Çok önemli işlerim ya da önemli bir sağlık problemim olmadığı sürece “sabah yürüyüşü” yapıyorum..
Herkese de tavsiye ederim..
Muratpaşa Belediye binasının yakınında oturuyorum..
07.30 civarında Barınaklar Bulvarı’ndan Düden Park’a kadar gittikten sonra sahil tarafına dönüyorum, Gençlik Parkı’na iniyorum, oradan da Fener’in yanındaki plajların oradan yeniden evime dönüyorum..
5 kilometre kadar yarı yürüyorum, yarı koşuyorum..
Bazen saatlerimiz çakışırsa, spor yapmayı hiç ihmal etmeyen Başkan Süleyman Evcilmen’le karşılaştığımız da oluyor..

İşte bu yürüyüşler sırasında..
Büyükşehir Başkanı Mustafa Akaydın’ın böbürlene böbürlene anlattığı “Düden Park” düzenlemesini de, Muratpaşa Başkanı Süleyman Evcilmen’in sürdürdüğü “Falez bandı çalışmaları” da gün gün izleme imkanım oluyor..
Orada “bir şey” hemen dikkatinizi çekiyor..
Akaydın’la Evcilmen’in yaptıkları çalışmaların birer “gösteri” haline geldiğini görüyorsunuz..
Muratpaşa’nın sorumlu olduğu falez bandı ile Büyükşehir’in sorumlu olduğu Düden Park arasındaki “sınır” çok belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor..
Düden Park çalışmalarında genellikle “beton çit” kullanılıyor..
Bu park çalışmaları başladıktan sonra, Evcilmen falez bandındaki “beton çit”lerin kaldırtarak “ahşap çit” yaptırdı..
Çok da güzel oldu..
Bununla da yetinmedi..
Getirdiği kesilmiş taşlarla, ortası fıskiyeli ve “doğal havuz” görünümlü düzenlemeler, yollar yaptı..
Onlar, Lara bandını daha da güzelleştirdi..
Dahası var..
Sahile en yakın yere yaptırdığı “pergole” de bu güzelliğe güzellik kattı..

Düden Park düzenlemesi de çok güzel oldu..
Yaptıran da yapan da sağolsun..
Ancak..
Şu anda üzerinde insanı ne yağmurdan ne de güneşten koruyacak hiçbir şey yok..
Yani..
“İşlevsel” açıdan, o güzellik “Lara bandı” kadar anlam taşımıyor..
İnsan böylesine bir güzellik içinde oturup denizi seyretmek, meltemi hissetmek, yorgunluğunu atmak ister..
Ama..
Akaydın’ın Düden park düzenlemesi yaptırdığı o koskocaman yerde (şu anda) ne oturulacak bir kafe, ne bir çay bahçesi, ne de manzarayı seyrederek yemek yenecek alanlar (bir yer dışında) hiç düşünülmemiş..
Herhalde “birilerine rant kazandırılıyor” denmesinden korkulmuş..

İki tarafı şöyle bir kıyaslayacak olursak..
Evcilmen’in Lara bandı, Akaydın’ın Düden park düzenlemesinden daha gözalıcı, daha işlevsel olmuş..
Sezar’ın hakkı Sezar’a..

Öte yandan..
Yine her ikisini de kıyaslayacak olursak..
“Ortak” bir sorunla karşı karşıya kalıyoruz..
Eski Mezbaha’dan Gençlik Parkı’na kadar yapılan Falez bandında da, yeni yapılan Düden Park düzenlemesi içinde de “tuvalet” yok..
İnsanlar gezmeye-yürüyüşe çıkacak..
Oturacak-kalkacak..
Yiyecek-içecek-oynayacak..
Ama..
Başta çocuklar olmak üzere kimse “ihtiyacını giderecek” bir tuvalet bulamayacak..
Olacak şey değil..
İki Başkan da bunu bilerek mi yapmıyor, yoksa farkında mı değiller, bilmiyorum..
Şunu bilsinler..
Oraya gelen hemen herkes, “belediye başkanları şu tuvalet işini hiç mi düşünmüyor, kuytu bir yer bulup oralara mı yapalım” diye konuşuyorlar..
Bunu da buradan iletmiş olalım..

Her iki Başkan’a da, yaptıkları bu güzel çalışmalar için teşekkür ederiz..
Ve devamını bekleriz..