Büyükşehir Başkanı’nın, “asarım-keserim” açıklaması biraz geç geldi..
Dünkü gazetede, bu konuyla ilgili bir yorum yapamamıştım..
Bugün, Başkan’ın bu efelenmesine karşı bir şeyler söylemem lazım..
Tabii, “gizli” kalmayı yeğleyen “medeni” cesareti pek olmayan Yıldıray Sapan’ın yorumlarına da..

Önce Başkan’a..
Levent Kırca-Oya Başar’ın “Olacak o kadar” oyunlarının müziğinde şöyle bir cümle vardır:
“Tam yerine denk geldi manzara koyduk..”
Bu söz, aslında (eski) TRT’yi bir taşlamadır..
Tek televizyon olduğu “siyah-beyaz” günlerde..
İşi iyi bilmeyenler yüzünden yayını sık sık “teknik arıza”ya uğradığında hemen bir manzara koyardı..
İşte..
Mustafa Akaydın’ın “toplu taşıma” esnafına diklenişi de buna benzedi..
Yeni ulaşım sistemi diye ortaya koyduğu işi beceremedi..
Böyle bir iş “teknik arıza”ya uğrayınca da “tehdit” yolunu seçti..
Aklınca..
Yeni toplu taşıma sisteminin “doğru” olduğunu..
Sistemi toplu taşıma esnafının sabote ettiğini söylüyor..
Ve..
Hesapsızca-mantıksızca uygulamaya koyduğu sistemin yarattığı kaosun etkilerinden kendini sıyırmaya çalışıyor..
Vatandaşa karşı esnafı “yem” yapıyor..
Oysa..
Seçilmeden önce..
“Aynı” Akaydın, toplu taşıma esnafının “aynı” tavrını destekliyordu..
Onlara kol-kanat geriyordu..
N’oldu?
İşin ucu kendine dokununca, “yandım Allah” diye bağırmaya başladı..
Başladı tehdit etmeye..
“Kızdırmayın, gider 100 otobüs daha alırım ve sizi de işinizden ederim..”
100 bin kişiye (pardon 10 bin kişiye-yok yok 5 bin kişiye) iş bulacağını vaad eden biri söylüyor bu lafları..
Yüzlerce esnafı işinden edecekmiş..
Neymiş?
O otobüsleri aslında Antalya halkı istiyormuşmuş da..
Kendisi bu isteğe direniyormuşmuş da..
Toplu taşıma esnafını bugüne kadar hep kollamışmış da..
Ama, artık bunları yapmayacakmışmış..
Bu nasıl vicdandır, bu nasıl insanlıktır, bu nasıl siyasetçiliktir, bu nasıl belediyeciliktir anlayan beri gelsin..
“Akaydın tipi siyaset” böyle bir şey işte..

Neyse..
Sadede gelelim..
Toplu taşıma esnafını tehdit eden akademisyen Akaydın ne diyor:
“Kızdırmayın, 100 otobüs daha alırım, sizi de işinizden ederim..”
Buna karşılık..
Gazeteci Ali Tongülüs de diyor ki:
“Atma Başkan, yapamazsın..
Toplu taşıma esnafını ekmeğinden ettiğin gün, bu kentte neler olacağını tahmin bile edemezsin..
Sıkıysa yap hadi..
Sen bugüne kadar hangi dediğini yaptın ki, bunu yapabilesin?
Hep gürlüyorsun da, yağdığını göremiyoruz..”

Öte yandan..
Yıldıray Sapan efendiye de bir çift lafım var..
Yazılarımı en yakın takip edenlerden biri olduğunu çok iyi biliyorum..
Ucu kendisine dokunduğu zaman “yorum” bile yazıyor..
Ama.
“Medeni” cesaretten yoksun olduğu için, bu yorumlarını kendi adıyla değil “uydurma” isimlerle yapıyor..
Ve..
Hep yaptığı gibi, “belden aşağı” vuruyor..
Yani..
Kişiliğini bu şekilde ortaya koyuyor..
Ona da şunu söyleyeceğim:
Sizler yolcusunuz, bizler hancıyız..
Nice siyasetçiler, nice genel başkanlar, nice milletvekilleri, bakanlar, başbakanlar geldi-geçti ve çoğu bizim tezgahımızdan geçti..
Çoğu gitti, biz hala buradayız..
İnsan, “ne oldum değil, ne olacağım demeli”..
Yıldıray efendinin birazcık düşünme kabiliyeti varsa, ne demek istediğimi anlamış olması lazım..
Umarım..