Haydar Dümen’i bilmeyen, görmeyen, kısacası tanımayan olabilir ancak, herkes mutlaka bir yerlerden ismini işitmiştir.
Posta gazetesine cinsellikle ilgili günlük yazılar yazar, kendisine iletilen okur sorunlarını akademik bilgi, beceri ve üstün tecrübesine dayanarak, yine kendi üslubuyla cevaplar verir.
Her ne kadar kendisinin sıkı okurlarından olmasam da, geçtiğimiz günlerde okuruna verdiği cevap gözüme ilişmiş, Fondip Mustafa’nın (Eğriboyun) başına gelenler ile Haydar Dümen’in okuruna verdiği cevap bir birine çok benziyordu.
Haydar Dümen okuruna, “Ön sevişmesiz bir ilişki yavan bir yemeğe benzer. Bir ilişkiden tat almak veya o ilişkiye tat vermek, yani sonuç almak istiyorsan ön sevişme kaçınılmaz” önerilerinde bulunuyordu.
“İyi de bunun Fondip Mustafa’nın durumuyla ne alakası var” denecektir.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın yolu, geçtiğimiz günlerde Muratpaşa Kaymakamlığı’na boşalttırdığı Deniz Restoran’a düşer. Aynı ortamda eski başkan Hasan Subaşı da vardır. Konu, konuyu açar, Akaydın Fondip Mustafa’ya, “Buradan denize bir asansör yapılsa hiç de fena olmaz. Sen bunu bir düşün” der.
68 yaşındaki, Antalya’nın ilk meyhanecilerinden olmasından dolayı, Antalya kent kültürü içerisinde yer edinmiş, yılların babacan esnafı bu öneri karşısında beynindeki acabaları az da olsa ortadan kaldırır.
“Demek ki ben burada kalıcıyım. Yıkıldı, yıkılacak söylemleri tamamiyle abartı” diye düşünmekten kendisini alamaz.
Derken bir gün Büyükşehir Belediyesi’nden, yeni bir proje çalışmasının başlayacak olmasından dolayı, mekanı boşaltması ile ilgili bir yazı alır.
Fondip Mustafa telaşlanır. Yakın dostlarına konuyu iletir, eski Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Faik Cesur’a gelişmeyi açar. Gazeteci Erdoğan Kahya ile Ahmet Dökdök de aynı ortamdadır ve ikisi, “Biz Genel Sekreter Mehmet Aktekin ile bir görüşüp gelelim” teklifini sunarlar ve iki gazeteci Aktekin’in yanına gider. Hoş, sohbet, çay içimleri derken, konu Mehmet Aktekin’e açılır. Aktekin kendilerine, “Mustafa amca rahat olsun. Şimdilik orada her hangi bir proje çalışması falan yok” der.
Belli bir süre geçer, Büyükşehir Belediyesi Başkan danışmanlarından Murat isimli kişi, Fondip Mustafa ile görüşme yapar, gönlünü yapıp mı, bir pundunu bulup mu orasını bilemiyorum, her nasıl aldıysa noterden tahliye taahhütname imzalatır.
Sen misin imzalayan?
Gerekli girişimler yapılır, Muratpaşa Kaymakamlığına ilgi yazısı yazılır ve 22 yıllık Deniz Restoran işletmecisi, akıtılan göz yaşları, yapılan yalvarmalara hatta yakarmalara, araya konulan onca insanlara rağmen, Fondip Mustafa’ya bir günlük süre bile verilmeden, mekan boşaltılır.
Boşaltan görevliler dahi iki gözü iki çeşme işlerini yaparlar.
Bunlar masal yada hayal ürünü değil, yaşanmış gerçek.
Peki ama Haydar Dümen’in verdiği öneriyle, bu olayın ne alakası var?
Öncelikle tahliye işlemlerinden evvel, önce Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın, “Denize kadar bir asansör yapılsa hiç de fena olmaz” sözleri..
Büyükşehir Belediyesi’nin boşaltma ile ilgili gönderdiği ilgili yazı ile birlikte, Erdoğan Kahya ile Ahmet Dökdök’ün Genel Sekreter Mehmet Aktekin ile yaptığı görüşmede, “Mustafa amca rahat olsun. Orada her hangi bir çalışma henüz yapılmayacak” cevabı.
Acaba neyin ifadeleri?
Bana Fondip Mustafa’dan alınacak olan taahhütname öncesi yapılan önemli icraattan başka bir şey gelmedi.
Haydar Dümen’in verdiği örnek misali, tek kelimeyle ön sevişme.
Kimileri bunan adına, “Ön okşama” diye bilir.
Ne de olsa akademik zihniyet var ortada. Haydar Dümen de akademik, Mustafa Akaydın da akademik kişiliklere sahip olduklarına göre.,
Demek ki yoğurt yiyişler aynı oluyormuş.
Ama şu da bir gerçek ki o yoğurt yenirken takım elbisenin üzerine damlarsa, lekesi kalıcı oluyor.