Hani, “Doğrularımdan hiç şaşmadım, hep kendi doğrum çizgisinde yürüdüm” denir ya..
Yüreğinde zerre kadar ahde vefası olmayanların ne doğrusu vardır işte bunu anlamakta şaşarım.
Örneğin.,
Benim doğrum, gazetecilik mesleğime bir nebzede olsa katkı koyduğuna yürekten inandığım İbrahim Akkaya’yı demir parmaklılar ardındayken ziyaret etmeliydim.
Ettim..
Örneğin.,
Benim doğrum, 27 yılını geride bıraktığım, gazetecilik mesleğinden kazandığım ile ailemin yaşamını idame ettirmem konusunda, mesleği bana öğrenmemde alfabenin ilk yada son harfini nasıl kullanacağımı bir saniyelik nefes alıp verişini bana ayıran İbrahim Akkaya’nın ilk mahkemesinde onun yanında yer almalıydım.
Aldım.,
Gazetecilikte ustam gözüyle baktığım Akkaya’nın, geçtiğimiz cumartesi günkü yazısını okuduktan sonra, meğer benim bu mesleği öğrenmeme zerre kadar katkı koymamış, inanın daha yeni anladım.
Gazetecilikte ahde vefa olmayabilir.
Hatta bunu birilerinin damarlarına iğne ile enjekte bile etsen durmayacağı yerde durmaz.
İnsani taraf aramayı da geçtim.
Peki, gazetecilikte doğru kaç tanedir?
İbrahim Akkaya’da hiç kalmadığını anladım.
Neden mi?
İsteyen yine Menderes Türel’in avukatlığına soyunmuş desin.
İsteyen de, “Yine yalakalığını yapmış” diye düşünsün.
Menderes Türel TSYD kongresinde, “Antalya’ya spor tesisi kazandırma konusunda daha önce çok önemli fırsatlar çıktı, bu fırsatlar buruşturularak çöpe atıldı” demişti.
Türel’in bu sözlerine karşılık Akkaya cumartesi günkü yazısında cümleyi aynen kullanıp, “Çok talihsiz bir açıklama” yorumunu yapıyor.
Yapamaz mı?
Yapar.
Ve devam ediyor.
“Adama sormazlar mı? Sen 5 yıl Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda oturdun. Bir salon yada stadyum kazandırdın mı Antalya’ya” diye.
Yuhlar olsun.
Hem bir siyasi partinin temsilcisi olacaksın, hem de gazetecilik yapacaksın. Demek ki göbekten bağımlı kişinin gazeteciliği ancak bu kadar olabiliyormuş.
Bu kentin bir stadyumu ve spor salonu olması için her türlü adımı atıp, tüm çalışmaları yapıp, kazmayı dahi vurduran Menderes Türel’e engeli kimler çıkarttı İbrahim Akkaya?.
Başta sen ve senin üyesi olduğun CHP’liler değil mi?
Bugün Antalya’nın sahip olamadığı o tesislerin yapımını sen ve senin gibi CHP’liler engellemedi mi?
100. Yıl’a gidip eylemler yapmadınız mı?
Gazete sütunlarınızda Menderes Türel Antalya’ya stadyum ve salon yapacak diye kin kusmadınız mı?
Senin partilin Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın sırf Türel’in projesi diye salon ve stadyum konularından, “100 yıllık yanlıştan dönüldü” afişleri bastırıp, Antalya cadde ve sokaklarına astırmadı mı?
Dünya Basketbol Şampiyonası gibi önemli bir organizasyonun Antalya’dan alınıp, Kayseri’ye verilmesinin suçlusu senin mensubu bulunduğun CHP’liler ile CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı’nın değil mi?
Bre be siyasi taraflı gazeteci.
Meğer ben seni gözümde ne çok büyütmüşüm de, sırf hem siyaset hem gazetecilik yapabilme uğruna, süte siyah bile demekten çekinmezmişsin de, bunu yeni anlamışım.
Türel’in zamanında ekmeğini yemenden, onun verdiği maaşla çoluk-çocuğunu geçindirdiğinden geçtim.
Bu milleti sen kuş beyinli mi sanıyorsun da, Menderes Türel’in yaptıklarını ve yapacaklarını inkar ettiğin gibi, suçlayarak herkesin sana inandığını mı zannediyorsun?
Sana yazıklar olsun.
27 yıldır seni ustalarım arasından biri olarak gördüğüm için de, bana da yazıklar olsun.
Antalya
Güncel
Asayiş
İlçeler
Özel
Çevre
Bölge
Trend Haberler
Hatice Öz’den güçlü mesaj: Antalya’nın hakkı güçlü ATSO
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?
Antalya trafiğine nefes: Uncalı ve Kocayatak tamamlandı, sıra Duraliler’de