Ve büyük gün geldi çattı.
Yarın Türkiye, Anayasa değişikliği için referanduma gidecek.
Ya mevcut sistemin devamı için ‘hayır’, ya da değişiklik için ‘evet’ diyecek.
İster ‘evet’ desin ister ‘hayır’ desin iki kesim de bu ülkenin vatandaşı. Bu ülkenin geleceği için oy kullanacak. Dolayısıyla 17 Nisan günü vatandaş ne derse o olacak. Önemli olan seçimden sonrasıdır. ‘Evet’ diyenler de ‘hayır’ diyenler de birlikte yaşayacak. Birlikte aynı coğrafyayı paylaşacak. Birlikte aynı oksijeni teneffüs edecek. Önümüzde böyle bir tablo varken birbirimize düşman olmanın bir anlamı yok.
Referandum sürecinde siyasilerin söylemleri toplumu çok gerdi. Karşılıklı sataşmalar oldu, kimi yerlerde kavgaya varan hoş olmayan olaylar yaşandı. Seçimden sonra tüm bunların rafa kaldırılması gerekir. Ülkenin, çocuklarımızın geleceği için bu şart. Bu nedenle her kesimin oturup bir daha gelecek hesapları yapması lazım. Kavgada ısrar etmek geleceğimize pranga vurmak demektir. Bu nedenle herkesi sağduyuya davet etmek istiyorum. Aksi takdirde karanlık günler bizi bekliyor olacak. Bunu da hiçbirimiz tasvip etmeyiz.