Kaçımız, kişisel bilgilerimizin elden ele dolaştığını biliyor. Kaçımız bunun engellenmesi için Anayasa?da doğrudan bir hüküm bulunmadığını biliyor?
 12 Eylül referandumunda ?evet? demek, bu anlamda da büyük önem taşıyor. Bakın değişim fırsatını önümüze getiren Ak Parti, bu konuda ne diyor: ?Bilindiği gibi çağımızda tüm bilgilerin elektronik ortamda tutulması sonucu, kişisel bilgilerin istismar edilmesi ve istenmeyen biçimde elde edilmesi yahut kullanılması çok kolay hale gelmiştir.
 Bireylerin adı, yaşı, adresi, medeni durumu, telefon numarası, pasaport numarası, özgeçmiş bilgileri, resimleri, sesi, parmak izi gibi bilgiler kişisel bilgilerdir.
 Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, vergi ve kamu düzeninin bir çok alanında kişisel bilgiler elektronik ortamda sağlanmaktadır. Mevcut Anayasa?da kişisel bilgilerin korunmasını güvence altına alan doğrudan bir hüküm ne yazıkki yoktur.
 Özel hayata, aile hayatına, konuta ve haberleşmeye saygı hakkını düzenleyen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi?nin 8.maddesi, kişisel bilgilerin korunmasını garanti altına alır. Bu düzenleme yapılırken, söz konusu sözleşmenin 8.maddesine uygunluk göz önünde bulundurulmuştur.
 Bu düzenleme ve buna uygun olarak çıkarılacak kanunlarla vatandaşlar şu avantajları elde edeceklerdir; Kişisel veriler, ancak ilgili kişinin açık rızası ile işlenebilecektir. Kişinin itirazda bulunması halinde, kanunlarda öngörülen yükümlüleklerin yerine getirilmesi dışında, veri işlenemeyecektir. Özel nitelikteki kişisel veriler için işlem yasağı getirilebilicektir. İnsanlar, çeşitli yerlerde kendileri ile ilgili bilgilerin kaydedilip kaydedilmediğini öğrenmek, bilginin muhtevasında eksik, fazla veya gerçeğe aykırılık bulunması halinde bunların düzeltilmesini, hukuka aykırı ise silinmesini sağlamak hakkına sahip olacaktır.
 Özetle, fişleme tarihe karışacaktır.
 Daha önce üzerinde durup, yazıma konu ettiğim bir önemli meselede bu değişiklik ile yurdışına çıkış yasağının mahkeme kararlarına bağlanacak olmasıdır. Yapılan düzenlemenin amacı, Ak Parti tarafından şöyle açıklanmaktadır: ?Anayasa?nın mevcut 23.maddesine göre vatandaşın yurtdışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlandırılabilmektedir.
 Mevcut düzenlemede, örneğin bir işadamının cüz?i miktarda vergi borcunun olması durumunda, idari bir kararla yurtdışına çıkmasına yasak getirilebilmektedir.
 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 27 Mayıs 2006 tarihli Riener Kararı ile vergi borcundan dolayı yurtdışına çıkışın yasaklanmasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi?ne aykırı bulmuştur.
 Yıllardan beri vatandaşlarımızın ve STK?ların talebi bu durumun düzeltilmesi yönündedir.
 Yeni düzenleme ile seyahat özgürlüğünün kapsamı genişletiliyor. Yurt dışına çıkış hakkı, ceza kovuşturması veya soruşturmasına muhatap olan kişilerle ilgili olarak ancak hakim kararı ile sınırlandırılabilecektir.