İçinde çürük meyveler bulunan bir sepete taze meyve koyarsanız ne olur?
O da çürür, heba olur..
Peki..
Temeli olmayan ya da temeli yanlış yapılmış bir binaya ne olur?
En küçük sarsıntıda bir enkaz yığını olur..
Üstelik bir sürü de can yakar..
İşte..
Halk Otobüsleri ile dolmuşçu esnafının birleşmesi aynen bunlara benziyor..
Böyle bir birleşmenin sonucu ne olur?
Tıpkı Halkkart olayı gibi; önce bu işten ekmek yiyen ulaşım esnafını, sonra da Antalya halkını sıkıntıya sokar..

Geçtiğimiz hafta AESOB Başkanı Abdullah Sevimçok’un makamında bir araya gelen Halk Otobüsleri Kooperatifi ile Minibüsçüler Odası’nın yönetimi “BİRLEŞME” kararı aldıklarını açıkladılar..
Yeni bir “Oda” kuracaklarmış..
Adını değiştireceklermiş..
Bu Oda’nın çatısı altında toplanacaklarmış..
Böylece, Antalya’nın gündemden düşmeyen “ulaşım sorunu”nu çözme yolunda büyük bir adım atılmış olacakmış..
Mış mış da mış mış..
Dede Korkut masalları gibi..
...
Halk Otobüsleri ile Minibüsçüler Odası yöneticileri gerçekten de bir “masal” peşinde koşuyor..
Seçimlerde peşinden ayrılmadıkları Mustafa Akaydın’dan, şamar üstüne şamar yiyince kafaları bulandı herhalde..
Öncelikle şunu söyleyeyim; birleşemezler..
Fiili olarak birleşseler bile bu “yasal” olmaz..
Yasal olmayınca da, adama kent içi ulaşım hizmeti yaptırmazlar..

Niye yasal değil, anlatalım..
BİR..
Mahkeme, şu an Antalya sokaklarında yolcu taşıyan “midibüs”leri iptal etmedi mi?
Etti..
Yani, “yasal” olarak, böyle bir taşıma aracı yok..
Peki, olmayan araçlarla bir birleşme “hayali” yani “masal” değil de nedir?
Önce bu midibüslerin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre “yasal” bir hale gelmesi gerekiyor..
İKİ…
Öte yandan..
Kent içi yolcu taşımacılığı yapacak otobüsler için belediye “ihale” açmak zorunda..
Yani..
“Ben midibüsü otobüs yaptım” demek yetmiyor..
Belediye ihale açacak, kent içi toplu taşıma yapacak araç sahipleri veya Oda ihaleye girecek, kazanacak, kazandığı onaylanacak ve çalışma izni alacak..
“Yasal olmayan” araçlarla böyle bir ihaleye girmek mümkün mü?
Tabii ki değil..

Bu noktada kısa bir bilgi daha vereyim..
Akaydın veya ulaşım esnafı yöneticileri belki Kocaeli’yi örnek verip, “orada otobüslerle dolmuşçular birleşti” diyebilirler..
Evet, Kocaeli’de böyle bir birleşme oldu..
Ama..
Öncelikle “yasal olmayan” araçları yoktu..
Ayrıca; 3-4 dolmuş birleşip 1 otobüs olarak kabul edildi..
Böylece hem trafikteki araç sayısı azaltıldı, hem de her şey “yasal zeminde” oluşturuldu..
Yani; Kocaeli birleşmesi Antalya için planlanan birleşme ile en ufak bir benzerlik göstermiyor..

Özetle..
Halk Otobüsleri ile dolmuşçular, Büyükşehir Başkanı’nın “ya birleşirsiniz, ya da sizi çalıştırmam” türü tehditlerinden kurtulmak için bir “birleşme” gerçekleştirmek istiyor..
Bence doğrusu da budur..
Ama..
Öncelikle “yasal zemin” oluşturulmalıdır..
Temeli sağlam olmalıdır..
Yoksa..
Hem ulaşım esnafı hem de Antalya büyük sıkıntı yaşar..
Benden söylemesi..