Teke ili sipahilerinden Türkmenlerden birinin oğlu olan ve 15. yüzyılın son çeyreğinde doğduğu tahmin edilen Ulama Paşa, Anadolu’dan binlerce kişinin Şeyh Safieddin’in kurucusu olduğu Erdebil Tekkesi’ne teveccüh gösterdiği dönemde bu duruma duyarsız kalmayarak Erdebil Tekkesi’ne bağlandı. Şah Kulu isyanında Şah Kulu’nun sipahilerinden biri olarak Osmanlı ordusuna karşı savaşan Ulama, Tekelü aşiretinin Rey yakınlarında Şah İsmail’e katılmasıyla birlikte Safevilerin hizmetine girdi. Şah İsmail’in emrine alınarak ‘Yavuz Oğlan’ lakabına alan Ulama, Şah İsmail döneminde Yasavul ve Eşik Ağası olarak Safevi Devleti’nin bürokrasisinde görev almaya başladı. Venedikli bir tüccarın gözlemlerine göre Şah İsmail, Hoy’da ikamet ederken vergi anlaşmazlığına düştüğü Şirvanşah üzerine sefere karar verince Ulama Bey ve Van Fatihi Bayram Bey, Şamahı’ya gönderildiler. İki komutan on bin kişilik bir kuvvetle kaleyi kuşattılar ancak başarılı olamadılar. Şah İsmail döneminde ufak çaplı savaşlarda bulunan Ulama, Şah İsmail’in ölümünden sonra Kızılbaş emirlerin mücadelesinin içinde yer alarak kendi kabilesinin menfaatleri için çalışmaya başladı.
Şah İsmail’in ölümünün ardından oğlu Tahmasb’ın on yaşında tahta çıkması Kızılbaş beyleri arasında fitne ateşini tutuşturarak iktidarda söz sahibi olmak için çıkar çatışmalarını başlattı. Ulama’nın da mensup olduğu Tekelü aşiretinin, başlayan iç savaşta Ustacalulara karşı Rumluların yanında yer alması Tekelü boyuna mensup kişilerin önünü açarak çeşitli görevlere getirilmelerini sağladı. Ustacalu kabilesinin bertaraf edilmesi ile Tekelü Çuha Sultan’ın Emirü’l- Ümera olarak Rumlu Div Sultan’a ortak olması, Tekelü kabilesinden Ulama’nın emirliğe yükselmesinin yolunu açtı. Tekelülerin güçlenmesini istemeyen Tahmasb, Ustacalu, Zülkadir, Afşar ve Rumluları Tekelülere karşı birleştirdi. Tekelülere karşı oluşan cephenin yaptığı saldırıyla Korucubaşı Tekelü Pervane Bey, Mühürdar Tekelü İbrahim Halife gibi birçok emir katledildi.
Ulama Paşa’nın Osmanlı Devleti’ne İlticası, Safevi Devleti'nde iktidar çatışması sırasında birbirine giren Kızılbaş aşiretlerden Şamlu ve Tekelü arasındaki ihtilaf esnasında Çuha Sultan’ın öldürülmesi ve Tekelü taifesinin katliama maruz kalması üzerine H. 937 (1531) (‘Afet-i Tekelü) Azerbaycan Valisi Ulama Paşa bu duruma karşı tepki göstererek harekete geçmeye karar verdi. Ulama’nın bu kararı almasında en önemli sebep Hüseyin Han-ı Şamlunun gücünün artması ve devlet üzerinde hâkim olmasıydı. Bunun üzerine Ulama Paşa askerlerini teçhiz ederek 7000 kişilik ordusuyla Tebriz'i müsadere etti ve Tebriz'e gelerek hassa-i hümayuna ait atları ve şahın bazı cariyelerini gasp etti. Zulkadirli Ürkmez Sultan kendisine muhalefet edince geri çekilmek zorunda kaldı. Ulama’nın bu hareketini isyan olarak gören Tahmasb ona karşı harekete geçerek Keydar Peygamber mevkiinde ona saldırınca Ulama, Şah’ın ordusuna karşı koyamayarak Van Kalesine sığındı. Kabile taassubu ile hareket eden Ulama, Safevilere karşı intikam ve kin duygusu içinde olduğu için Osmanlı Devleti’nden gelen, altın işlemeli elbise ve hil’at ile Kanuni’nin davetine karşı olumlu cevap vererek Osmanlı Devleti’ne iltica etmiştir. Ulama, Padişahın elini öperek yıllık 2 milyon akçe tahsisat ile Hısn-ı Keyfa/Hasankeyf ve bütün Bitlis arazisi beylerbeyliğine tayin edildi. Ulama Paşa’nın ilticasına karşı Osmanlı Devleti’ne tâbi olan Bitlis hâkimi Şeref Han, Safevilere sığınınca Kanuni, Ulama’yı Bitlis’i tasarruf etmesi için oraya gönderdi.
Kısa bir süre sonra ise Ulama Paşa, Azerbaycan Beylerbeyliği’ne getirilerek bazı Kürdistan ümerası ile Tebriz taraflarına gönderildi. Ağustos’ta gönderilen bir diğer arzda Ulama Paşa’nın Dulkadirli Beylerbeyi Ahmet Paşa ile birlikte Musa Sultan’a karşı Tebriz’de çarpıştıklarını yazmaktadır. Tebriz’in ele geçirilmesinden sonra Ulama Paşa’nın Erdebil havalisinde bir dağda bulunan Kızılbaşların üzerine gönderildiğini görmekteyiz. Azerbaycan Valisi olan Ulama Paşa’nın yanı sıra kardeşi Veli Bey’e Nahcivan Sancağı ve Tekelü kabilesinden Ali Bey’e ise Erdebil, Serav ve Mişkin şehirlerinden oluşan bölge verilerek Tekelü Kabilesi’nin Safevilere olan düşmanlığından istifade edilmiştir.
Avusturya Seferinin yeniden başlaması üzerine (1551) ikinci kez Bosna Valisi olan Ulama Paşa Lipva’nın muhafızlığına atandı. Lipva’nın fethi esnasında mağlup olan Batori Andraş adındaki komutan yeniden asker toplayarak kaleyi tekrar kuşattı. Ulama Paşa kaleyi savunmasına rağmen sonunda teslim etmeye mecbur oldu. Ancak Török Ferenç adlı bir haydudun Ulama Paşa’nın yolunu kesmesi sonucu Ulama Paşa şehit edildi (1556?). İskender Bey adında bir oğlu vardı. Sicill-i Osmânî'ye göre Ulama Paşa, "cesur, yiğit, tedbirli ve sâdıkdı. Güzel hizmetleri görülmüştür. (Geniş bilgi için bakınız: Mehmet Dağlar, Ulama Sultan-ı Tekelü ve Osmanlı Devleti’ne İlticası, VAKANÜVİS- Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi/ International Journal of Historical Researches, Mart/March 2016, Yıl/Vol. 1, No. 1 sy. 180-189)