İnsanoğlu ölmeyecekmiş gibi yaşar ya.,
Oysa ölüm, her canlının bir gün mutlaka tadacağı gerçeğin ta kendisi. Önemli olan adam gibi yaşayıp, adam gibi ölmek.
Benim kendisini tanıdıktan sonra, “Adam gibi adam” diyebildiğim ender dostlardan birisi de, Elektrik Mühendisleri Odası eski başkanı Ayhan Dolanay’dır.
Belki benim bu hitabıma ihtiyacı yoktur kendisinin ama. Böyle bir adamı dünyaya getiren biricik annesi Hatice teyzeyi geçtiğimiz Cuma günü kaybettik. Merhumeye Allahtan rahmet dilerken, değerli dostum Ayhan Dolanay ve yakınlarına baş sağlığı dilerim.
** ** ** ** ** ** ** **
Cumartesi sabahı Elin Sude’nin yani Başöğretmen Atatürk İlk Öğretim Okulu, 4/B sınıfının sosyal etkinliği vardı.
Kepez üstündeki ‘Kent Orman Alanı’na’ gidilip, sınıfça piknik yapılacaktı.
Piknik bahane, çocukların kendi aralarında oyunlar oynayıp, öğrenci velilerinin bir birleriyle kaynaşması şahane.
Böylesi bir etkinliğe Muratpaşa ve Kepez Belediye Başkanları’nın öğrencilerimiz ve velilerine ulaşım konusunda verdikleri desteklerden dolayı, teşekkür ederek söze başlamak istiyorum.
Sabah buluşma noktası olan okula geldiğimde, öyle bir trafik keşmekeşi yaşanıyordu ki, orada görevli trafik polisinin olağanüstü çabaları buna açıkça örnekti.
Okulda açık öğretim sınavı varmış.
Trafik yoğunluğu ondan.
Türk insanı olarak ne kadar bencil olduğumuzun örneğini görmek isteyenler, son zamanlarda sıklaşan hafta sonu sınav çizelgelerini takip etsinler. Ve o sınavların yapıldığı okul mıntıkasına gitsinler yeter.
Her şeyi açıkça görebileceklerdir.
Okulun karşısındaki kafede oturup çayımı yudumluyorum. Bunu yaparken de, pür dikkat gelişmeleri izliyorum.
Aracıyla gelen, boş bulduğu yere arabasını park edip, aracından çıkıyor.
Trafik polisi uygunsuz park nedeniyle sürücünün yanına gidip, kendisini uyarıyor. Bir-iki dakikalık ağız dalaşı. Derken zaten uygunsuz park yapan kişi aracını ya alıp başka yere park ediyor, ya da gözlerden kayboluyor.
Bir tartışmadır ki, sesler benim bulunduğum yere kadar geliyor. Mesleki olsa gerek çok merak ettiğimden yerimden kalkıp, o tartışmanın yapıldığı yere gidiyorum.
Trafik polisi, “Sen arabanı bırakacağın yeri kendin beğeniyor musun” diyor.
Sürücü, “Sen bana yaka numaranı versene” diyor.
Trafik polisi bir takım numaralar veriyor, ardından ismini de söylüyor. Bunu yaparken, elindeki fotoğraf makinesıyla, konuştuğu kişinin arabasının park ediliş şeklini çekiyor. Ve soruyor.
“Ne yapacaksın ki benim adımı, numaramı?”
“Seni Feyzullah Arslan’a şikayet edeceğim” demez mi?
Feyzullah müdür gitti, Ali müdür geldi ama, o sürücü ya Antalya Emniyet Müdürü’nün Feyzullah Arslan olduğunu zannediyor ve bundan habersiz. Ya da, “Ben bu arabayı buraya park ederim arkadaş. Çünkü ben senin müdürünü tanıyorum haaaaaa” demek istiyor.
Yurdum insanı sabah sabah, üstelik bir tatil sabahı güne işte böyle başlayabiliyor.
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün itanayla yaptığı Kent Parkı’na gittik. Nefis bir gün geçirdik.
Her yer yemyeşil. Antalya’ya kuş bakışı bakılıyor. Piknik masalarının etrafı cıvıl cıvıl. Aileler neşeli. Sosyal tesisler için en ince ayrıntılar dahi düşünülmüş. Tuvaletler olması gerektiği gibi. Ama ne yazık ki bırakılması gerektiği gibi değil. Kullanan, “nasıl olsa bir daha buraya mı geleceğim” zihniyetiyle kullanıp bırakıyor. Her yer peçete atıkları.
İnsanlığımızla hep gurur duyarız ya.
İnsanca yaşamayı kendimizin fazlasıyla hakkı olduğunu benimsemişizdir ya.,
Acaba hiç kendi kendimize
“Bugün insanlık adına sen ne yaptın ki” sorusunu kaç kez soruyoruzdur?
Trend Haberler
Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yeni dalga operasyon!
Antalya Semt Pazarcılar Odası Başkanı İsmail Öz seçildi
Antalya Şoförler Odası’nda Mehmet Ali Alkan güven tazeledi
Kepez’de 20 yıllık imar sorunu çözüldü
Antalya'da elektrik kesintileri: 15 Ocak
Şehit ailesi tartışması sonrası otobüs şoförüne silahlı saldırı... ‘Ruh Adam’ Sedat Peker mi?