Birilerine güvenmek istiyor insan çaresiz kaldığı anlarda.
Bazen de istemekten çok zorunda kalıyor. Çünkü yapabileceği başka bir şey yoktur.
Geçtiğimiz hafta Antalyaspor?dan gönderilmesi düşünülen 14 oyuncunun açıklanmasını garipsemiş, endişelerimi dile getirmiştim.
Katılanlar da oldu, gereksiz ve erken panik yaptığımı söyleyenler de. Hepsine saygı duyuyorum ama elbette ki bu satırlar benim fikirlerimi yansıtacak.
Endişelerimde ısrarcıyım. Antalyaspor gibi iki yıldır Mehmet Özdilek marifetiyle kapasitelerinin üzerine çıkan futbolcuları ve yine kapasitesi ölçüsünde başarı yakalamış bir takımı bozmak cesaret ister.
Kritik ettiklerimin yerine kendimi koymadan yazmak istemem.
Örneğin genç futbolcuları oynatmama konusunda Mehmet Özdilek?in yerine kendimi koyduğumda ona hak vermiştim.
Geçen sene Serge?nin haftalarca gol atamadığında bu futbolcuya forma vermekte ısrar etmesinde de hemfikirdim.
Ancak bu kez aynı cesareti gösterebilir miydim bilemiyorum.
Hatta bunu çılgınlık olarak da değerlendirdim.
Bu tavır aklıma iki şey getiriyor: Birincisi, gönderilenlerin yerlerine daha iyi oyuncular bulundu, hatta anlaşma sağlandı, ikincisi, Mehmet Özdilek zar attı, düşeş gelmesini bekliyor.
Ya kuracağı yeni kadroyla aynı havayı bulup benzer bir performansla ligi tamamlamayı hesaplıyor, ya da daha iyi oyuncular bulacağı inancıyla zirveye oynamanın planları içinde.
Peki ama 2 buçuk yıllık Antalyaspor macerasının son senesinde bu riski neden aldı Özdilek? Biraz da kendi kariyeriyle oynamıyor mu?
Bu sene başarısız olursa bir buçuk yıldır üst üste koyduğu tuğlaların bir depremle yerle bir olacağının farkında değil mi?
Antalyaspor için kendi kariyerini mi feda ediyor, kariyeri için Antalyaspor?u mu?
Bizler de taraftarlar gibi gelişmeleri merak içinde bekliyoruz.
Yönetimin gizlilik prensibi nedeniyle çoğu transferi bizler de taraftarlarla birlikte öğreniyoruz.
Saygıyla karşılıyoruz, bu durumu Antalyaspor?un menfaatleri için kabulleniyoruz.
Ancak endişelerimizi de ifade etmekten geri kalmıyoruz.
Mehmet Özdilek, ?Gazeteci gördüğünü, görmezse duyduğunu, duymazsa düşündüğünü yazar? der her zaman.
Biz de öyle yapıyoruz.
Düşünüyoruz, endişelerimizi dile getiriyoruz.
Ama güveniyoruz.
Yalnız; hata yapana bir kez daha güvenmeyeceğimizin de farkında olunmasını istiyoruz.
Sayın Akıncıoğlu ve Özdilek;
Antalyaspor?u sevenler, size güveniyorlar.
Ellerini iki yana açtılar ve kendilerini boşluğa bıraktılar.
Yere düşmeyeceklerine inanarak.
Tıpkı Mehmet Özdilek?in göreve geldiği, geçen yılın 9. haftasında olduğu gibi.