yön verecek.

Daha önce de yazmıştım. Bir kez daha hatırlatmakta yarar var. Lütfen bu kritik süreçte birbirimize saygı duyalım. Ne ‘evet’, ne de ‘hayır’ diyecekler birbirini aşağılamasın, ötekileştirmesin. Saygı çerçevesinde geleceği düşünerek hareket edelim. Aksi halde zaten var olan kutuplaşma gitgide derinleşir, kaybeden Türkiye olur.