Önceki akşam, Antalya Büyükşehir Belediyesi eski başkanı ve Ak Parti 3. sıra milletvekili adayı Menderes Türel ile birlikteydik.
Titanic Otel’in sahibi, Antalyaspor’un eski yöneticisi Mehmet Aygün tarafından, Antalya’nın spor camiası ile buluşturulan Türel, gecede hayli mutlu gözüküyordu.
Antalyaspor’un kuruluşundan bugüne formasını giyen, yöneticilik yapan, çeşitli birimlerinde görev alan bir çok kişinin yanı sıra, spor camiasının önde gelenleriyle yemekte buluşan Menderes Türel’in öz güveni açıkça yüzüne yansımış gibiydi.
Amigo Miloş’un (Recep Güler) sunuculuğunu yaptığı yemek, nefis bir fasıl taksimiyle başladı.
Sefa Yüzbaş göbeği biraz fazlalaştırmış ama, 2 alaturka parçayla geceye renk kattı.
Antalya’nın renkli siması Yekta Başeğmez, “O da benim öğrencimdi şimdi Ankara’ya gitmeye hazırlanıyor” diyerek sözlere başlayıp, salonda yüzlerce spor dostunun bir arada olmasından dolayı da, “Eski dostlar” şarkısını seslendirdi.
Herkes geceye sesiyle de katkı koyar da, Amigo Miloş (Recep Güler) durur mu?
O da patlattı bir şarkı.
Mehmet Aygün ne yaptı dersiniz?
Ak Parti Antalya 3. Sıra Milletvekili adayı Menderes Türel’in spor dostlarıyla buluştuğu yemeğe sanki Volkan Konak gelmiş gibiydi.
Mehmet Aygün’ün yakın dostu ve ikisi de Karadenizli olduğundan dolayı hemşerisi Volkan Konak’ın bir türküsünü seslendiren Mehmet Aygün, gerek sesiyle, gerekse hareketleriyle ünlü sanatçıyı asla aratmıyordu.
Dakikalarca ayakta alkışlandı.
Türel yaklaşık 20 dakikalık bir konuşma yaptı. Özellikle dikkat ettim de, konuşmalarında siyaset yapmadı.
Menderes Türel’in bu üslubuna biz alışkındık. Zira Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu’nun (ASKF) gecesinde de sade ama mesaj dolu konuşması dakikalarca ayakta alkışlanmıştı.
Titanic’de de aynısı oldu.
Bence Türel Ankara’ya hazır.
Antalya’yı en iyi şekilde temsil etmeye de.
Çeyrek asra varan dostluğumuzun yanında, adam gibi adam duruşuyla her zaman onunla gurur duyan bir kardeşi olarak, önceki akşam da aynı duyguları bir kez daha hissettim.
İdeolojisi, Antalya üzerindeki hakkı ve siyasetteki yeri karşısında 25 yıllık dostluğun nasıl sürdüğünü çok kişi merak etmiştir.
Çıkar üzerine kurulan birlikteliğin adı hiçbir zaman dostluk alamayacağından, bizim Menderes Türel ile hiçbir zaman menfaat ilişkilerimiz olmadığından.
O ki.,
Henüz 24 yaşında olmasına rağmen, Antalya’nın ilk yerel ofset gazetesinin patronu olma şerefine erişmiş ve yanında çalışanının düğününe gidip, saatlerce oturup, takısını takıp, mutluluklar dileyip, kendi çalışanlarının mutluluğu bozulmaması uğruna gece-gündüz dememiş bir insan.
Bu özelliğini kaç kişi bilir?
Ve bilen birisi onun basamakları birer birer tırmanarak, TBMM’sine gitmesini kıskanır mı yoksa onunla gurur mu duyar?
O benim için hep ikincisi. Ve onunla ömrüm yettiği sürece de gurur duyacağım.
Ahde vefa parayla satılmıyor da ondan.
Siyaset mi?
Ben AK Partili değilim.
24 yıl öncesi Menderes Türel vardı, 24 yıl sonra yani bugün hala da var.
Ve ben Menderes Türel’ciyim.
Neden mi?
Adamlığından.