ASKF’nin açılımı, Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu.
Bir üstü Konfederasyon. Ankara’da.
Tüm Amatör Spor Kulüpleri bu Federasyonu üye olabiliyor.
Amaç, spor camiasının bir Sivil Toplum Kuruluşu etrafında toplanarak tek vücut olması ve sesini daha yüksek şekilde duyurması.
Turgut Yoldaş ve arkadaşları tarafından portakal kasaları masa ve sandalye yapılarak Antalya’da kurulan ASKF, 1990’lı yılların son dönemlerinde trendini yükseltmeye başladı.
Tek gelir kaynağı, amatör futbolcuların kulüp değişimlerinden alınan aktarma lisans harçları.
Ve tabi ki teberru geliri.
Yani bağışlar.
Elde edilen gelirlerle amatör kulüplere tesis, malzeme ve imkansızlık içerisinde olanlara da, spor yaptırmak adına manevi imkan sağlamak.
Bunun da yanında tabi ki örgütlenme çalışmalarının devamlılığı.
Yani ASKF’ye üye kulüp sayısının arttırılmasını sağlamak.
1999 ile 2002 yılları arasında Antalya Amatör Spor Kulüpleri’nde Genel Sekreter, 1999-2001 yılları arasında da, Ankara’da bulunan ASKF’nin bir üst kuruluşu olan ASKK Yönetiminde (Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu) görev yaptım.
Türkiye Genelindeki 30 ASKF İl Başkanı’nın yer aldığı Konfederasyon yönetiminde Genel Sekreter olarak o yönetime giren tek kişiydim.
Dün gibi hatırlıyorum da, 2001 yılında Konfederasyon’un Recep Tayip Erdoğan’ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde tahsis ettiği yere yaptırdığı İstanbul Amatör Evi’nin açılışını yine bugünkü Başbakanımız Erdoğan’ın katılımı ile yapmış, amatör spora gönül vermiş birisi olarak gururların en büyüğünü yaşamıştık.
Çok seslilik adına özellikle örgütlenme çalışmaları kaçınılmaz olurken, ne yazık ki son duyduğum olay karşısında şaşkınlığımı gizleyemedim.
İki kez kongrede Genel Sekreter olarak seçildiğim Antalya ASKF Yönetimi’nin son icraatı ne yazık ki irtifa kazanmak değil, kaybetmek adına karar alındığına şahit olunca, hayretler içerisinde kaldım.
Ne oluyordu Amatörlerde?
Yokluk içerisinde var olma uğraşı veren, antrenörlükten çok futbolcuların malzemeciliğini yapan teknik adamları teşvik etmek, kazançlarını Antalya Amatörü’nün yaşaması uğruna yatıran iş adamlarımızın heveslerini kursağında bırakmak ne kadar doğruysa, Antalya ASKF Yönetimi’nin son icraatı da bir o kadar doğru olsa gerek.
ASKF tüm amatör spor branşlarını kapsıyor kapsamasına da, yüzde 90’lık icraatların futbol üzerine kurulduğu olduğu da bir gerçek.
Nitekim halı saha işletmeciliği, bir çok ilçe ve beldenin futbol sahalarıyla yakinen ilgilenme, futbol topu ve malzemeleri gibi yardımlar dışına çıkmayan zihniyetler, Amatör Kulübün var olması için gayret sarf edeceğine, son aldığı kararla, “Yok olun” demiştir.
ASKF’nin, 26 Temmuz 2012 tarihli yazısıyla, Demirspor, Kunduspor ve Kartalspor Kulüpleri, Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu üyeliğinden atılmışlardır.
Gerekçe: ASKF’ye basın ve yayın yoluyla küçük düşürücü hareketlerde bulunmak.
Kişiler konuşuyor, ASKF Kulüplere fatura ediyor.
Gerekçe’nin komikliğine bakar mısınız?
“Tüzük öyle diyor” bahanesinin arkasına sığınmakla, koskoca Federasyon’un temsilciliği yapılmaz.
Hiçbir uyarı veya en küçük bir dikkat çekme yoluna gitmeden, direkt ihraç olayı hangi tür yönetimlerde olur dersiniz?
Bir kulüp ASKF üyeliğinden çıkarılırsa ne olur?
Her hangi bir amatör kulüp, sporun hangi branşında faaliyet gösterecekse, o faaliyet için sezon öncesi belli bir miktarda ücret yatırmak zorunda.
Nitekim futbol branşı için bir kulübün yatırması gereken para 400 TL. Ucuz gerekçelerle üyelikten çıkarıldıkları belirtilen bu üç amatör futbol kulübümüz, katılım bedeli için 400 değil bin 200’er TL yatırmaları zorunlu.
Ya da minicik gençlere 2012-2013 sezonunda spor yaptıramayacaklar.
ASKF spor yapanların önünü açmak, spor kulüplerine yardımcı olmak için mi var, yoksa o kulüplerin ve kulüplerde bulunan gençlerin spor yapmalarını engellemek için mi?
İster Spor Dünyası’nda olsun ister başka, STK’lar insani hizmet için vardır.
Yok etmek için değil.