Musiki rüzgarı
Musiki rüzgarı
İçeriği Görüntüle

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan ve yapay zekâ alanında atılacak adımları belirlemek amacıyla çalışmalarını yürüten komisyonun 30 Mart 2026’da yayımladığı rapor, meslek örgütlerinden sert eleştiri aldı. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), 1 Nisan 2026 tarihinde yayımladığı değerlendirme metninde raporun hem içerik hem de yöntem açısından ciddi eksiklikler barındırdığını duyurdu. TMMOB açıklamasında, komisyon çalışmalarında milletvekillerinin talep etmesine rağmen meslek odalarının ve uzmanlık alanlarının sürece dahil edilmediği vurgulandı. Yapay zekâ gibi teknik ve çok boyutlu bir alanda, ilgili meslek kuruluşlarının görüşlerinin alınmamasının büyük bir eksiklik olduğu ifade edildi. Değerlendirmede, yayımlanan raporun Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki mevcut durumunu ortaya koyacak somut veriler içermediği belirtildi. Türkiye’nin yapay zekâ olgunluk düzeyi, mevcut insan kaynağı, altyapı durumu ve önceki strateji belgelerinin ne ölçüde hayata geçirildiğine dair herhangi bir analiz yapılmadığına dikkat çekildi. Bu durumun, geleceğe yönelik hedeflerin gerçekçi bir zemine oturtulmasını zorlaştırdığı ifade edildi. TMMOB, raporun yapay zekâyı ağırlıklı olarak ekonomik büyüme, rekabet gücü ve verimlilik ekseninde değerlendirdiğini belirterek, bu yaklaşımın yetersiz olduğunu vurguladı. Yapay zekânın; emek süreçleri, mesleki özerklik, veri mahremiyeti, toplumsal eşitsizlikler ve kamusal denetim gibi alanlarda yaratabileceği etkilerin göz ardı edildiği kaydedildi.

‘TMMOB denetimde yetkili olmalı’

Birlik, yapay zekâ sistemlerinin yalnızca yazılım değil, aynı zamanda fiziksel dünyayı ve insan yaşamını etkileyen mühendislik ürünleri olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi, denetlenmesi ve uygulanması süreçlerinde TMMOB ve bağlı odaların aktif rol alması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, TMMOB’nin hem düzenleyici hem de bağımsız denetleyici bir kurum olarak yasal çerçevede yer alması gerektiği ifade edildi. Raporda yer alan yapay zekâ yasasına ilişkin hazırlıkların içeriğine dair yeterli bilgi bulunmadığına dikkat çekilen değerlendirmede, hangi kurumların sorumlu olacağı, yetki dağılımının nasıl yapılacağı ve denetim mekanizmalarının nasıl işleyeceğinin net olmadığı belirtildi. Ayrıca Avrupa Birliği düzenlemeleriyle uyum ve uluslararası rekabet koşullarının da yeterince ele alınmadığı ifade edildi.

‘Veri güvenliği ve sahipliği eksik’

TMMOB, raporda veri sahipliği, veri paylaşımı ve kamu verilerinin kullanımı gibi kritik konuların açık şekilde ele alınmadığını belirtti. Yapay zekâ uygulamalarında kullanılan verilerin kamusal niteliği, özel sektör ve kamu arasındaki veri ilişkileri ile bu süreçlerde uygulanacak denetim mekanizmalarının belirsiz olduğu kaydedildi. Açıklamada, Türkiye’nin internet ve enerji altyapısının yapay zekâ hedefleri için yeterli olmadığına da dikkat çekildi. Fiber internet ağının olması gereken seviyenin çok altında olduğu, elektrik iletim ve dağıtım sistemlerinde yaşanan sorunların ise ciddi bir engel oluşturduğu ifade edildi. Veri merkezlerinin kurulmasına yönelik hedefler bulunmasına rağmen bu altyapının nasıl sağlanacağına dair somut bir planın yer almadığı vurgulandı.

‘Emek boyutu geri planda bırakıldı’

Yapay zekânın çalışma hayatına etkilerine ilişkin değerlendirmelerde de eksiklikler olduğu belirtilen açıklamada, raporun istihdam daralması, ücret baskısı ve güvencesiz çalışma gibi riskleri yeterince ele almadığı ifade edildi. Ayrıca veri üreticileri ve etiketleyiciler gibi yeni iş alanlarında çalışanların haklarına yönelik düzenlemelerin bulunmadığına dikkat çekildi. TMMOB, kamu hizmetlerinde yapay zekâ kullanımına ilişkin önerilere de değinerek, karar süreçlerinin tamamen algoritmalara bırakılmasının sakıncalı olacağını vurguladı. Yapay zekânın, insan kararının yerine geçen değil, onu destekleyen bir araç olarak kullanılması gerektiği belirtildi.

Tekelleşme ve dışa bağımlılık riski

Raporda küresel teknoloji şirketlerinin oluşturduğu tekelleşme riskine yeterince yer verilmediğini belirten TMMOB, Türkiye’nin hem donanım hem de yazılım alanında dışa bağımlı kalmasının ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti. Yerli üreticilerin korunmasına yönelik somut adımların raporda yer almaması eleştirildi. Açıklamada, özgür yazılım kullanımının teşvik edilmemesi ve yapay zekâ ile birlikte gelişen robot teknolojilerine raporda yer verilmemesi de önemli eksiklikler arasında gösterildi. TMMOB, yapay zekâ gibi stratejik bir alanda hazırlanacak politikaların daha katılımcı, şeffaf ve bilimsel temellere dayanması gerektiğini vurgulayarak, meslek örgütlerinin sürece dahil edilmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Açıklamada, kamu yararını önceleyen, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapay zekâ politikası oluşturulması çağrısında bulunuldu.

Muhabir: Esra ALTUNKES