Antalya, son yılların en ağır SGK dosyalarından birini konuşuyor. Görevden uzaklaştırılan ve hâlen tutuklu olduğu belirtilen Antalya SGK İl Müdürü M.T. hakkında ortaya atılan iddialar, artık sıradan bir kurum içi tartışmanın çok ötesine geçmiş durumda.

Kentte konuşulanlara göre dosyanın merkezinde KADİM sistemi üzerinden kesildiği ileri sürülen yüksek cezalar, iş insanlarına gösterildiği iddia edilen “çözüm adresleri”, avukat oğul üzerinden yürüdüğü öne sürülen hukuk trafiği ve bazı şirketlerden talep edildiği iddia edilen yüksek meblağlar var.

En çarpıcı iddialardan biri ise Antalyaspor üzerinden gündeme geldi.

Kulislerde konuşulanlara göre M.T.’nin, Antalyaspor’a ilişkin bir süreçte 200 bin Euro talep ettiği, oğlunu da bu süreçte avukat olarak konumlandırmaya çalıştığı ileri sürülüyor. Antalya kamuoyu şimdi şu soruyu soruyor:

Şehrin takımından 200 bin Euro isteyen kim? Bu para kimin için, hangi gerekçeyle, hangi dosya üzerinden talep edildi?

Dosyada yalnızca Antalyaspor iddiası yok.

Alanya Şoförler Odası’ndan para alındığı, Konyaaltı’ndaki özel okul dosyasında 2 milyon TL’lik bir para trafiğinin konuşulduğu, bu paranın özel kalem üzerinden kaldığı, bir kafede ödeme yapıldığı, bazı otel ve şirket dosyalarında da benzer yöntemlerin denendiği iddia ediliyor.

Bütün bu iddialar teyide muhtaç. Fakat ortada artık Antalya’nın görmezden gelemeyeceği bir tablo var.

Çünkü mesele bir memurun şahsi hatası gibi görünmüyor. İddialar doğruysa, Antalya’da kamu gücüyle iş dünyası üzerinde baskı kuran, önce ceza çıkarıp sonra çözüm adresi gösteren, şehri adeta haraca bağlayan bir düzen tartışılıyor.

Antalya halkı bunu bilmek zorunda.

Bu kişi Antalya’ya nasıl il müdürü yapıldı? Kim referans oldu? Kim korudu? Hangi siyasi bağlantılarla bu kadar rahat hareket etti? Adana’dan getirildiği, Adana’daki eski çevresine alan açtığı, bazı ihalelerde eski tanıdık şirketlerin öne çıkarıldığı iddiaları doğru mu?

Daha ağır soru şudur:

Antalya, birilerinin siyasi ikbali için döviz toplama sahasına mı çevrildi?

M.T.’nin geçmişte milletvekili aday adaylığı süreci yaşadığı, yeniden adaylık hesabı yaptığı, bunun için ciddi bir mali kaynak oluşturmaya çalıştığı da kulislerde konuşulan başlıklar arasında. Antalya iş dünyasının ve kurum çevrelerinin anlattığı tablo, bu nedenle yalnızca idari değil, siyasi bir dosya görünümü de taşıyor.

Dosyanın bir başka boyutu ise algı operasyonu iddiası.

M.T.’nin kendisini kurtarmak için bazı siyasi isimleri öne sürmeye çalıştığı, dikkatleri kendi üzerindeki soruşturmalardan uzaklaştırmak istediği ileri sürülüyor. Fakat burada baltayı taşa vurduğu söyleniyor.

Çünkü hedefe konulmaya çalışılan isimlerden biri AK Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal oldu.

Antalya siyasetinde son dönemin en görünür ve etkili isimlerinden biri hâline gelen Çokal’ın, bu iddialara karşı hukuki süreci başlattığı, kendisini dosyaya çekmeye çalışan kişi, şirket, hesap ve yayın organlarına karşı sert bir karşılık verdiği biliniyor.

Şimdi Antalya kamuoyu şunu soruyor:

Bu haberleri kim servis etti? Hangi şirket neden susuyor? Tuba Vural Çokal’ın hukuki suç duyurusuna neden açık cevap verilmiyor?

200 bin Euro iddiası üzerinden Çokal’ın adının dolaşıma sokulması da ayrıca dikkat çekiyor. Antalya siyasetini bilenler, bu rakamın Çokal için siyasi veya şahsi bir anlam taşımayacağını, bu iddianın daha çok dikkat dağıtma amacı taşıyabileceğini söylüyor.

Dosyada adı geçen şirketlerin, aracılık yaptığı ileri sürülen kişilerin ve bu iddiaları yayan çevrelerin açık biçimde konuşması gerekiyor.

Antalya artık fısıltı istemiyor.

Belge istiyor. Açıklama istiyor. Hesap istiyor.

Öte yandan M.T.’nin Gaziantep Milletvekili Ali Şahin’in dünürü olduğu yönündeki bilgi de Ankara kulislerinde ayrıca konuşuluyor. Bu akrabalık ilişkisi elbette tek başına suçlama konusu yapılamaz. Fakat böylesine ağır bir dosyada, kamuoyunun “bu kişi hangi siyasi güvenle bu kadar rahat hareket etti?” sorusunu sorması da son derece doğaldır.

Bugün Antalya’nın önünde basit bir soru var:

Bu şehir kimin çiftliği sanıldı?

Turizmin, emeğin, esnafın, sanayicinin, spor kulübünün, okulun, otelin, odanın sırtından kimler güç devşirdi?

Antalya halkı bunu öğrenmek istiyor.

Çünkü bu dosya artık yalnızca SGK dosyası değildir. Bu dosya, Antalya’da kamu makamının nasıl kullanıldığına dair büyük bir ahlak ve devlet ciddiyeti dosyasıdır.

Şimdi gözler soruşturmada.

KOM’un yaklaşık bir yıldır takip ettiği, operasyonun da KOM tarafından yürütüldüğü belirtilen süreçte yeni ifadelerin, yeni tutanakların ve yeni şirket beyanlarının ortaya çıkması bekleniyor.

Antalya’nın cevabını aradığı soru nettir:

M.T. tek başına mıydı, yoksa bu düzenin arkasında daha büyük bir siyasi ve bürokratik ağ mı vardı?

Bu sorunun cevabı verilmeden Antalya rahatlamaz. Kamu vicdanı susmaz. Devletin itibarı da tam anlamıyla korunmuş olmaz.