Antalyaspor’un rakibi deplasmanda Galatasaray’dı.
Geçtiğimiz hafta mağlup olduğun takdirde durumunun netleşeceği bir müsabaka olduğundan bahsetmiştik.
Kolay bir karşılaşma olmayacağının da altını çizmiştik.
Birçok as oyuncusunu Kocaelispor müsabakasını düşünerek kulübede tutan bir teknik ekip vardı.
Buna rağmen deplasmanda nasıl oynanması gerekiyorsa öyle oynadığımızı söyleyebilirim.
Ne eksikler ne de oynamayanlar, maçın 87. dakikasına kadar bizi geriye düşürmedi.
İki kez öne geçmemize rağmen skoru koruyamamamız, tamamen rakibin kalitesi ve etkili ayaklarından kaynaklandı.
Nitekim sonuç olarak bakıldığında Galatasaray, şampiyonluğunu bizim karşılaşmada ilan etmiş oldu.
En önemli handikap kısmına gelince; seni doğrudan ilgilendiren rakiplerinin galip gelmesi oldu.
Bu durum seni bir anda küme düşme potasına soktuğu gibi, artık sadece kendi evinde Kocaelispor karşısında alacağın galibiyetin yetmeyeceği bir tabloyu ortaya çıkardı.
Averaj konusunda rakiplerinden üstün olman bir avantaj, fakat hem kazanıp hem de rakiplerinin puan kaybetmesini beklemek taraftar için stres dolu bir haftayı işaret ediyor.
Pazar günü tribün desteği mutlaka üst seviyede olacaktır.
Fakat sonuç ligde kalmak dahi olsa, Antalyaspor’da istifa etmesi gerekenler, kulübü iyi yönetemeyenler ortadadır.
Bu yüzden önce ligde kalmak önemli, bu kabul. Ancak gitmesi gerekenler de bellidir.