Sizlere, “Antalya’ya Doğu Ekspresi’ni getirelim” desem, ne dersiniz?
Aklınıza kötü bir şey gelmesin efendim..
O bizi yerden yere vuran filmden bahsetmeyeceğim..
Aksine..
Ağızlarda “sakız” edilen, ama bir türlü yeterince geliştirilemeyen “alternatif turizm” adına bir öneride bulunacağım..
Özellikle Antalya için “hızlı tren” müjdeleri verilirken, bir de bu “Doğu Ekspresi” konusunu gerçekleştirebilirsek..
Antalya, turizm gelirini 2’ye katlayabilir..
Ve..
Bu gelirden küçük esnaf da payını alacaktır..

Olay şu..
Biliyorsunuz..
Doğu Ekspresi, Paris'ten hareket eden ve Türkiye'ye kadar gelen eski tip, yani buharla çalışan bir tren bu..
Ve bu trenle “turistik” bir gezi yapabilmek için yıllarca sıra bekleyen var..
Artık hızlı ve modern ulaşım ağı bütün dünyayı sarınca, insanlar turistik amaçlı gezileri için böylesine bir “nostaljiyi” tercih ediyor..

Şimdi biraz düşünelim..
Eskişehir'deki hangarlarda buharlı trenler de, rayları da çürümeye terkedilmiş bekliyor..
Biz bunu neden değerlendirmiyoruz?
Antalya merkez olmak üzere, Kaş'tan Gazipaşa'ya kadar rayları döşesek..
“Doğu Ekspresi” misali, üzerinde buharlı trenleri çalıştırsak ve yöremize gelen turistleri bununla yolculuk ettirsek..
Ve bu trende kumar oynatsak mesela..
Paraya para der miyiz, demez miyiz?
Alın size bir turizm alternatifi..
Alternatif değil, altın yumurtlayan tavuk olur bu..

Turizmcilerimiz kan ağlıyor..
Tesislerin çoğu yılın yarısında kapalı..
Hepsi bir alternatif arıyor ve bunun için sağlıktı, golftü derken çok değişik yatırımlar yapıyor..
Ama yine de umduklarını pek bulamıyorlar..
İşte size bir fırsat..
Bir “Doğu Ekspresi” de Antalya'ya konulsa..
Bunların birkaç vagonu kumarhane yapılsa..
Son derece modern restoran, casino ve barlarla döşense..
670 kilometrelik sahilde yolculuk etmek isteyenler sıraya girer mi girmez mi?

İddia ediyorum;
Böyle bir şey yapılsa, 12 ay boş kalmaz ve turizm gelirlerini katlar..
Turizme katkı koyan 138 sektör de bundan faydalanır..
Alın size Türkiye'ye “döviz akıtacak” bir oluşum..
Yapılacak tek şey..
Eskişehir'de çürümeye terk edilen buharlı trenleri onarmak ve harekete geçirmek..
Rayları döşemek..
Ve “kumar oynatmam” inadından vazgeçmek..

Şimdi..
Başta Antalya Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, Antalya’nın işadamlarına, Antalya'nın milletvekillerine ve turizmcilere sesleniyorum:
Şu anlattıklarımı hayalinizde biraz canlandırın..
Kazandıracaklarını düşünün..
Ve bir an önce harekete geçin..

Dünyada artık petrol değil, turizm savaşları yaşanıyor..
Bu savaşta alternatif üreten kazanır..
Ama ben sizlere sadece alternatif önermiyorum..
Altın yumurtlayan tavuk sunuyorum..
Anlayana tabii..