Facebook’ta bir arkadaşımız bir tespitini paylaşıyor..
Diyor ki:
“Antalya tam bir dilenci yuvası olmuş..
Sırf 100. Yıl’da 6 dilenci gördüm..
Muassır medeniyetler seviyesine ulaştığımız bu dönemde normal olsa gerek..”
(Durumu alaya almış, dalgasını geçiyor)
…
Biri hemen ona cevap veriyor:
“Esnaf yaka silkeler hale geldi, hadi neyse..
Şimdi de sokakta yürünmüyor..”
…
Hemen ardından biri daha giriyor konuya:
“Ben bugün bunların şirket olduklarına artık iyice emin oldum..
Hem de holding kurmuşlar..
Bütün sokaklar onların olmuş..”
*****
Böyle bir konuşmanın sonu nereye varıyor, biliyor musunuz?
Buyurun:
“Yere batsın bu düzen..
Müslümanmış, hade lan ordan..
Sen terörist Suriyelileri getirip beslicene, kendi aç karnını doyur..
Şimdi çok bilmişin biri çıkar, ‘Amerika’da da dilenci var’ der..
Evet var, çünkü onların sistemi güçlünün zayıfı ezdiği kapitalizm..
Adamlar dilenirken bile artık sanat icra ediyorlar..
Diğerlerine bakan yok, umurlarında değil..”
*****
Gördüğünüz gibi..
Dilenciden yola çıktık, konuyu önce Müslümanlığa, sonra vahşi kapitalizme getirdik..
Ama..
Daha önemlisi, kendi ülkemizi aşağılamaya kadar vardırdık işi..
“Kendi ülkemizi aşağılamak..”
Neredeyse 76 milyon vatandaşın hemen hepsi “aynı şeyi” yapıyor..
Gelişmiş ülkelerde yaşanan “en aşağılık olaylar” bile normaldir, ama kendi ülkemizde görülen bir “dilenci” nedeniyle Türkiye “hade lan ordan”dır..
Bu ülkenin insanlarının bu kadar “kompleksli” olması beni çok üzüyor..
…
Konu dilenciyle de sınırlı değil..
Herhangi bir yer kazılıyor, belli ki sıkıntı yaratacak..
Uzatılan mikrofonlara hemen “Türkiye böyle işte, yöneticileri şöyle işte” gibi vuruyor da vuruyoruz..
Oysa..
Bir yer kazılıyorsa, oraya “hizmet” geliyor demektir..
Bu gelecek hizmet ise o şikayet edenlerin rahatlığı, daha iyi yaşaması için yapılıyor..
Bunu böyle düşüneceğine, çekeceği birkaç günlük sıkıntıya katlanamıyor..
Ama, hizmet gelmediği zaman da, “nerede bu devlet” diye feryat ediyor..
Yani..
Her iki durumda da ülkesine vuruyor da vuruyor..
…
Madem “dilenci”den çıktık yola, devam edelim..
…
Muassır medeniyetlerin olduğu yerlerde de bir cadde üzerinde 7 dilenci bulabilirsiniz..
Dilencinin sayısı, o ülkenin “muasır”lık ölçüsü ise..
ABD’nin, dünyanın en geri kalmış ülkesi olması gerekir..
Çünkü..
Nüfus oranına vurduğunuzda, dilencilerin sayısı bizdekinin 10 katını geçer..
…
Böyle dedim ya..
“Kompleksli”lerden savunma hemen hazır:
“Evet Ali bey haklısınız, ama bu ülkelerin yapısı ile memleketimizin yapısı arasında bir fark yok mu?
Sosyal veya hukuksal bir önlem alamadığız vakit Türkiye nin 3. dünya ülkelerinden bir farkı kalmayacak..
Ülkem büyük, milletim büyük, ama yönetenler küçük..”
…
Böyle bir düşünceye ne diyebilirsiniz?
Hadi söyleyin..
Bu ülke ve millet büyük ise, yönetenler küçük olabilir mi?
Bu ülkeyi yönetenler de, bu milletin arasından çıkmıyor mu?
Bu nasıl bir mantıktır böyle?
Her ülke “hakettiği şekilde” yönetilir..
V atandaş şikayet etmeden önce kendine bir bakacak, “ben iyi miyim” diye..
…
Benim sevgili ve kompleksi milletim..
Dünyada hiçbir ülke bizim gibi olamaz..
Elbette diğerlerinden farklıyız, olmalıyız da..
Sosyal olarak da, hukuki olarak da, hatta kültür olarak da diğer ülkelerden çok daha öndeyiz..
“Bizdeki özgürlük ve hoşgörü” batıda hangi ülkede var, bir tane bile gösterebilir misiniz bana?
…
Bir arkadaşım (Türkiye’yi kötüleyecek ya) bu konunun içine “aile içi şiddeti” de soktu..
Onu da söyleyeyim..
Aile içi şiddet, ülkelerin değil insanların kişisel sorunudur..
Muassır olan veya olmayan bütün ülkelerde, şiddet oranları üç aşağı-beş yukarı birbirinin aynıdır..
…
Yapmayın..
Ülkenizi hiçbir konuda diğerlerinden küçük ya da aşağıda görmeyin..
Ülkenizi kötülemeyin..
Atın şu kompleksi üzerinizden..
Böyle bir ülkenin vatandaşı olduğunuz için de, her yerde övünün bence..
Antalya
Güncel
Spor
Asayiş
İlçeler
Özel
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 8 Ağustos
Çatıdaki tohumdan tropikal meyve müzesine
Kocagöz’den Dokuma Etap 2 için net mesaj: Antalya’nın ortak aklıyla yapacağız