Akşebe Sultan, 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu Devleti döneminde yaşamış ve Alanya Kalesi’nin ilk kumandanlığını yapmıştır. Alanya İçkale’deki, Süleymaniye Camii’nden yüz metre ileride, bedestenin ve Mecdüddin Sarnıcı’nın güneyinde eğimli bir arazinin üzerinde yer alan Akşebe Mescidi’ni, mescidde bulunan kitabeden anlaşıldığına göre 1230 yılında Sultan Alaaddin Keykubad döneminde (1120-1237) yaptırmıştır. Yapıya ismini veren Akşebe hakkında kitabeler haricinde yeterli bir bilgi yoktur. İ.Hakkı Konyalı Akşebe’nin Alâeddin Keykubat’ın komutanlarından ve kalenin ilk dizdarlarından olduğunu belirtmiştir (İ.H. Konyalı, Alanya (Alaiyye) 1946, s. 287). Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Akşebe Sultan’ı Anadolu evliyalarından biri olduğunu ifade etmektedir.
Alanya’da Tophane Mahallesi’nde Andızlı Camii’nde Akşebe Türbesi’ne ait tarihsiz bir kitabe vardır. 3 satır Selçuklu Celî Sülüsü ile mermere hak edilmiş olan kitabe şöyledir:
Transkribesi/Türkçe Okunuşu:
-
Fe-izâ câe ecelühüm lâ yeste’hırûne sâ’aten ve lâ yestakdimûn
-
Küllü men ‘aleyhâ fânin ve yebkâ vechü Rabbike zü’l-Celâli ve’l-İkrâm
-
El-‘abdü’z-za’îfü Akşebe el-muhtâç ilâ rahmetillâhi Teâlâ
Türkçe Meâli ve Tercümesi:
‘Ve her ümmetin (büyük-küçük her topluluğun) bir eceli vardır. Artık ecelleri geldiği zaman, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler! (A’râf, 7/34). Onun (o yerin) üzerindeki herkes (ve herşey) fânîdir. (Ancak) celâl (azamet ve kahır) ve ikram sâhibi Rabbinin vechi (Zât'ı ve O'nun rızâsı için olan şeyler) bâki kalır (Rahmân, 55/26-27). Allahu Teâlâ’nın rahmetine muhtaç zayıf kul Akşebe.’
Alanya İçkale’deki Akşebe Mescidi ve Türbesi’ndeki kitabe, kuzey cephede yapıya tek girişi sağlayan basık kemerli kapının üzerinde, dikdörtgen bir niş içinde ve üst üste ü. parça dikdörtgen mermere yazılmıştır. Üstten ilk parça diğerlerinden malzeme ve yazı üslubu bakımından farklılık göstermektedir. Celi sülüs hat ile yazılmış kitabenin alttaki iki parça mermerinde, yazılardan kalan boşluklar, ince bir daldan çıkan zarif rûmilerle doldurulmuştur. Kitabedeki harf üslubu ve rûmilerin betimlenmesi ile mekânın içinde görülen yazı şeritleri büyük benzerlik göstermektedir. 7 satır Selçuklu Celî Sülüsü ile mermere hak edilmiş olan kitabe şöyledir:
Transkribesi/Türkçe Okunuşu:
-
Allâhu ya’lemü gaybe
-
Es-semâvâti ve’l-arda
-
İnnemâ ya’muru mesâcidallâhi
-
Men âmene billâhi ve’l-yevmi’l-âhiri
-
Fî eyyâmi’s-Sultânu’l-a’zamü Alâüddünyâ ve’d-dîn
-
El-‘abdü’z-za’îfü el-muhtâcü ilâ rahmetillâhi Te’âlâ Akşebe
-
Bi-târîhi senete semânün ve ‘ışrîne ve sitte miyete
Türkçe Meâli ve Tercümesi:
Allah, göklerin ve yerin gaybını/gizliliklerini bilir (Hucurât, 49/18). Allahın mescidlerini ancak Allaha ve âhiret gününe îman eden imar eder (Tevbe, 9/18). Dünya ve dinin yücelticisi en büyük sultan (Alâaddin) günlerinde/devrinde, zayıf ve Allahu Teâlâ’nın rahmetine muhtaç Akşebe 628/1230 tarihinde/senesinde (yaptırdı).