“Sevgili hemşehrilerim,
Zaman su gibi akıp geçiyor; bu ay itibariyle Antalya Büyükşehir Belediyesi’ndeki görev süremizin 2 yılını dolduruyoruz” diye başlıyor Mustafa Akaydın.
“Söz vermiştik, sözümüzü tutuyoruz. Aklın ve bilimin ışığında bu kenti daha yaşanabilir bir yer yapacağız. Birlikte başaracağız bunu” diye de bitiriyor.
Ama laf ile peynir gemisi kesinlikle yürümüyor.
Akaydın’ın yukarıda söylediği sözler, “2. Yıl. Antalya Büyükşehir Belediyesi 2009-2011. Antalya Bilir, çalışan belediyeyiz” başlıklı kitapçığın girişi.
Ve aynı kitapçığın, “Kentsel çalışmalar” bölümünün 10’ncu sayfasının sol üstünde şu ibare var.
“Karaalioğlu, çok işlevli park. Bir Kent Parkına dönüştürüyoruz.
4.000 metrekarelik alanda yükselecek 2 katlı binada 2.000 metrekarelik kapalı alana 200 kişilik konferans salonu. 250 kişilik nikah salonu, Antalya nikah tarihi müzesi, kafeteryalar ve restoran yapıyoruz. Merkezimizde sergiler, konferanslar, kurslar ve birçok sanatsal etkinlik yapılacak.”
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, hizmette 2’nci yıl proje açıklamasında aynen bunları söylemiş.
Ve biz de sürekli Akaydın ile ilgili bir takım yazılar yazıp, bazı olaylara dikkat çekmekten geri durmuyoruz.
Peki tüm bunları kendi kendimize mi yaratıyoruz?
Çok değil bir hafta önce o parkın içerisindeki 25 yıllık işletmeci Mustafa Eğriboyun’u (Fondip Mustafa) mekanından eden kişi Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın değil mi?
Ve Akaydın, mekanından ettiği Fondip Mustafa’ya çay bahçesi işletmeciliği için aylık 5 milyar kira bedelli yeri gösteriyor.
Karaalioğlu Parkı içerisine yapılacak olan çok işlevli kent parkı projesinde kendisinin de belirtip, kitapçığa da koyduğu gibi restoran var.
Orası kime verilecek?
İsim, adres belli mi de, Fondip Mustafa’ya çay bahçesi gösteriliyor?
Düden’e yeniden hayat veren!..
Sarısu’yu Halka açık cennet haline getiren !..
Doğu Garajı’nı ticaret kültür merkezi haline getiren!..
Modernüstgeçitler, Yeni Gençlik merkezleri yapıp!..
Antalya’da denizi karaya taşıyan çok değerli Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Akaydın, Karaalioğlu Parkı içerisindeki 25 yıllık işletmeciyi yaka paça mekanından çıkartıyor. Aynı yere yapılacak olan yeni projenin içerisinde restoran da olmasına karşın, “Sen lokantacılığı bırak, çay işletmeciliği yap artık” diyor.
Birisi gelsin benim yerime geçsin.
Ben de o birisinin yerine.
Aklı selim insan, “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” demez ise, kemikleşmiş partizanım.
Her şeyin altında bir takım art niyetler aranması çok yanlış. Bunu bilmeyecek kadar da, bilgisiz, kültürsüz, art niyetli değiliz.
Ne var ki;
“Karaalioğlu Kent Parkı’na dönüşüyor” diyeceksin. O dönüştüreceğin projenin içerisine restoran da koyacaksın ama, o restoranı bir hafta evvel o parktan çıkarttığın 25 yıllık restoran işletmecisine değil de, bir başkasına vereceksin.
Bunun adına şimdiden peşkeş denmez de ya ne denir?
Akaydın her seferinde, “Bu kenti daha yaşanabilir hale getireceğiz” diyor ya hani, Antalya ile özdeşleşmiş, bu kentte sembol olmuş, 68 yaşındaki Fondip Mustafa’ya Antalya’da yaşamamaya yemin ettirecek hale getirmiş.
Eğer ki böyle bir konunun da üstüne gitme olayına Akaydın karşıtlığı deniyorsa, evet ben o yum.