Soğuk mu desem sıcak mı, yağışlı mı desem kurak mı.
Bir gün içinde 4-5 kez değişen iklimiyle bizi şaşırtan Sivas’tayız. Bizimkiler moralli, Sivaslılar endişeli.
Sokakta Antalya’dan geldiğimizi anlayanlar ‘Geçen sene biz kıyak yaptık sıra sizde’ diyor.
Biz de ‘Size ancak rakiplerinizi yenerek kıyak yapabiliriz. Maç satmak bizim kitabımızda yazmaz’ diyoruz.
İşi son derece ciddiye alan yönetim biletleri 2-5-10 TL yapmış. 10 TL olan VIP tribünü. Ciddiyeti siz anlayın artık.
Hal böyle olunca kale arkaları boş. Sivas’ta yapılacak daha iyi ne olabilir ki diye düşünmeden edemiyoruz.
Üstü kapalı olan maraton tribünü ile kapalı tribün tıklım tıklım. Maç boyunca haklı haksız olduğuna bakmadan hakemin çaldığı her düdüğe isyan ediyorlar. Kenar yönetimleri dahil. Antalyaspor lehine hiç düdük çalınmasın istiyorlar.
Antalyaspor bu baskı altında biraz tutuk başlıyor. Sivas fırtına gibi. Meyvesini hemen aldılar. Sammy muhteşem bir kurtarış yaptı diye gülerken topu önce Rajnoch’un kafasında sonra filelerde görüyoruz.
Yapılan her orta Rajnoch’ta ama önlem alınmıyor. Eneramo ise bildiğiniz Serge Djiehoua. Eski Eneramo’dan eser yok. Adı oynuyor.
Bir geri pası orta yuvarlağa doğru gönderen Sammy, asiste asist yaptığının farkında mıydı acaba?
Isaac iyi yükseldi, Diarra’nın önüne bıraktı, Senegalli, ilk Antalyaspor atağında Borjan’ı avladı.
Bu gol Sivas’ta dizlerin titremesine neden oldu. Devre biterken skorda denge, oyunda bir tık Sivas’ın üstünlüğü vardı.
Dedik ya Sivassporlular müthiş bir baskı yaratıyor hakem üzerinde. 60. dakikada bence iki takım lehine de verilecek bir pozisyonda faulü ev sahibine verdi hakem. Erman Kılıç’ın bu golünden sonra Sivassporlular bir daha şanssızlıktan bahsetmez sanırım.
Takımda aksayan oyuncu sayısı bir hayli fazlaydı. Ancak bu kez oyuncu değişikliklerine Özdilek değil sakatlıklar karar verince eli kolu bağlanıyor insanın.
Şif’nun bu maçta tek atımlık barut hakkı vardı, onu da Ömer ile doldurdu. Çıkacak oyuncu İbrahim mi olmalıydı, o tartışılır.
Haftalardır takıma faydası olmayan Uğur İnceman ve İsmail Aissati ne zaman düzelecek diye beklerken, savunmanın solunda Ergün Teber bana göre takımın en dirençli, en istekli ve puan almaya çalışan en hırslı oyuncusuydu. Deniz Barış da savunmayı başarıyla yönetti.
Sonuçta puana daha çok ihtiyacı olan Sivasspor’du, daha çok isteyen de.
Sahadaki mücadelenin karşılığı bence adaletli bir sonuç ortaya çıkardı.
Sivas hak etti ve kazandı.
Hakemin özellikle ikinci yarıdaki yönetimi ise kelimenin tam anlamıyla berbattı.