CHP’li siyasetçiler de, CHP’li gazeteciler(!) de bu “sansürcü zihniyet”lerini hiç elden bırakmıyor..
Söylemleri başka..
İcraatları bambaşka..
…
Aynı gün yapılan iki ayrı toplantıdan, iki farklı tablo..
CHP İl Başkanı Özer Ülken gazetecilerle toplantı yaptı..
Dedi ki:
“Siyasetçilerle gazeteciler aynı kulvarda topluma hizmet ediyor..
Her iki kesim de toplumu doğru bilgilendirmekle sorumludur..”
Diğer toplantı Kırcami içindi..
Milletvekilleri, belediye başkanları ve STK temsilcilerinden oluşan “Ortak Akıl Platformu” Kırcami’nin plansız kalmaması için ortak bir çözüm aradı..
Yani..
Konu, Antalya kamuoyunu yakından ilgilendiriyor..
Ancak..
CHP’li Büyükşehir Başkanı Mustafa Akaydın ile CHP’li Muratpaşa Başkanı Süleyman Evcilmen, toplantıya gazetecilerin alınmasını istemedi..
Gazetecilerin haber almalarını engelleyerek, bir çeşit “sansür” uyguladı..
Buna, eski bir gazeteci olan Ak Parti Milletvekili Menderes Türel karşı çıktı..
“Kapalı kapılar ardında Kırcami konuşulamaz” dedi..
Ama.
Akaydın ve Evcilmen, “basın girerse toplantıyı terk ederiz” deyince, toplantı “gazetecisiz” yapılmak zorunda kaldı..
…
Özetle..
Bir CHP’li “gazeteci-siyasetçi aynı kulvarda” diyerek, birlikte olmanın önemini vurguluyor..
Bir başka CHP’li “aman gazeteciler bizden uzak olsun” diyor..
Ve..
“Kapalı kapılar ardında” kalmanın zevkini çıkartıyor..
CHP’li uyanıklar(!) bunu “mozaik-çok seslilik” gibi yorumlayarak halkı kandırmaya devam ededursun..
Demokrat, halkçı, şeffaf düşünceye ne oldu acaba?
Demek ki bunların hepsi “eşittir sünsür”müş..
Bunu bir kaz daha anlamış olduk..
…
Öte yandan..
Siyasetçilerin “sansürcü” olmalarını (bir yere kadar) anlayabilirim..
Ama..
Kendilerine “gazeteci” diyen ve CHP’nin her yanlışına bir kılıf bulmaya çalışan köşe yazarlarını anlamam..
Dün sabah bir radyoda işte böyle “iki” arkadaşımız, bu konuyu ele aldı..
Belli ki “danışıklı” bir diyalog ayarlamışlar..
Biri diğerine, “sence Akaydın ve Evcilmen niye toplantının basına kapalı olmasını istedi” diye sordu..
Diğerinin verdiği cevap:
“Kırcami konusu önemli..
Birbiriyle anlaşamayan iki başkan, kendi aralarında geçecek bir tartışmanın Kırcami konusunun önüne geçmesini istememiş olabilir..”
Yani..
Basına uygulanan “engelleme”yi, engelleyenleri haklı çıkaracak bir noktaya taşıdı..
Kim taşıdı?
“Gazeteci” kimliği taşıyan biri..
Yahu sana ne kimin neyi nasıl yazacağından?
Gazeteci girer toplantıya..
Neyi önemli görürse onu ön plana çıkartır..
Doğrusu da budur..
Demokrasinin ve özgür basın olmanın gereği de budur..
…
Adına ister “engelleme” ister “sansür” deyin..
Sebebi ne olursa olsun..
Bunu hiçbir gazeteci kabullenemez, mazeret olarak kabul edemez..
Ama..
Bu arkadaşlarım –maalesef- bunu yaptılar..
Ayıplamak-kınamak yerine, Akaydın-Evcilmen adına mazeret ürettiler..
Böylece..
Demokrasi-özgür basın gibi “süslü” lafları ağızlarından düşürmeyen bu arkadaşlarım..
“Doğru”ları dile getirmek yerine..
CHP’li birer gazeteci olarak görevlerini(!) gayet iyi bir şekilde yaptılar..
Kutlarım..
Antalya
İlçeler
Güncel
Asayiş
Spor
Özel
Trend Haberler
Antalya’ya yeni otel geliyor!
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
Swandor Hotels & Resort Kemer’de sezonun anahtarı: Misafir memnuniyeti ve kaliteli hizmet
YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?
Köprülü Kanyon’da nefes kesen kurtarma
Antalya Havalimanı'nda bagaj krizi