Hiç tanımadığım bir insanı hastalığından dolayı acı çekerken görsem, ya tereddüt dahi etmeden ambulans çağırır, ya da onu arabama alır, en yakın hastanenin acil servisine götürür, tedavisi yapılıp, acısı dininceye kadar yanından ayrılmam.
Dilenciye para vermem ama şarapçının şarap parası isteğine katkı koyar.,
“Açım” diyenin karnını doyurma yoluna giderim.
Ve oldum olası da, hastaneye gideceğimin yada gittiğimin haberini kimseye duyurmamaya çalışır, işimi sessiz sedasız görmeyi tercih ederim.
Yazının girişinden bu satırlara kadar “ben, ben, ben” dedim durdum ya.,
Cinsim ben cins!..
Yaş, insan ömrünün yarısının bir fazlası. Dolayısıyla vücudun bir takım yerleri teklemeye başladı.
Hani dedim ya, “Mümkün olduğunca hastalanma olayımı dışa vurup, kimselere duyurmam” diye.,
En ciddi vücut operasyonumu 1.5 yıl önce geçirdim ve her şeyi sessiz sedasız olmasını sağlayıp, kendimi hayli rahat hissetmiştim.
Ve geçen hafta.,
Küçük bir operasyon için, 20 yılı geçkin süredir en küçük sorunumuz olduğunda soluğu yanında aldığımız, şifa kaynağı ve dert ortağımız değerli dostum Uzman Doktor Tamer Kavasoğlu’na teslim ettim kendimi.
Kendimi bildim bileli Antalya’da benim olmazsa olmazlarımdan olarak kabul ettiğim Atatürk Devlet Hastanesi’nin-ki ben oraya hala “SSK Hastanesi” derim, ilk kez ameliyat hanesine girecektim.,
Ve girdim.
“Deşme. Deşersen sivilce çıban olur çıkar” der büyüklerimiz.
Küçük bir operasyon için girdik, cımbızla deşileceğini umduğumuz yere devasal kepçenin dalışları meğer nafile kalmış doktorumun ameliyat sonrası anlatması ve işin pansuman kısmına geçmesiyle anlayabildim.
Ben hastanedeyken Hüsnü Şahin ağabeyim boş durmamış.,
Hani ben kimseye duyurmazdım ya hastaneye gittiğimi.,
Herkesin benim gibi düşünmesi mümkün mü.,
Hüsnü ağabeyim benim tam tersimi uygulamış ve hiç üşenmeden telefonuyla geçebildiği herkese mesaj geçip, durumumu açıklaması sonucu, eski SSK hastanesinin 9’ncu katındaki odamda resmen telefon ve mesaj bombardımanına uğradım.
İtiraf ediyorum.
Bir ara, “Pes artık” bile dediğim olmadı değil.
1.5 yıl önce Akciğer’den operasyon geçirmiştim hastanedeki 2 günlük konaklama bana 20 gün gibi geldi, 2 gün sonra da resmen kaçtım. Geçtiğimiz Salı günü girip,. Cuma günü çıktığım sivilce operasyonu sonrası 3 günde rica minnet hastaneden ayrılabildim.
Bu vesileyle.,
İnsan yaşam yolunun yarısını çoktan geçtiğimizden arızalanmalar konusunda doğal olarak biz de nasibimizi almaya başladık ya hani.,
Son operasyonum sırasında, kendisine olan sonsuz güvenimden dolayı mıdır yoksa olağanüstü insancıllığından mıdır bilemiyorum.,
Hakkında bildiğim en büyük özelliği, doktorluğunun mükemmelliği olan Tamer Kavasoğlu başta olmak üzere, eski SSK ameliyathane hemşire ve görevlilerine, Opr. Dr. Özgür Cengiz, Dr. Burhanettin Çalım, Genel Cerrah ve yattığım KBB servis hemşireleriyle görevlilerine çok teşekkür ederim.
Ayrıca AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Milletvekili Menderes Türel’in yanı sıra, gönderdiği çiçekle geçmiş olsun dileklerini iletip beni şaşırtan Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Akaydın ve Konyaaltı Belediye Meclis Üyesi Ayhan Zor’a da şükranlarımı sunuyorum.
Hele, hele beni telefon bombardımanına tutup, geçmiş olsun dileklerini iletip, hastalığımı paylaşan tanıdık, tanımadık tüm dostlara teşekkürlerimi bir borç biliyorum.
Kötüye bir şeycik olmuyor be dostlar!..