Antalyalı Ressam Sevil Duru’nun sanatın insan ruhuna dokunan en saf halini izleyiciyle buluşturmayı amaçlayan ‘Kavuşum’ serisi, sanatseverlerle İstanbul’da bir araya geldi. Eserlerinde renklerin gücünü, katmanların derinliğini ve boşlukların dilini kullanan sanatçı, bu sergiyi yalnızca bir görsel şölen değil, aynı zamanda derin bir içsel yolculuk olarak tanımlıyor. İnsanın kendi içine yaptığı sessiz yürüyüşe eşlik eden eserler, izleyicileri unuttukları duygularla yeniden bağ kurmaya davet ediyor.


‘İnsanın özüyle yeniden buluşması’
Serginin kendisi için bir deneyimden çok daha öte olduğunu belirten sanatçı Sevil Duru, ‘Kavuşum’ adının taşıdığı derin anlamı şu sözlerle aktardı: “Bu sergi, hayatın hızlı akışı içinde çoğu zaman ihmal ettiğimiz o derin iç sesi yeniden duyabilmek için küçük bir durak niteliğinde. ‘Kavuşum’, yalnızca bir araya gelmeyi değil; insanın kendi özüyle, duygularıyla ve hatırlamayı unuttuğu taraflarıyla yeniden buluşmasını anlatıyor. Her eser, insanın kendi içine doğru yaptığı sessiz yürüyüşe eşlik eden bir iz gibi var oldu. Renklerin, katmanların ve boşlukların arasında; unuttuğumuz duygulara, bastırılmış hislere ve en çok da kendimizle kurduğumuz bağa nazikçe dokunmayı amaçladım.”

‘Ruha temas ettiğinde gerçekleşir’
Eserlerin ziyaretçilerde uyandıracağı hislerin kendisi için en büyük ödül olduğunu vurgulayan Sevil Duru, sanatın iyileştirici ve birleştirici gücüne dikkat çekti. ‘Kavuşum’ serisinin insanlarla buluşmasının kendisinde tarif edilemez bir mutluluk yarattığını ifade eden Duru, "Eserlerimin farklı kalplerde yankı bulması, insanların kendi hikayelerinden bir parçayı bu sergide hissedebilmesi benim için çok kıymetli. Çünkü sanatın en gerçek halinin, insan ruhuna incelikle temas ettiği anda ortaya çıktığına inanıyorum" diye konuştu.






