Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) fiyat istikrarı amacı çerçevesinde uyguladığı en önemli politika araçlarından biri enflasyon hedeflemesi rejimi oldu. Bu rejimde hükümetle birlikte belirlenen yıl sonu enflasyon hedefleri, para politikasının temel referans noktası olarak ilan edildi. Ancak son on yıllık süreç incelendiğinde, hedeflerle gerçekleşen enflasyon arasındaki farkın giderek açıldığı ve özellikle 2017 sonrasında ciddi bir yapısal ayrışmaya dönüştüğü görülüyor.

Resmî veriler, bu uyumsuzluğun yalnızca dönemsel sapmalar olmadığını; aksine ekonomik yapının, beklenti yönetiminin ve para politikası aktarım mekanizmasının birlikte zayıfladığı uzun bir sürece işaret ettiğini ortaya koyuyor.

SON 10 YILIN ENFLASYON GERÇEKLİĞİ

TCMB’nin resmi hedefleri çoğunlukla %5 düzeyinde sabitlenmişken, gerçekleşen enflasyon özellikle son yıllarda bu hedefin çok üzerinde seyretti.

Son 10 yılın özet görünümü şöyledir:

  • 2016: hedef %5 – gerçekleşme %8,5
  • 2017: hedef %5 – gerçekleşme %11,9
  • 2018: hedef %5 – gerçekleşme %20,3
  • 2019: hedef %5 – gerçekleşme %11,8
  • 2020: hedef %5 – gerçekleşme %14,6
  • 2021: hedef %5 – gerçekleşme %36,1
  • 2022: hedef %5 – gerçekleşme %64,3
  • 2023: hedef %5 – gerçekleşme %64,8
  • 2024: hedef %5 – gerçekleşme %44,4
  • 2025: hedef %5 – gerçekleşme %30,9

(Tablo TCMB’nin resmi enflasyon hedefleme çerçevesi verilerinden derlenmiştir.)

Bu tablo, özellikle 2017 sonrası dönemde hedef–gerçekleşme makasının dramatik biçimde açıldığını gösteriyor. 2016’da yaklaşık 3,5 puan olan sapma, 2022–2023 döneminde 60 puanın üzerine çıkarak tarihsel bir kırılmaya işaret etti.

SAPMANIN DÖNÜM NOKTASI: 2017 SONRASI YAPISAL DEĞİŞİM

2017 yılı, enflasyon hedeflemesi rejimi açısından kritik bir kırılma noktası oldu. Bu yıldan itibaren enflasyon artık yalnızca para politikasıyla kontrol edilebilen bir değişken olmaktan çıktı; kur oynaklığı, maliyet şokları, beklenti bozulması ve fiyatlama davranışları belirleyici hale geldi.

Özellikle 2018’de yaşanan %20’yi aşan enflasyon, hedefin dört katına ulaşılması anlamına geliyordu. Bu durum, para politikasının güvenilirliğine dair tartışmaları da beraberinde getirdi.

2019’da geçici bir iyileşme görülse de (%11,8), bu düşüş kalıcı olmadı. 2020 sonrası dönemde pandemi etkisi, küresel arz zinciri kırılmaları ve kur geçişkenliği yeniden hızlandı.

2021–2023: ENFLASYON REJİMİNDE STRES TESTİ

En sert kırılma 2021 sonrası yaşandı. Enflasyon:

  • 2021’de %36,1
  • 2022’de %64,3
  • 2023’te %64,8 seviyesine ulaştı.

Bu üç yıl, TCMB hedefleme sisteminin en büyük stres testi oldu. %5 hedefi karşısında gerçekleşmelerin 12 ila 13 katına çıkması, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda beklenti yönetimi açısından da ciddi bir güven kaybı yarattı.

Bu dönemde enflasyon artık “hedef sapması” değil, “yeni denge seviyesi” olarak tartışılmaya başlandı.

2024–2025: KISMİ GERİLEME AMA YÜKSEK SEVİYEDE KALICILIK

2024 ve 2025 yıllarında enflasyon düşüş eğilimine girdi:

  • 2024: %44,4
  • 2025: %30,9

Ancak bu gerilemeye rağmen enflasyon hâlâ hedefin 6–9 katı seviyesinde kalmaya devam etti. Bu durum, dezenflasyon sürecinin başladığını ancak fiyat istikrarının henüz sağlanamadığını gösteriyor.

NEDEN HEDEF TUTMUYOR?

Son 10 yılın verileri, yalnızca sayısal bir başarısızlık değil, çok katmanlı bir ekonomik soruna işaret ediyor:

1. Kur geçişkenliği

Türk lirasındaki değer kaybı, ithal girdi maliyetlerini hızla fiyatlara yansıtıyor.

2. Beklenti bozulması

Hane halkı ve firmalar, %5 hedefini “referans” olarak değil, “teorik bir çıpa” olarak görmeye başladı.

3. Para politikası güven sorunu

Sıkı–gevşek politika geçişleri, öngörülebilirliği azalttı.

4. Yapısal enflasyon

Gıda, kira ve hizmet sektörlerinde fiyat katılığı kalıcı hale geldi.

HEDEF–GERÇEKLEŞME MAKASININ EKONOMİK SONUÇLARI

Hedeflerin sürekli aşılması üç temel sonuç doğurdu:

  • Risk primi yükseldi: Finansman maliyetleri arttı
  • TL’ye güven azaldı: Döviz talebi yapışkan hale geldi
  • Ücret–fiyat sarmalı oluştu: Enflasyon beklentisi fiyatlamaya yerleşti

Bu tablo, klasik enflasyon hedeflemesinin etkinliğini zayıflattı.

SONUÇ: HEDEF VAR, ANCAK ÇAPA ZAYIF

TCMB’nin son 10 yıllık performansı, enflasyon hedefinin nominal olarak korunmasına rağmen reel ekonomik davranışları yönlendirme gücünün ciddi biçimde zayıfladığını ortaya koyuyor.

2016’da %8,5 olan sapma, 2022–2023 döneminde %60’ları aşarak sistemin işleyişinde yapısal bir kopmaya işaret etti. 2024–2025 dönemindeki düşüş ise henüz bu kopmayı telafi edecek düzeyde değil.

Bugün gelinen noktada temel soru şudur:
Enflasyon hedefi bir politika çıpası mı, yoksa sadece bir referans değeri mi?

Son 10 yılın verileri, bu sorunun cevabının giderek ikinci seçeneğe yaklaştığını gösteriyor.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

[email protected]