Uzay sanayinde..
Tüfek, tabanca, top, tank üretiminde..
Zırhlı araçların zırhlarını güçlendirici seramik plaklarda..
BNCT kanser tedavisinde..
ABD ordusu tarafından kullanılan hayalet uçaklarda..
Plastiklerde ve sanayi elyafı üretiminde..
Nükleer enerji santrallerinde..
Roket yakıtlarında..
Otomobil yakıtı olarak..
Bazı kozmetik ürünlerinde..
Tarımda..
Ağır sanayide..

Bunlar; yüzde 80’i Türkiye’de bulunan “BOR” madeninin kullanıldığı alanlar..
Ve bor, toryumla birlikte “geleceğin enerji kaynağı” olarak nitelendiriliyor..
Bu nedenle..
Bütün dünyanın gözü bizim bor madeninde..

AB bu madeni, “üremeye olumsuz etkili toksik (zehirli) madde” listesine aldı..
Bunun ekonomik anlamı..
Türkiye’nin bor ihracat pazarının yüzde 50 olumsuz etkilenmesi ve milyonlarca dolar ihracatta kayıp yaşanması demek..
Ama..
Önemli olan “siyasi anlamı”dır..
Bunu size mutlaka anlatmam gerekiyor..

Milenyumun bir-iki yıl öncesini ve bir-iki yıl sonrasını biraz hatırlayın..
O tarihlerde “ithal Bakan” Kemal Derviş’in Türkiye’ye gönderilmesinin asıl sebebi, bor madenidir..
“Özelleştirilmesini sağla” talimatıyla gelmiştir..
Koalisyon hükümetinin “erken seçim”e gitmesinin nedeni de, bor madeninin özelleştirilmesinin sağlanamamasıdır..
Hafızanızı yoklayın..
2002 nisan ayının başlarında TBMM alt komisyonunda bor madeninin özelleştirilmesi reddedilmişti..
Birkaç hafta sonra da “erken seçim”i ilk telaffuz eden kişi Kemal Derviş olmuştu..
Daha sonra “baskılara” dayanamayan koalisyon hükümetinin ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, temmuz ayının başında, şenlik için gittiği bir dağ başında, “erken seçim yapılacak” açıklamasıyla herkesi şaşkına uğratmıştı..
Ve o günlerden bu yana ABD’nin Türkiye’ye “bor baskısı” daha da arttı..
Durulmuş olan Ermeni soykırım iddiaları ile PKK’nın saldırılarının şiddetinin arttığı tarihlere dikkat edin..
Bunları göreceksiniz..

Baskının sonu yok..
Ardından AB girdi devreye..
“Bor, üremeyi olumsuz etkileyen zehirli maddedir” açıklaması yaptı..
Neye dayanarak söyledi bunu?
Fareler üzerinde doğrudan enjekte edilerek yapılan deneylere dayanarak..
Bizimkiler ne dedi?
“AB’nin bu kararı bilimsel temellere dayanmıyor..
Bor, doğrudan tüketime sunulan bir madde değil..
Bu nedenle insanları olumsuz etkilemesi de mümkün değil..
Amaçları..
Ticarette teknik engel oluşturmak..”
Bu düşüncemizi ABD dahil 10 ülke destekliyor..
Zaten..
AB, “üye ülkelerde üretilmediği için” söz konusu sınıflandırmayı çok rahatlıkla yapabiliyor..
Amaçları, bir şekilde bizi köşeye sıkıştırmak..

Petrolün 40-50 yıllık ömrü kaldı deniyor..
Sonra?
“Bor devri” başlayacak..
Bu, en az 3 bin yıllık bir imparatorluk demek..
Yani..
Gelecek bizim..
Umarım bu tür tuzaklara düşmeyiz..
Umarım, “geleceğin madeni” olan bu bor ve toryumu..
Hatta, bunun gibi değerli kaynaklarımızı kullanma gücünü elimizde tutabiliriz..
Tutarsak, dünyanın en güçlü ülkesi oluruz..
Yoksa..
Tanrı taksiratımızı affetsin..