Mobbing çoğu zaman yalnızca iş yaşamıyla ilişkilendirilse de psikolojik şiddetin bu biçimi günlük hayatın her alanında karşımıza çıkıyor. Eğitim ortamlarından sosyal ilişkilere, kamusal alanlardan dijital platformlara kadar uzanan bu baskı yöntemi, bireyin psikolojik bütünlüğünü ve sosyal varlığını doğrudan hedef alıyor. Psikolojik baskı olarak tanımlanan mobbing; bir kişiyi yıldırmak, pasifleştirmek ya da dışlamak amacıyla kasıtlı ve sistematik şekilde uygulanan davranışlar bütünü olarak değerlendiriliyor. Bu davranışlar süreklilik kazandığında, bulunduğu ortamdan bağımsız olarak mobbing niteliği taşıyor.

Mutfaktaki sessiz katil
Mutfaktaki sessiz katil
İçeriği Görüntüle

‘Psikolojik baskı’

En sık rastlanan uygulamaların başında yalnızlaştırma yer alıyor. Kişinin sosyal ilişkilerden koparılması, bilinçli şekilde dışlanması, görmezden gelinmesi ve iletişimin kesilmesi bu kapsamda değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra bilgiye erişimin engellenmesi, yönlendirmelerin eksik ya da çelişkili verilmesi ve sürekli engel çıkarılması da psikolojik baskının önemli göstergeleri arasında bulunuyor.Yok sayılma, bireyin varlığının ve düşüncelerinin bilinçli biçimde dikkate alınmaması; alay edilme, küçümsenme ve aşağılanma ise doğrudan kişinin onurunu hedef alan psikolojik şiddet türleri olarak öne çıkıyor. Dedikodu yapılması, kişinin itibarsızlaştırılması ve sürekli eleştiriye maruz bırakılması da bu sürecin sosyal boyutunu oluşturuyor. Daha ağır vakalarda ise cinsel taciz, rahatsız edici imalar, beden ya da cinsiyet üzerinden yapılan söylemler ve bilinçli olarak yerine getirilmesi mümkün olmayan taleplerin dayatılması, ciddi hak ihlalleri arasında yer alıyor.

Mobingle mücadele

Hukuki açıdan mobbingin ispatı zor olsa da mümkün kabul ediliyor. Tanık beyanları, yazılı mesajlar, e-postalar, sosyal medya paylaşımları, ses kayıtları, kamera görüntüleri ve alınan psikolojik destek raporları delil olarak değerlendirilebiliyor. Bu tür belgelerle birlikte mağdurlar, yasal yollara başvurarak hak arama sürecini başlatabiliyor. Psikolojik şiddet karşısında sessiz kalınmaması gerektiğine dikkat çekilirken, mobbingin hiçbir koşulda normalleştirilemeyeceği vurgulanıyor. Bu tür davranışların bireyin özgüvenini, ruh sağlığını ve toplumsal yaşamını derinden etkilediği belirtiliyor. Farkındalık oluşturmanın, yaşananların kayıt altına alınmasının ve hukuki hakların bilinmesinin, mobingle mücadelede belirleyici rol oynadığı ifade ediliyor.

Muhabir: Esra ALTUNKES