Antalyaspor açısından 1 puanın bile yeterli olacağı bir karşılaşmada rakip, deplasmanda Beşiktaş’tı.
Maça kötü başlayan takımımız, art arda kalemizde gördüğümüz 2 golle daha dakika 10 olmadan 2-0 geriye düşmemiz, şüphesiz hem umutlarımızı hem de bu zor deplasmandan puan alma ihtimalimizi adeta bitirdi.
Netice olarak baktığımızda 4-2’lik skorla sahadan mağlubiyetle ayrılan taraf olduk.

Tabii bakıldığında, özellikle alt sıralardaki takımların da birçoğunun puan kaybetmesi işimize geldi diyebilirim.
Maç özelinde bir değerlendirme yaptığımızda ise haftalardır bahsettiğimiz, kendi mevkisinde oynamamasına rağmen üstün performans sergileyen ve sahaya tüm iyi niyetini ortaya koyup şık gole de imza atan Van de Streek, takımımız açısından en iyisiydi.
Bunun dışında belki de sezonun en iyi gollerinden birini atan Ballet de takımımız açısından ayakta kalmamızı ve pes etmememizi sağladı.

Bunun dışında aksayan yerlerimiz de vardı.
Kenneth Paal’ın oynadığı çizgi adeta rakip tarafından otobana çevrildi.
Kaptan Veysel Sarı ile birlikte takımımız açısından en vasat oyunlardan biri ortaya kondu.

Toparlarsak;
“Acaba puan ya da puanlar olur mu?” dedik.
Olmadı.

Cuma günü rakip Konyaspor.
İki takımın da kazanmaktan başka çaresi yok.
Bu bilinçle sahaya çıkmak önemli.
Savunma, futbolun temeli. Özellikle bu karşılaşmada bu bilinçle sahaya çıkmak fark yaratır.
Tribün desteği ve adil düdükler olursa kazanırız.