Çok iyi tanıdığımı söyleyemem. Ancak Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın?ı yakından tanıyanların şahsı ile ilgili yorumlarda en fazla kullandığı cümlelerden birisi, ?Hoca cin gibidir? olur.
Hocanın cin gibi olduğunu geçtiğimiz hafta yaşanan bir örnekle görmüş olduk. Kent caddelerinin bir günde, ?Hayır? afişleri ile donatıldığına şahit olduk. Besbelli bu ?hayır afişleri? önümüzdeki ay yapılacak referanduma yönelikti ve CHP?nin kampanyasına belediye kasasından bir destekti. Bir belediyenin yasal olarak böyle bir kampanya yürütmesi mümkün olmadığından, kocaman ?Hayır? ların üzerinde, ?Teröre, orman yangınlarına, karanlığa, şiddete? gibi ifadeler eklenmişti. Küçük harflerle yazılan ve asıl mesaj olduğu iddia edilen bu kelimelerin altında, insanlarının gözünün içine sokulan kocaman ?hayır? vardı.
Bu afişlerin tasarımları ile ilgili söylenecek tek kelime var. O da, ?Mükemmel?dir. Kim yaptıysa, kimin çalışmasıysa, tebrik ediyorum.
Bu çalışmanın bütününe ?İnce bir zeka ürünü? demek de mümkündür. Bunun böyle olduğunu kabul etmem de mümkündür. Ancak burada takıldığım tek nokta var. Sevgili hoca sık sık ?Dürüstlük?ten, ?Milletin hakkını yememek?ten söz ediyor. Bu afişlere ödenen ve belediyenin kasasından çıkan para, milletin hakkı değil mi? Türkiye?nin belki de en zengin partisi CHP, kampanya için Antalyalıların cebini ve hakkını kullanmıyor mu?
Sevgili hoca cin gibi. Ancak bu cinliğin faturası, yapılan suç duyurusunda bir anda ağır bir sonuçla karşısına çıkarsa ne olacak?
O zaman da ?Cin gibi? mi görünecek?
Bilmiyordum sevgili hocam
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, geçtiğimiz hafta içerisinde basına bir hizmet tanıtımı yaptı. Aynı saatlerde Muratpaşa Belediye Başkanı Evcilmen konuğum olduğu için katılamadım. Ancak arkadaşlarımdan dinledim. Ve o tanıtım sırasında, hocanın 15 ayda altyapı çalışmalarına 110 milyon lira civarında harcama yaptığını öğrendim. Bu rakamın yılsonuna kadar 150 milyon lirayı bulacağını da öğrendim.
Verilen rakamların doğru olduğunu kabul ederek, o güne kadar hiçbir şekilde bilgi sahibi olmadığım bu mesele ile ilgili hem çok şaşırdığımı, hem de çok sevindiğimi ifade etmek istiyorum.
Bu rakamlar çok ciddi rakamlardır. Sadece parasal boyutu ile değil, yapılan çalışmaların detayları da önemlidir. Bunların tümünü köşe yazısına sığdırmam mümkün değil. Zaten herkes konu ile ilgili haberlerde bunu görmüştür.
Burada önemli olan, hocanın bazı meselelerde düşündüğümüz kadar boş oturmadığının görülmüş olmasıdır. Hele siyaset düşünmeden altyapıya önem veren ve tabiri caizce parayı toprağa gömenlerin, her zaman takdir edilmesi gerekir. Çünkü; Kimileri parayı toprağın üzerinde süse harcarken ve siyaseten görünen hizmet yaptığı için prim kazanırken, kimileri kentin geleceğini düşünüp, altyapıya yöneldiği için kaybederler. Akaydın dan önceki belediye başkanı Menderes Türel gibi, Hasan Subaşı gibi. Kaybetmeyi göze alıp, kentin geleceğine katkı koyanların, takdir edilmesi gerektiğine hep yazdım. Hoca da böyle bir örnekle karşıma çıktığı için şaşırdım. Ancak hakkını teslim etmenin de bir insanlık borcu olduğunu kabul ederek, bu satırları yazmaya karar verdim.
Bilmiyordum sevgili hocam.
İnan bilseydim, tanıtım yapmanı beklemeden teşekkürlerimi sunardım.