Bugün sabah her zamanki gibi erken saatlerde televizyonda haberleri izlerken, bir ara kendimi tutamadım, ayağa kalkıp, sunucu Fatih Portakal’a, “Hay senin ben benciliğine yahu” diye ciddi, ciddi söylendim.
Her haberden sonra adamın söze başladığı ilk kelime, “Ben” oluyor. Ve çoğu cümleyi de yine, “Ben” ile bitiriyor.
Kompleks midir nedir?
Bu yazıya başlarken neden böyle bir giriş yapma gereği duydum?
Ne yazık ki bugün azıcık kendimden bahsederek, konuya değineceğim.
Megalomanca bir giriş olacağını sananlar, avuçlarını yalayacak.
Efendim.,
Benim en az 30 yıldır Antalya’daki Hastaneler içerisinde olmazsa olmazlarımın başında eski SSK, bugünkü Atatürk Devlet Hastanesi gelir.
Yaklaşık 5 yıl öncesiydi. Cildimde çıkan bazı kızarıklar ile ilgili olarak, eski SSK Hastanesi’nde Cildiye Uzmanı Dr. Sebahat Yılmaz’a müracaatta bulundum. İlaçlarımı yazıp, rahatsızlığımın takip gerektiğini belirterek gönderdi.
Aradan yaklaşık 1.5 yıl geçti. SSK Hastanesi’ndeki Cildiye Uzmanı doktorum Sebahat ablam, cildimdeki rahatsızlığıma, “Sedef” teşhisi koydu.
Ve ekledi;
“Akdeniz Üniversitesi Dermatoloji Anabilim dalı bölümüne git. Seni görsünler. Orada Sedef ile ilgili son zamanlarda çok ciddi çalışmalar var” demesiyle soluğu Akdeniz Üniversitesi’nde aldım.
Dermatoloji servisinde ihtisas yapan, Doktor Hüseyin Cahit Ülker ile tanıştım. Sedef muayene gününde gelmemi söylediğinde gittim. Kendisi gibi birkaç ihtisasçı ile birlikle Profesör Doktor Erkan Alpsoy rahatsızlığımı heyet halinde inceleyip, benim halk arasında, “Işın tedavisi” denilen, Puva tedavisine tabi tutulacağım söylendi.
Ve puva tedavimin programı belirlendi.
O gün geldiğinde, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı Profesör Doktor Ertan Yılmaz’ın son kontrolünün ardından puva tedavimin startı verildi. Yaklaşık 2 aylık tedavi süresinin ardından, bendeki sedeflerden eser kalmamıştı.
2 yıl sedef konusunda o kadar rahat ettim ki, bunu ancak yaşayan bilir.
Gerek icra ettiğimiz mesleğimizin aşırı stresli olması, gerekse yaşam mücadelesi. Ve bunlara bir de Akciğer’deki rahatsızlık eklenince, Sedef’in başlıca nedeni olan stres tavan yapınca, 1.5 ay öncesi tekrarlayan sedef için 2’nci kez Akdeniz Üniversitesi’nde puva tedavim başladı.
Ve benim gibi onlar hatta yüzlerce sedef ve benzeri hastalıktan tedavi gören insan Akdeniz Üniversitesi Dermatoloji bölümünde derdine derman arıyor.
Bu arayışlar sırasında abartmıyorum, bizzat yaşayan ve bilen hasta olarak ben, sekreterinden, hemşiresine, ihtisas yapan doktorundan, Profesörlerine kadar öyle bir ilgi ve alaka gördüm ki, puva tedavisinden çok sedefimin iyileşmesindeki baş neden, onların hastalara yaklaşım kriterleri olduğunu kendisine kabullendiren yüzlerce hastadan sadece birisiyim.
Ve böylesine mesleğine bağlı bir bilim dalının başkanı, Profesör Doktor Ertan Yılmaz’a çok daha iyi imkanlar yaratılarak, insanlara o imkanlarla daha fazla şifa dağıtmasının yolu açılacağına, ne yazık ki benim ülkemin olmazsa olmazlarından olan, kıskançlık, bezdirme, yıldırma ve dengesizleştirme amacı ile Prof. Dr. Ertan Yılmaz'ın, Rektörlük tarafından Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı'na 3 aylık görevlendirilmesi ve ardından Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ndeki görevine son verildiğini öğrenince şoke oldum.
Türkiye’de bazı işler neden böyle yürüyor?
Mesleğinde başarılı-ki hep, “Her şeyin başı sağlık” denir. Profesör Ertan Yılmaz’a yapılan bu haksız girişimi duyduktan sonra, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe ile ilgili 4-5 yıldır hakkında söylenenlerin hiç birisine inanmayıp, kulak dahi asmayan bir gazeteci olarak güvenim yüzde yüz kayboldu.
Eğer ki üç gün sonra, 7 yıldır aynı serviste hemşire olarak görev yapan ve Dermatoloji dalında resmen uzmanlaşıp, millete itinayla şifa dağıtmak için gece gündüz demeden büyük efor sarf eden Hatice hemşirenin de bir başka servise verilip, yerine torpili yüksek birileri getirilirse şaşman.
Çünkü benim ülkemde başarılı ve işini iyi yapan insanların önü hep kesilir.
Akdeniz Üniversitesi: Işık Saçan Toplumu Aydınlatan Üniversite ne yazık ki Dermatoloji’nin düğmesini kapatıp, karartma yoluna gitmiştir.
Yazık.
Güncel
Spor
Asayiş
Sağlık
Antalya
Gündem
Özel
İlçeler
Ekonomi
Bilim
Genel
Politika
Bölge
Trend Haberler
VakıfBank-Eczacıbaşı maçının biletleri satışa çıktı!
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kim kazandı?
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası ne zaman, nerede ve hangi kanalda?
15. Sungurlu Yağlı Pehlivan Güreşleri’ni kim kazandı? Ali Gürbüz mü yoksa Mehmet Yeşil Yeşil mi?
Şampiyonlar Kupası’nda VakıfBank-Eczacıbaşı finali Antalya’da oynanacak!
Belçika-Türkiye maçı ne zaman, saat kaçta ve hangi kanalda? Milli maç nerede, hangi statta oynanacak?