İl Özel İdaresi?nin özellikle Antalya?nın köyleri için yaptığı hizmet hiç de azımsanacak türden olmadığı malum.
Başkanı da gerçekten çalışkan, dürüst, iyi niyetli ve centilmen birisi.
Yani Cavit Arı?dan bahsediyorum.
Antalyaspor?un eski başkanlarından-ki babam gibi severdim kendisini, toprağı bol olsun, rahmetli Nedim Saraçoğlu, Kırmızı-Beyazlı ekibe tesis kazandıranlardandır.
Saraçoğlu, Hasan Subaşı tesislerinin yapım işini üstlenip, mevcut tesisleri ortaya çıkarttıktan sonra, halen ?çukur? halinde durmakta olan yerin, hafriyatını yaptırdı. O dönemde 1 trilyona yakın cebinden hafriyat parası ödedi.
Antalyaspor?un, Hasan Subaşı tesislerinin yanında 13-14 yıldır ?Utanç abidesi? olarak durmakta olan, ?Çukur? için değerlendirebilmek adına kimler ne fikirler ortaya atmadı ki?
Hasan Subaşı?dan tutun da, Bekir Kumbul ve Menderes Türel dahi bir takım çareler aradı.
Hatta ve hatta, Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen başta olmak üzere, geçmiş dönemlerde Mehmet Atay ile Muhittin Böcek?ten dahi fikir alındı ancak, tüm fikirler hukuka takıldığı için, çivi dahi çakılamadı.
Çakılamazdı.
Çünkü söz konusu yer, spor tesisleri adına kamusallaştırılmış alandı ancak, kamulaştırma gerekçesi dışına çıkıldığı için, hak sahipleri mahkeme kapılarını aşındırdı, gerekçeler gösterildi, kamulaştırılma davası kaybedildi.
Bekir Kumbul?un Antalyaspor Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı döneminde, bende Vakfın Denetleme Kurulu üyesiydim. Dolayısıyla her yönetim kurulu toplantısına davet edilir katılırdım.
Kırmızı-Beyazlı ekibin eski başkanlarından, Kumbul döneminin Antalyaspor Vakfı Başkan Vekili Dündar Uluğkay ?Utanç çukuru? için bir takım girişimler başlattı, o da hukuksal engellerden dolayı fos çıktı.
Bir gün yönetim kurulu toplantısında ortaya bir fikir attım.
?Başkanım. Madem ki buraya çivi dahi çakamıyoruz, gelin kamu yararına bir şey yapalım. O da kaç tane sığar bilmiyorum ama, çukurun tamamını bölümler halinde düğün salonları yapalım, kamuoyunun hizmetine sunalım. Antalyaspor?un da belli bir geliri olsun. En üstüne de birkaç halı saha yaparız, al sana bir başka gelir? diye.,
?Mümkünü olan şeyi söyle deli oğlan? cevabı verdi.
Ve aradan geçen onca yıl sonra, bir dahi çıkıp, ?Utanç Abidesi? için mükemmelinde, mükemmeli (!) fikir üretip, ortaya (!) harika bir eser çıkartmış.
O fikir de, ?Utanç Çukuru?nun içini çim saha yapalım, altyapı burada idman yapsın.?
Girişimler sonucunda İl Özel İdaresi?nden iş makineleri temin edilmiş ve  hummalı bir çalışmanın ardından, çukurun kahverengi renkli tabanı, yeşil hale getirilmiş.
Orada idman yapacak çocuklar da, startı dört gözle bekliyorlar!..
Çukur?un temeli kayalık.
Ve o kayalıklarla uğraşılıp, çim saha için dranaj yapılıpta mı saha çimlendirilmiştir, yoksa düzeltilip, tesfiye edip, toprak döküp, çimlendirilip mi geçilmiştir.
Eğer ikincisi, yani dranaj yoksa-ki ben olduğunu sanmıyorum.,
Bırakın Antalya?nın kış aylarında yağan sağanak yağmurlarını, gelip-geçici yaz yağmuru dahi o çukurun içindeki yeşil alanı balçığa dönüştürür.
Çünkü yağan yağmurun kayalıklardan dolayı gidecek yeri olmaz.
İl Özel İdaresi?nin başında Cavit Arı var diye yaptık ya girişi, Arı, iş makineleri ve malzemeleri verirken, hiç mi uzmanlarına danışmadı.,
Tekrar ediyorum.,
Çukurdaki saha dranajsız yapıldıysa verilen onaya, harcanan emeğe ve kasadan çıkan paralara yazık, günah.