Süreli Yayın Nedir?
Süreli yayın; belirli aralıklarla yayımlanan, içeriği çoğunlukla aynı konu etrafında şekillenen ve kamuoyunu bilgilendirmeyi amaçlayan gazeteler, dergiler, bültenler ve artık giderek artan şekilde internet haber siteleri gibi yayın organlarını kapsar. Günlük, haftalık, aylık veya daha uzun periyotlarla yayımlanabilir. Bu yayınlar haber, analiz, yorum, sektör bilgisi ya da kültürel içerikler barındırabilir.
Türkiye’de süreli yayınlar, sadece birer haber kaynağı değil; aynı zamanda demokratik toplumun bilgi edinme hakkının taşıyıcısı, yerel ve ulusal kamuoyunun aynasıdır. Ancak son yıllarda yaşanan dijitalleşme süreci, bu yayınların hem biçimini hem de işleyişini kökten değiştirmektedir. İşte bu değişimin detayları, Basın İlan Kurumu (BİK) ve TÜİK verileri ışığında 2024 yılı için net biçimde ortaya konulmuştur.
GAZETE SAYISI AZALDI, TİRAJ DÜŞTÜ: BASILI MEDYADA DÜŞÜŞ DEVAM EDİYOR
2024 yılı itibarıyla resmî ilan yayımlama hakkına sahip gazete sayısı 753'e düştü. Bu sayı, bir önceki yıla göre %11,9 oranında azalmış durumda. Bu durum, basılı yayınların giderek gözden düştüğünü, dijital medyanın ise yükselişe geçtiğini açık biçimde gösteriyor.
Yerel gazeteler hâlâ çoğunlukta: Toplamın %95,9’unu oluşturuyorlar. Ulusal (yaygın) gazeteler %3,1, bölgesel yayınlar ise yalnızca %1,1 oranında kaldı.
En dikkat çekici nokta ise yıllık toplam tirajdaki düşüş: 2023 yılına göre %27,5 oranında azalma yaşanarak 462 milyon 707 bin seviyesine geriledi. Bu tirajın da %80’i yaygın yani ulusal gazetelere ait. Yani hem sayıca hem de etki bakımından ulusal basının baskınlığı sürüyor, ancak eski gücünden çok uzakta.
DİJİTAL YAYINCILIK ÖNE ÇIKIYOR: İNTERNET HABER SİTELERİNDE YÜKSEK TRAFİK
Basın İlan Kurumu'nun geliştirdiği yerli ölçümleme aracı “BİK Analitik” sayesinde artık internet haber siteleri de düzenli olarak izleniyor ve resmi ilan kapsamına alınıyor. Bu da dijital yayıncılığın artık kurumsal ve yasal bir zemine oturtulduğunu gösteriyor.
2024 yılında resmî ilan yayımlayan internet haber sitesi sayısı 349’a ulaştı. Bu siteler toplamda 9,3 milyar tekil ziyaretçi ve 46,7 milyar sayfa görüntüleme elde etti. Bu rakamlar dijital medyanın erişim kapasitesini, halkın haber alma alışkanlıklarının ne denli değiştiğini net biçimde ortaya koyuyor.
Özellikle “genel kategori” deki haber siteleri tüm trafiğin yarısından fazlasını üretiyor. Bu da toplumun büyük bir kısmının artık gazete bayilerine uğramadan haberini cep telefonundan ya da bilgisayardan takip ettiğini gösteriyor.
DERGİLERİN YAYIN PERİYODU UZUN, İÇERİĞİ DERİN
Dergi yayıncılığı, gazetelerden farklı olarak daha tematik ve planlı bir yapıya sahip. Resmî reklam yayımlama hakkı bulunan dergilerin yarısından fazlası (%51,9) aylık olarak yayımlanıyor. Haftalık dergiler %12,4, iki aylık olanlar %13,5 ve üç aylık dergiler ise %9,7 oranında. Günlük yayımlanan dergiler yok denecek kadar az (%3,4).
Bu durum, dergiciliğin hâlâ daha özel ilgi alanlarına hitap eden, uzun soluklu içerikler üreten bir mecra olarak ayakta durmaya çalıştığını gösteriyor. Ancak dijitalleşme süreci burada da kendini göstermeye başladı.
TÜRKİYE’DE SÜRELİ YAYINLARIN İÇERİK YAPISI: SİYASET VE GÜNCEL HABERLER ÖNDE
2024 yılı itibarıyla resmî ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip olan toplam 2.040 süreli yayın bulunuyor. Bunların içerik dağılımı şu şekilde:
%88,8: Siyasi / haber / güncel konular
%4,2: Sektörel / mesleki yayınlar
%2,3: Kültür / turizm / tanıtım içerikleri
%1,6: Ekonomi / ticaret / finans içerikleri
%3,1: Diğer konular
Bu tablo, Türkiye’de medya üretiminin büyük ölçüde günlük siyaset, gelişmeler ve haber odaklı olduğunu, daha uzmanlaşmış içeriklerin ise sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Uzman yayıncılığın güçlenmesi, medya çeşitliliği açısından kritik bir ihtiyaç olarak duruyor.
BASINDAKİ ÇALIŞAN PROFİLİ DEĞİŞİYOR
Resmî ilan yayımlayan gazetelerde çalışan kişi sayısı 4.315 iken, internet haber sitelerinde bu sayı 3.404 oldu. Ancak dikkat çeken nokta, çalışanların eğitim düzeyleri ve unvanlarının dijital mecralarda daha farklı olması.
Gazetelerde:
En çok çalışan grup lise mezunları (%37,8)
Lisans mezunları %34,0
En yaygın unvan: Muhabir (%44,5)
İnternet haber sitelerinde:
Çalışanların yarıdan fazlası lisans mezunu (%56,3)
En yaygın unvanlar: Muhabir (%39,7) ve İnternet Editörü (%36,3)
Bu farklar, dijital yayıncılıkta daha nitelikli iş gücüne ve yeni nesil mesleklere ihtiyaç duyulduğunu, sektörün bu yönde evrildiğini gösteriyor. Artık sadece haber yazmak değil, içerik üretimini SEO, dijital tasarım, veri analizi gibi kavramlarla birleştirmek gerekiyor.
GENEL DEĞERLENDİRME: BASININ GELECEĞİ DİJİTALDE
2024 yılı itibarıyla Türkiye’de süreli yayınlar, gelenekselden dijitale doğru keskin bir geçiş sürecinden geçiyor. Gazeteler azalmaya, tirajlar düşmeye, dergiler ise sınırlı kitlelere hitap etmeye devam ederken; internet haber siteleri her geçen gün daha etkili ve görünür hale geliyor.
Süreli yayınlar, demokratik toplumlarda bilgiye erişimin temel taşıdır. Ancak bu taşıyıcıların formu artık farklı. Yeni dönemde güvenilir dijital içerik üretimi, şeffaf trafik ölçümleri, nitelikli gazetecilik ve uzmanlaşmış içerik alanları medya sektörünün ayakta kalması için kritik hale geldi.
Devletin BİK gibi kurumlar aracılığıyla internet medyasını da ölçümleyip desteklemesi, bu geçişin daha sağlıklı ve denetlenebilir olmasını sağlayabilir. Ancak burada asıl görev medya kuruluşlarına ve gazetecilere düşmektedir: Dijitalleşen dünyada ayakta kalabilmek için sadece hız değil, içerik kalitesi ve güven de belirleyici olacaktır.
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
[email protected]