Antalya Devlet Opera Balesi’nin yeni sezonu geçtiğimiz aylarda başladı. İtiraf etmek gerekirse böylesi güzel eserlerin sahneleneceğini ummazdım. Tek kelime ile muhteşem.
Neredeyse her akşam bir etkinlik var. Bu akşam ne yapacağım diye düşünen herkes soluğu Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde alabilir. Mutlaka kendisine göre bir temsil bulacaktır.
Antalya Devlet Opera Balesi’nin hazırladığı eserler son derece kapsamlı. Konserler, baleler, müzikaller, operalar, anma konserleri, çocuklara yönelik temsiller. Liste uzayıp gidiyor. Açıkçası bu kadar sanat Antalya’ya fazla bile geliyor.
Sadece Batı eserlerini esas alan bir repertuar yok, kendi kültürümüzden ilham alan eserler de var.
Geçen sezon sonu izlediğim Aşk-ı Memnu Operasından çok keyif aldım. West Side Story’nin topladığı ilgi ve aldığı beğeni zaten ortada. Mükemmel hazırlanmış. Yine Kasım ayında izlediğim Alman ve Avusturyalı Besteciler konseri de çok güzeldi. Salome Balesi ise insanları sıkmadan nasıl bale izletilir onun tipik bir örneği. Tek eksik konusu hakkında seyircinin yeterince bilgilendirilmemiş olması. Rol dağılımının yazılı olduğu kâğıdın arkasına bilgi notu yazılabilirdi.
Bu ay ise Figaro’nun Düğünü Operası, Mevlana-Çağrı ve Anna Karenina Baleleri izlenmeye değer. Bunun yanında her hafta bir de konser var.
Sinema salonlarına tıkılıp kalmaya gerek yok. Sinema çok pahalı diye yakınmaya da. Devlet Opera ve Balesi’nin etkinlikleri hem sinemadan daha kaliteli hem de daha ucuz.
Bu vesileyle Devlet Opera Balesi’ne emeği geçen herkese tüm Antalya halkı adına teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.