Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın?ın cim bom maçındaki alkışına dönmekten bende rahatsız olmaya başladım ancak Haluk Üncel?in Sabah Akdeniz?de yayınlanan yazısını okuduktan sonra mecbur hissettim. Kayseri dönüşü havalimanında birkaç taraftarın küfür ettiğini öğrenince üzüldüm. Bu durum Antalyaspor taraftarına hiç yakışmadı. Bunu her kim yaptıysa, eminimki aklı selim taraftarlardan tepki görmüştür. Görmelidir. Haluk Üncel son derece haklıdır.
Ne yapmış olursa olsun, Mustafa Akaydın bu kentin Büyükşehir Belediye Başkanı?dır. Yani bu kent de nefes alan herkesin başkanıdır. Yaptıklarına tepki göstermenin bin tane yolu var. Tepki tamam ancak küfür büyük yanlıştır. Umarım ilk ve son olur. Çünkü; Antalyaspor camiası küfür nedeniyle geçmiş yıllarda büyük sıkıntılar yaşadı. Son yıllarda yakalanan seviyenin korunmasında da büyük fayda var. Küfürün hiç kimseye yararı olmadığı gibi, ne için edilmiş olursa olsun, Akaydın?a haksızlıktır. Aklı başında herkesten muhakkak tepki görmelidir. Görecektir.
Bu rahatsızlığımı ifade ettikten sonra, cumartesi günü yayınlanan ?Kraldan çok kralcılar var? başlıklı yazıdan sonra ayrı bir rahatsızlık yaşadığımı da ifade etmek zorundayım. O yazıda hiçbir şekilde işaret etmediğim bazı insanların aranıp, ?Bak seni yazmış..!? denilmesi büyük bir ayıptır. O yazı dikkatle okunmalıdır. Bir gazetecinin bana Akaydın adına mesajlar ilettiği yönünde hiçbir iddiam yoktur. Yazıda ?Partili bir gazeteci? şeklinde herhangi bir cümlede yoktur. Bazı partililerin böyle girişimlerde bulunduğu ifade edilmiştir. Yazıda asıl paylaşmak istediğim benim rahatsızlığım değil, bizzat Akaydın başkanın yaşadığı bildirilen rahatsızlıktır.
Beni arayan kişi, ?Son günlerde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Mustafa Akaydın adına konuşan, sanki hocanın fikriymiş, isteğiymiş gibi talep ve ricalarda bulunan, hatta tehdit ve şantaj yapan kişiler var. BUNLARIN BİR KISMI PARTİLİ, BİRİ DE GAZETECİ KİMLİĞİ TAŞIYOR. Samimiyetinize güvenerek, arama ihtiyacı hissettim. Çünkü bu kişilerden size de mesajlar iletildiği yönünde bilgi aldım. Şayet bu yönde size iletilen herhangi bir konu varsa, bilinki bundan hocamızın haberi yoktur? demiştir.
Yazının tamamı internet sitelerinde okunabilir. Bunun dışında bir ifade olmadığı net bir şekilde görülecektir. Birileri yine gazetecileri birbirine düşürme uğraşı içerisindedir. Ancak benim adım Murat, soyadım da Çiçek?tir. Bu şehirde yaptıklarından rahatsızlık duyup da, aramaktan bir an bile çekineceğim tek bir meslektaşım yoktur. Kesinlikle ararım. Gazete sütunlarından derdimi anlatmam. Arar, rahatsızlığımı direk ona söylerim ki bugüne kadar böyle olmuştur. Rahatsızlık duyduğum herhangi bir meselede arama ihtiyacını, insanların karşılıklı konuşarak sorunlarını daha iyi çözeceğine olan inancım nedeniyle duyarım.
Doğrusu budur. Ayrıca bu kent de hiçbir gazetecinin bana hoca adına ilettiği herhangi bir mesaj yoktur. Bazı partililerin vardır fakat onlara da itibar etmem mümkün değildir. Bunun böyle bilinmesi gereklidir. Hoca adına başka insanlara mesaj iletme gayreti içerisinde olan meslektaşım varsa, bu benim değil, hoca ile onun meselesidir.