Her gün köşe yazısı yazan bir gazeteci olarak..
Hayatımda ilk kez “farklı” bir yazı yazmak için klavyenin tuşlarına dokunuyorum..
Bir olay anlatacağım..
Bu yazı vicdanı ile cüzdanı arasına sıkışmış bütün “adalet sağlayıcıları”na hitaben yazılıyor.. Bu yazıyı hem bir gazeteci hem de bir baba olarak kaleme alıyorum..
Yani..
Bu yazı hem objektif hem duygusal unsurları bir arada bulunduracak..
Umarım..
Türkiye’de “adaletin yavaş işlediği” konusunda şikayeti olan herkes, yazacaklarımı dikkatle okur ve gereği için elinden geleni yapar..
…
29 yaşında bir genç..
Barış User..
Türkiye’nin en büyük inşaat firmalarından biri olan “Albayraklar”ın İstanbul Esenler Kemer Mahallesi Şehit Mustafa Dündar Caddesi üzerinde bulunan Park Evleri Sitesi B-4 Blok inşaatında “asansör montajcısı” olarak çalışıyordu..
Albayraklar İnşaat firması, sitenin asansör işlerini ünlü Alman firması “Thyssenkrup Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayi Anonim Şirket”ne vermişti..
Thyssenkrup da montaj işini Antalya’dan Girişimci Ortaklar Mekanik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ne vermişti..
Barış User..
4 Ekim 2007 günü saat 11.15 sıralarında 17. katta asansör kapısını monte ederken bir anda asansörün tabanı yan döndü ve asansör boşluğundan 17 kat aşağı düşerek yaşamını yitirdi..
Çünkü..
İnşaatta “alınması gereken” hiçbir önlem alınmamıştı..
Emniyet kemeri yoktu..
Baret takmamıştı..
Asansör boşluğuna ağ gerilmemişti..
Daha da ötesi; (uzmanların dediğine göre) milyarda bir ihtimali bile olmayacak bir şekilde, asansörün tabanı yan dönmüştü..
Özetle..
Albayraklar’dan başlayarak, Thyssenkrup ve Girişimci Ortaklar firmalarının ihmalleri sonucu, alınmayan emniyet tedbirleri yüzünden genç bir insan yaşamını yitirmişti..
…
Böyle bir olay karşısında ölen gencin ailesi ne bekler?
Elbette ki, adaletin yerini bulmasını ve suçluların cezasını çekmesini..
Çektikleri büyük acıların başka türlü hafiflemesi mümkün değildir..
…
Olayın olduğu tarihten bu yana 4 yıl geçti..
Peki, adalet sağlandı mı?
Gelişmeleri anlatayım, buna siz karar verin..
…
17. katta Barış’la birlikte görev yapan kişinin “hiçbir emniyet tedbirinin alınmadan çalıştıklarını” söylemesine rağmen..
Böylesine bir davanın “soruşturması” anlaşılmaz bir şekilde uzadı uzadı ve ancak 2 yıl sonra “mahkeme” safhasına gelebildi..
Sonraki 2 yılda ise 4 celse yapıldı..
İlginçtir; neredeyse her celsede davaya ayrı bir hakim baktı..
4 celsede 3 hakim değişti..
Bu Barış’ın ailesine “normal” gelmedi..
“Albayraklar” gibi, Başbakan’ın yakını olarak bilinen firmanın yetkililerin davaya farklı bir müdahale yapıldığını, hakimlerin de bu nedenle sürekli değiştirildiğini, böylece mahkeme süresinin uzadığını, davayı kendi istedikleri noktaya getirmeye çalıştıklarını iddia ediyorlardı..
Bu durum hukukçulara ve Adalet Bakanlığı’ndan yetkililere “hakimlerin böyle her celsede değişmesi normal midir” diye soruldu..
“Evet, normaldir” dediler..
Yeni yapılanan HSYK, eskiden yılda iki defa yapılan “hakim ve savcı atamaları”nı şimdi neredeyse haftada bir yapıyor imiş..
Raporlu ya da izinli olabilirlermiş..
Görev yerleri değişmiş olabilirmiş..
İyi de..
Her celseye gelen hakim farklı olursa, davanın geçmişini bilmeden ailenin de vicdanını rahatlatacak “adaletli bir karar” verilebilir mi?
Yine hukukçular dedi ki:
“Fark etmez, gelen hakim dosyayı iyi incelerse, alınan karar adaleti sağlayacaktır..”
…
Ancak..
Barış’ın ailesi “adaletin geciktirildiğini, geciken adaletin de adalet sayılmayacağını” söylüyor..
Ortada “taksirle ölüme sebep olmak” suçu var..
Üstelik “bilinçli taksir” var..
Yani..
“Sonucunda bir can kaybı olacağı bilindiği halde, önlem alınmadan işçi çalıştırılması” gibi büyük bir ihmal var..
Olaylar ve şahitler, hatta bilirkişi raporu bunu ortaya koymasına rağmen, Albayraklar’ın ve Thyssenkrup gibi bir Alman firmasının hala “suçsuz” olduklarını iddia etmeleri, bu arada sürekli olarak yapılan hakim değişikliği ve uzayan dava süreci Barış’ın ailesinde “adaletin gerektiği gibi sağlanamayacağı” kuşkusu yaratmış durumda..
…
22 Kasım 2011’de yapılan 4. duruşmada, yeni gelen hakim yeni bir duruşma tarihi daha belirledi: 4 Nisan 2012..
Merak ediyorum..
- Acaba yine bir hakim değişikliği daha olacak mı?
- Dava yine bir başka tarihe daha ertelenecek mi?
- “Bilinçli taksir” suçu sabit görülecek mi?
- Albayraklar ve Thyssenkrup daha ne kadar “suçsuz” olduklarını iddia edecek?
…
Evladının ölümü ve adaletin sağlanmasındaki gecikme nedeniyle, “adalete karşı duyduğu güveni sarsılan” bir baba olarak..
Durumu kamuoyuna aktarıyorum..
Sürç-i lisan ettimse, affola..
Güncel
İlçeler
Asayiş
Antalya
Spor
Özel
Trend Haberler
Antalya’ya yeni otel geliyor!
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
Swandor Hotels & Resort Kemer’de sezonun anahtarı: Misafir memnuniyeti ve kaliteli hizmet
YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?
Köprülü Kanyon’da nefes kesen kurtarma
Antalya Havalimanı'nda bagaj krizi