Havai fişekler..
Rengarenk..
Çeşit çeşit..
Şöyle gecenin karanlığında bir patladı mı, oluşan görsel şölen insana büyük keyif veriyor..
Ama..
Her güzel şey gibi, meğer bu da canlılar için çok zararlı imiş..
Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hikmet Rende böyle söylüyor..
Rende açıklamasında, “aman bu havai fişekleri hemen yasaklayın” diyor..
Çünkü..
“Yapımında fare zehrinde bulunan baryumun da kullanıldığı havai fişeklerin yaydığı kimyasal içerikli tozların kanserojen etkisi var”mış..
…
Bazıları bu açıklamadan sonra irkilecek ve havai fişek patlatılan yerlere pek gitmeyecektir..
Ama..
“Atın ölümü arpadan olsun” diyerek “AIDS”e bile meydan okuyan Türk milletinin büyük bölümü, bu uyarıya dudak büküp geçecektir..
“Neler yiyip-içiyoruz, bir havai fişekten mi korkacağız” diyeceklerdir..
Sonra hastane kuyruklarında geçen zamanlarını, çektikleri acıları unutup bunlardan bile ders almayacaklardır..
…
İnsanoğlu –kendi adına- olup bitenlerden ders alır veya almaz, bu kendi sorunu, kendi tercihidir..
Ama..
Aynı havai fişekler hayvanları çıldırtıyor, bitkilere de (yani diğer canlılara da) zarar veriyor..
Bu insanoğlu, havai fişekler patlatıldığında, hayvanların nasıl kaçışıp bağırdığını görmüyor mu acaba?
Elbette, bitkiler ve hayvanlar konuşup şikayetlerini dillendiremedikleri için, kimsenin de onları pek taktığı yok..
Takanlar, dün bütün Türkiye’de “siyahlar giyinerek” sokaklara döküldüler..
Hem hayvanlara yapılan eziyetleri, hem de TBMM’de görüşülen “hayvan hakları”yla ilgili yasanın bazı maddelerini protesto ettiler..
Sadece insana değil, diğer bütün canlılara karşı duyarlı olan birkaç bin kişi, -belki de- kendilerini bile korumaktan aciz “atın ölümü arpadan olsun” zihniyetindeki insanlara önemli bir ders verdiler..
…
Artık şu bir gerçek ki; Türk insanı “sağlığını koruma” konusunda çok yetersiz..
Özel-resmi-vakıf, hangi sağlık kuruluşuna giderseniz gidin, hepsinin de (her yaştan) muayene ve tedavi olmak için sıra bekleyen hastalarla dolup-taştığını görebilirsiniz..
Niye?
Çünkü kendimizi korumuyoruz..
O halde, “toplum sağlığı”nı sağlamakla yükümlü kişiler..
İnsanları önce kendilerine, sonra da diğer insanlara karşı koruyacaklar..
Zorla mı?
Evet, gerekiyorsa, zorla..
Çünkü..
Genellikle hastalıklar “bulaşıcı”dır..
Hasta olan kişi çevresine hastalık yayar..
Bununla da kalmaz, iş göremez hale gelir ve işiyle de kendisiyle de yakınlarıyla da ilgilenemez..
Bu da hem sosyal hem de ekonomik zararlara sebep olur..
Bunun verdiği zararı rakamlarla ifade bile edemezsiniz..
…
Başa dönelim..
“Havai fişekler zararlı, mutlaka yasaklanmalı” diyen bir uzmana kulak verilmesi gerekir..
Yaptığı uyarı önemlidir ve önce vatandaş, sonra devletin toplum sağlığıyla ilgili görevliler bu uyarıyı dikkate almak zorundadır..
Bir orta yol bulmak zorundadır..
Antalya
Güncel
İlçeler
Antalya
Asayiş
Spor
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Antalya'da elektrik kesintileri: 8 Ağustos
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
Çatıdaki tohumdan tropikal meyve müzesine