İnsanoğlu için yaşam her geçtiğimiz gün kolaylaşması gerekirken, ne yazık ki tam tersi oluyor.
Hani denir ya hep, “Çağ Teknoloji çağı. İnsanoğlu’nun en değerli şeyi zamanı olduğu için, teknolojik yenilikler, günlük yaşamda insanlara çok zaman ayrılmasını sağlayacak” diye.,
Bir noktaya kadar..
Evet.,
Avrupa’da insan gücü hakikaten pahalı.
Ama Türkiye’de öyle mi?
İnsan gücü derken, insanların pazularını satın almaktan falan bahsettiğimiz yok.
Yani bir işçiye çalışması karşılığı ödenen ücret Avrupa ile Türkiye arasında büyük farklılıklar var.
Bu nedenle Avrupa’da insanların vakitleri çok değerli.
Ama dedik ya, “Peki Türkiye’de öyle mi?..”
Senin vaktin kimin umurunda ki?
Örnek mi?
Liman tarafına gidiyoruz. Banka’ya gidip, kart borcumuzu ödemek için onca vaktimizi harcamaktansa, Altınyaka yolu üzerindeki bir bankanın ATM’sinden kart ödemesi yapmak istiyoruz. Kartı ATM cihazına yerleştirip, yönlendirmelerle nakit ödeme sırasına kadar gidiyoruz. Parayı ATM’nin gözüne yerleştiriyoruz ve karşında şöyle bir ibare yazıyor.
“Paranız tanımlanıyor.”
Aradan belli bir süre geçiyor. ATM’den gelen ses, “Dıt, dıt,dıt.”
“Paranız tanımlanıyor.”
Ve bayağı bir zaman sonra, “Dııııt.” Sesi çıkartıp, kartınız yerleştirdiğiniz gözden çıkıyor. Ekranda ise şöyle bir ibare yazıyor.
“İşleminiz gerçekleştirilemedi.”
İyi de, madem ki yapmak istenilen işlem gerçekleştirilemedi, ATM’nin gözüne yerleştirdiğin, kart borcunu yatırdığın miktardaki para nerede?
Kartı iade eden ATM cihazı, işlemi gerçekleştiremediği halde parayı iade etmiyor.
Bu mantıklı mı?
Bu durumda yapılan tek hareket, 444’lü numaralara sarılma. Tabi ki karşında derdini anlatabileceğin müşteri hizmetleri yetkilisini bulabilirsen.
Sanki cep telefonu şirketiyle ortaklar ki, beklettikçe bekletiyorlar.
En yakın banka şubesine gidecek, derdini anlatacak, bir form dolduracaksın.
Sonraki yapman gereken tek şey beklemek.
Ve beklenildi. Tam 12 gün sonra cep telefonuna gelen bir mesaj.
“Değerli müşterimiz ATM ödemesi yaparken yaşadığınız sorun ile ilgili olarak, yaptığınız bilmem ne kadar ödeme miktarı, tartınız hesabına geçmiştir. Bilgilerinize..
Koskoca 12 gün..
Ve dün..,
Vatandaş elektrik, telefon, ADSL ne bileyim su faturasını ödeyecek. En makbulü de, PTT. Zira fatura ödeme merkezleri birer dolandırıcı yerleri olup çıkmış. Çok kişinin canı yanmış ve artık kimse o merkezlere güvenmiyor.
Sabah saatlerinde PTT merkez şubesi gişelerine gidilir. Kapı girişindeki cihazdan sıra numarası alınır. Alınan numaranın son rakamları 97. Ve kağıdın altında da, “Önünüzde 23 kişi var” diye yazar.
Ödemeleri alan tarafa şöyle bir bakıyorsunuz, insanlar arı gibi. Ve karşımızda tam 28 tane banko var. Bu da 28 memur demektir ancak, abartmıyoruz en az 20 si boş. Yani bankoların başında gişe görevlisini arabulabilirsen.
Benim 2 faturayı ödeme sürsem 20 saniyeyi geçmedi, önünde 23 kişi olan vatandaş 1 saat 15 dakika sonra PTT merkezinden çıkabildi.
O kadar insan sırada bekliyormuş kimin umurunda ki?
Bunca insanın zamanı beklemede geçiyor, hala teknoloji çağından bahsediyoruz.
O faturalar el yazılarıyla yazarak ödenir ya da tahsil edilirken, insanlar çok daha az zaman harcıyorlardı.
Şimdi bilgisayarın bir tuşuna basmak yeterli ama ne hikmetse insanlar bekletildikçe bekletiliyor.
Bekleten acaba hiç bekledi mi ki?