CHP Genel Başkanı’nın Antalya’ya düzenlediği “baskın” gezi çok iyi oldu..
Hep gizlenmeye çalışılan “başkanlar arasındaki çatışma” artık gün yüzüne çıktı..
Ve..
Herkes Antalya’daki “CHP gerçeği”ni açık-seçik gördü..
Elbette her partide bu tür anlaşmazlıklar, çatışmalar olmuştur, olur..
Ama..
Bugüne kadar, Büyükşehir Başkanı Mustafa Akaydın ve CHP İl Başkanı Özer Ülken kadar “kişisel kızgınlıklarını” işine yansıtan başka siyasetçi-seçilmişe pek rastlamadım..
Antalya’nın 2.5 yıldır “gerektiği gibi” hizmet alamamasının, “Halkkart” gibi bir büyük belanın bu kentin başına sarılmasının altında bu tür çatışmalar mı yatıyor diye merak ediyorum..
“Akaydın ve Ülken türlerinin son örnekleridir” diyen CHP’liler haklı galiba..

Kılıçdaroğlu’nun “barışın, partiye zarar veriyorsunuz” demesine rağmen, “Olmaazz” diyerek Ülken’e sırtını dönen Akaydın’ın, dün “Ülken’in peşinden gitmesine” ne demeli bilmiyorum..
Önceki gün..
Özer Ülken, Kılıçdaroğlu’nun “başkanlarına söz geçiremeyen lider” durumuna düşerek Antalya’dan “buruk” ayrılmasını ve gündeme oturan “parti içi çatışma”ları unutturabilmek için, “gündem değiştirmeye” çalıştı..
Ve..
Hemen Ak Parti’yi hedef alarak “Kırcami planı”yla ilgili bir basın açıklaması yaptı..
Menderes Türel ve Mustafa Köse’ye “hodri meydan” dedi..
Dün “aynı şeyi” Akaydın yaptı..
Apar-topar Kırcami’den bazı vatandaşları Büyükşehir’de toplantıya çağırdı..
“Kırcami plansız bırakılmamalı” dedi..
Oysa..
“Aynı sözleri” 1 hafta önce de söylemişti..
Böyle bir tablo..
Yine CHP’liler tarafından “Akaydın Ülken’i izliyor” diye yorumlandı..
Hatta..
“Aslında bunlar iyi anlaşırlar, Kılıçdaroğlu varken gelişen olaylar senaryo bile olabilir” diyenler oldu..

Ülken de, Akaydın da istedikleri kadar “gündem değiştirmeye” çalışsınlar..
Herkes göreceğini göreceği kadar gördü zaten..
Ama..
Sanırım, bir “değişikliğin de sinyalleri” verildi..
Farkındaysanız..
Bazı gazeteciler Özer Ülken’in yerine İl Başkanı olacak kişinin kim olacağıyla ilgili bir sürü isim sayıp duruyorlar..
Bunları yazanlar “CHP’ye ya da CHP içindeki bazı kişilere yakın” gazeteciler..
Demek ki, Özer Ülken gidici..
İl Başkanı “atama” ile değiştirilebildiği için, bu mümkün..
Ama..
Akaydın seçime kadar “Başkan”..
Bunu bildiği için de Genel Başkanı’na nazik nazik “postasını” koyuyor ve “kusura bakmayın ben o adamla el sıkışmam” diyor..
Yani..
“Bana dokunamazsın, onu değiştir, anlaşabileceğim birini getir”in mesajını veriyor..
“Partiye yakın” gazeteciler uyanık, mesajı iyi alıyor..
Ve CHP içinden birilerinin veya aday olmak isteyenlerin kendilerine empoze ettiği isimleri yazıyor-çiziyor..

Açıkçası..
Yakında, adı daha önce de çok tartışılan Özer Ülken’e bu defa yol göründü gibi..
Bunda Akaydın’ın önemli bir rol oynadığı da kesin..
Ancak..
- Bu değişiklik Antalya CHP’ye “huzur” getirir mi?
- Akaydın-parti, Akaydın-Evcilmen, Akaydın-Böcek barışını sağlar mı?
- Daha da önemlisi; Antalya adına yaraşır bir hizmet almaya başlar mı?
Akaydın yerinde duruyor iken..
Ben bunlardan pek ümitli değilim..
Siz ne dersiniz?