Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, hastalık derecesinde yalan söylüyor. Antalyalılara eşit mesafede olduğunu her daim ifade edip, karşısında olan kesimlere derin bir kin ve öfke besliyor. Bununla ilgili artık şüphem kalmadı. Bakın size iki örnek vereyim. Bu örneklerin ikisi de bizim camiamız ve özellikle de bizim gazetelerimiz ile ilgili. Aslında bu konulara girmek istemiyordum ancak Akaydın?ın yalanlarını yazmadıkça, aynı teraneyi sürdürmeye devam ediyor.
 Akaydın?ın ilk yalanı, Antalya basınına karşı tarafsız olduğu şeklinde. Hatta geçtiğimiz günlerde bu konu ile ilgili sevgili üstadım Ahmet Dökdök?ten övgü bile aldı. Ancak o övgüyü, benim bazı gerçekleri bilerek dile getirmememden dolayı aldı. Bir süre önce Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi?ndeki bir toplantıya konuşmacı olarak katıldım. Sevgili Dökdök?de konuşmacılar arasındaydı. Orada belediye başkanlarının basın içerisinde nasıl ayırım yaptıkları konuşuldu. Ahmet ağabey haklı olarak Türel döneminde gazetesinin uzun süre belediyeye sokulmaması, abone yapılmamasını örnek verdi.
Bende bu dönem Akdeniz Manşet ve Gazete Bir?e benzer uygulamanın yapıldığını, gazetelerin balyalar halinde depolara atıldığını söyledim. Bunun üzerine orada bulunan sayın Erdoğan Kahya, ?Belki gazetelerini belediye içerisinde dağıtmıyor olabilirler. Ancak abone olmuşlardır? deyince, ?Olmuşlardır? dedim. ?Ödemesi yapıldı mı?? sorusuna da, ?Yapılmıştır? cevabını verdim. Abone detayları hakkında bilgim olmadığı gibi, umurumda da değildi. Çünkü; Bizim Antalya Büyükşehir Belediyesi?nin abone ücretine hiç ama hiç ihtiyacımız yok. Yanlış anlaşılır, sanki böyle bir derdimiz varmış gibi düşünülür diye ortadan konuştum. Fakat görüyorumki Akaydın nereye gitse, ?eşit mesafe teranesi? okuyor. Sadece bu yalanın bilinmesi açısından yazıyorum. Antalya Büyükşehir Belediyesi, tarafsız değildir. Babasının parasını harcar gibi, işine gelen gazetelere abone olmuş, işine gelmeyenlere olmamıştır. Bu hatanın geçmiş dönemlerde yapılması sırasında da itirazımı ifade etmiştim. Yine ediyorum. Abone olunacaksa, kentin tüm gazetelerine olunmalıdır. Aksi takdirde, Akaydın, sanki babasının parasını harcıyor gibi olacaktır.
Akaydın 9 aylık görevi sırasında, ilan dağıtırkende tarafsız olmamıştır. ?Benden olanı görürüm zihniyeti?nin bir başka örneğini sergilemiştir. Bizim buna bir itirazımız yoktur. Zaten Akaydın?dan gelecek ilana ihtiyacımız da yoktur. Ancak ettiği yalana itirazım vardır. Dürüst olmalıdır. ?Benim yanımda olmayana abone de olmam, ilanda vermem? deme cesaretini göstermelidir.
Hocanın tarafsız olmadığını gösteren bir başka yönü de, bu süre zarfında gerçekleştirdiği basın ziyaretleridir. Bu ziyaret proğramlarında Akdeniz Manşet ve Gazete Bir yoktur. Ancak her iki gazete de seçimden sonra ?hayırlı olsun? ziyaretinde bulunmuştur. Yanlış anlaşılmaları önlemek için tüm yöneticiler tam kadro makama gitmiştir. Bizim kişisel bir sorunumuz hiçbir zaman olmamıştır. Ancak hocanın vardır. Bunun daha ağır örneklerini daha önce de yazmıştım. Bu yalanları ifade ettikten sonra, hocanın gazetelere verdiği ?beni hazmedemiyorlar? sözünün de yalan olduğunu ifade etmeliyim. Hoca, ?Şu Antalya belediye başkanı bir gaf yapsada, neresinden vursak diye bekleyen gazeteciler var? diyor. Diyor ama gaf üstüne gaf yapmaya devam ediyor. Yaptığı gaflara son vermeyi düşünmek yerine, bunu yazanlara kızıyor. Bizim işimizin bu olduğunu unutuyor, unutturmaya çalışıyor.
Ey hoca..! Bin defa söyledim. Yine söylüyorum. Ne dersen de, ne yaparsan yap, hatalarının üzerine gitmeye devam edeceğiz. Gafların bitince, bize yazacak bir şey kalmaz. Ancak bu bizim değil, senin elinde.