Yaklaşık 9 yıldır “ucube” bir şekilde bekletilen İl Özel İdare binasını tartışıyoruz..
“Yıkalım mı, onaralım mı?”
Valiliğin Yıldız Teknik Üniversitesi'ne hazırlattırdığı raporda, “güçlendirme” önerildiği için, günümüz meclis üyeleri “yıkalım” kararı almaktan çekiniyor..
Çünkü, “sonra yakamıza Sayıştay yapışır” korkusu içindeler..
Ancak..
Başından beri bu binanın yıkılması görüşünü savunan Mimarlar Odası Başkanı Osman Aydın, “yeni bir rapor”la bu sorunun aşılabileceğini söyledi..
Ve İl Genel Meclisi Başkanı Cavit Arı, “artık Vali’nin de yıkımdan yana” olduğunu ifade etti..
Böylece, “yıkım” için ışık yakılmasıyla, “ucube bina”nın ortadan kaldırılması yeniden gündeme geldi..

Yalnız, burada bir konuya dikkat çekmek istiyorum..
Bakıyorum da, taaa başından beri ilgili ve yetkili kişiler işin “maliyeti”nden başka bir şeyi konuşmuyor..
“17 katlı binanın 7 katı yıkılırsa şuna mal olur..”
“Tamamı yıkılır yapılırsa buna mal olur..”
İçlerinden bir tanesi de çıkıp, “yahu arkadaşlar, bu binanın idam fermanını halk verdi zaten.. Bize infazı gerçekleştirmekten başka yapacak bir şey kalmıyor.. Gelin bunu yapalım” demiyor..
Bugüne kadar biri “yasal boyutunu ele alım”dan dem vurdu, öteki “hukuksal ve parasal sorunlar”dan..
Son zamanlarda da, “Sayıştay hesap sorarsa ne yaparız” korkusu sardı hepsini..

Beyler..
Antalya’nın etkili ve yetkili insanları..
Çok sayın amirler..
Bunları konuşurken, “insan” denen mahluk hiç aklınıza gelmiyor mu?
Diyelim ki, “yasal ve parasal” sorunları çözdünüz ve binanın 7 katını onardınız..
O binada çalışan, iş yapan ya da oturan insanlar “gönül rahatlığı” içinde olabilir mi?
Yine diyelim ki, “yasal ve parasal” sorunları çözdünüz ve binayı tamamen yıktınız..
Yerine yapılacak yeni bir bina, “falezler çökmeye devam ediyor” gerçeğini bile bile insanlara “gönül rahatlığı” sağlar mı?

Sizler, insanlara “gönül rahatlığı” vermekle yükümlüsünüz..
Yapacağınız her türlü hizmette insanların kafasındaki şüpheleri yok etmekle görevlisiniz..

Falez bandını inceleyen “yerli ve yabancı uzman”lar, bu band üzerinde asla bir yapılaşma olmaması gerektiğini defalarca söylemişler, rapor hazırlamışlar..
Bu raporlar sizlerde mevcut..
Eski belediye başkanları da bunu açık ve net söylüyor..
Ama, buna rağmen “rant” uğruna, insan hayatı hiçe sayılarak bu banda “yapılaşma” izni verilmiş..
İl Özel İdare Binası da buna dahil..
Bu tabii ki “yanlış”..
Ama, bu raporları doğrulayan binadaki çatlamalara rağmen siz hala “onaralım” veya “yıkıp yeniden yapalım”ı tartışmak gibi bir “yanlış”ı sürdürüyorsunuz..

Bina zaten “kaçak”..
Yani “yasal” değil..
Üstelik, önceki Büyükşehir Belediyesi bir Cumhuriyet Meydanı Projesi hazırlayıp gerçekleştirdi ve Valilik binası dahil bir çok yeri yıkarak Antalya’nın belki de geleceğini kurtaracak bir çalışma yaptı..
Gelin, bu alanı da bu projeye entegre edin..
Önce Mimarlar Odası’nın başından beri “yıkalıması gerekir” görüşünü gerçekleştirin..
Ama, yeniden yapılmasına da izin vermeyin..
Mümkünse karşı tarafındaki binaların da yıkılmasını sağlayarak denizin önünün tamamen açılmasına imkan verin..
Beton yığını haline gelmiş Antalya’da, birkaç beton blok eksiltirseniz, bu kente en büyük iyiliği yapmış olursunuz..
Kadın Yarı’yla birlikte yapılacak bir çevre düzenlemesinin yaratacağı ferahlığı, şöyle bir gözünüzün önüne getirmenizi istiyorum..
Şık olmaz mı?

Buradan bir kez daha İGM üyelerine sesleniyorum:
“Kamu vicdanı” dediğimiz jüri, İl Özel İdare binası için “idam” kararını çoktan verdi..
Onarılsa da, yıkılıp yeniden de yapılsa, o bina hep “korku” verecek..
Bunun için sizlerden, “yıkılsın” kararını vermenizi istiyorum..
Ama, kararın altına da lütfen, “yerine yeniden bina yapılmasın.. Burası, içinde bir kültür merkezi de olan yeşil alan olarak düzenlensin” şeklinde bir şerh koyun..
Sonrasını da bu kentin etkili ve yetkili insanlarının vicdanına bırakın..
Hiç olmazsa, yarın çatlayan falezlerin yaratabileceği bir felaketin sorumlusu olmaktan kurtulmuş olursunuz..
Unutmayın, para “her şey” değildir..

Haydi, şu “infaz”ı gerçekleştirin artık..