Seçim gündeme geldi ya, partilerdeki siyaset simsarları yine hareketlenmeye başladı…

Bu siyaset simsarlarını daha önce de birçok kez yazmıştım. Bunların işi gücü, bulundukları ortamlarda kaos yaratmak ve bu kaostan nemalanmak…

Hemen her partide var bunlar. Şahsiyet olarak Rus parası kapik etmezler ama sorsan partiyi ayakta tutan onlardır. Partide yöneticilerin veya partili belediye başkanlarının etrafında pervane olurlar. İstediklerini alırlarsa ne ala, alamazlarsa yandı gülüm keten helva. O yönetici, o başkan artık ağzıyla kuş tutsa yaranamaz. Muhaliflerin kötülemesine filan gerek kalmaz. Bu simsarlar el altından her türlü melaneti yapar, en büyük muhalefet olurlar…

Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’a yönelik saldırıları görünce aklıma hep bu simsarlar geliyor. Çünkü dikkat ederseniz Uysal’a saldırılar hep parti içinden. Yani partili olduğu bilinen veya partili olduğunu söyleyenlerden geliyor…

İlginç değil mi?

Ben CHP’li değilim. Hiçbir partili değilim. Bir fikriyatım var elbette ama hiçbir siyasi oluşuma bugüne kadar üyeliğim yoktur. Hiçbir meseleye de siyasi zaviyeden bakmam. Nitekim Ümit Uysal’a da yaşadığım kentin belediye başkanı olarak bakar, icraatlarını da bu yönde değerlendiririm. Nitekim bu bakış açısıyla baktığımda da Ümit Uysal’ı Antalya’da en başarılı birkaç belediye başkanından biri olarak görürüm. Bir kere her şeyden önce dürüst ve son derece donanımlı bir insan. Göreve geldiğinden bu yana temel belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra özellikle sosyal belediyecilik anlamında örnek teşkil edecek birçok projeyi hayata geçiren bir belediye başkanı. Turunç Masa bu projelerden birisi. Çevreci Komşu Kart, Yaşlı Evleri, eğitim-bilgi ve sosyal yardımlaşma merkezleri, Gençlik Eğitim Merkezi, Yaşlılara Evde Hizmet, Engelsiz Taksi vs. gibi onlarca sosyal proje bugün Muratpaşa’yı Türkiye’nin örnek kentlerinden biri haline getirdi. Ama bakıyorsunuz, istediği rantı, nemayı elde edemeyen parti içindeki simsarlar Uysal’a saldırı üstüne saldırı yapıyor…

Sadece Uysal mı muzdarip bu işten, değil elbette…

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel de benzeri saldırılar altında. Çünkü onların da partilerinde, yakın çevrelerinde böyle siyaset simsarları ziyadesiyle mevcut. Çünkü onlar da bu kentte birbiri ardına güzel projeleri hayata geçiriyor. Tüm mesailerini toplum yararına bir şeyler yapabilmek için harcıyor…

Tütüncü neredeyse günaşırı bir projeye start veriyor. Dur durak yok. 24 saatin neredeyse 20’sini halkla beraber, halkın içinde geçiriyor. Aman diyenin imdadına koşuyor ama bakıyorsunuz kulislerde, rant şebekelerinin dedikodu gazetelerinde adı hep manşetlerde. Keza Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, geldiğinden beri arı gibi. İcraatlarını beğenirsiniz veya beğenmezsiniz. Eleştirir veya översiniz o sizin takdirinize kalmış ancak hiç kimse ‘boş’ durduğunu söyleyemez. Sadece kent merkezinde de değil, sorumluluk alanındaki ilçelerde de hemen her gün yeni bir yatırım, yeni bir projeye start veriyor. Aklı selim herkes yapılanları, gayreti görüyor, takdir ediyor. Bir tek simsarlar mutsuz…

Mutsuzlar çünkü, olan biten şeyler onların iradesi dışında gelişiyor. İstedikleri/arzu ettikleri rantı, menfaati sağlayamıyorlar.

Ve bunun için de veryansın ediyorlar…

Başarılı belediye başkanlarının şahsında bir şey bulamazlarsa bu kez birbirlerine düşürme taktiğini devreye sokuyorlar. Suni krizler, gerginlikler yaratarak arzu ettikleri kaos ortamını oluşturma peşindeler. Tüm bunları görünce insan ister istemez merak ediyor; Ne istediler ve başkanlar vermedi de bunlar böylesine azdı…

Oysa Antalya özellikle merkez ilçelerde belki de tarihinin en şanslı dönemini yaşıyor. Çevrenize bakın anlarsınız. Özellikle Büyükşehir, Kepez ve Muratpaşa’da ortaya konan projelerin, yatırımların ardı arkası kesilmiyor. Siyaset gözlüğünü çıkarırsanız bu üç kentteki müthiş dönüşümü ve başkanların samimi gayretlerini göreceksiniz…