Dünyaca ünlü mimar Lord Norman Foster imzalı projesini İstanbul Levent’te hayata geçirmeye hazırlanan Eria Partners, Antalya’nın en büyük alış veriş merkezi olacak “Terra City”i de birkaç aya kadar hizmete açmaya hazırlanıyor. İsimlerini şimdilik buraya yazmadığım firmalar tarafından inşaat çalışmaları hızla sürdürülüyor. Muratpaşa Belediyesi binasının yanında yükselmeye başlayan Terra City’nin içinde ve dışında yoğun bir çalışma devam ediyor.
Bu alış veriş merkezi bittiğinde, Antalya’yı “ilk”lerle tanıştıracak. Bundan hiç kuşkum yok. Böylesine önemli bir yatırımı gerçekleştirenleri tebrik etmek gerek. Buna da bir itirazım yok. Her zaman yatırım ve yatırımcıyı Antalya adına destekleyen bir gazeteci olduğum bilinir. Sanırım buna da kimsenin itirazı yok.
Her şey iyi, her şey güzel.
Ancak bu inşaatın yapımında doğru olmayan ve “Böyle olmak zorunda mı? Bu inşaat böyle bitirilmek zorunda mı?” dedirtecek çok ciddi bir ayıp var. O ayıp, alış veriş merkezini hızla bitirmeyi amaçlayan iki ortaklı firmanın, küçük esnafı adeta ezip, geçiyor olması. “Biz bu işi bitirelim de, geride kim ölürse ölsün” zihniyeti.
Bu inşaatı gerçekleştirenler, Antalya’da saygınlığı olan firmalar. Bu nedenle küçük esnafa işleri düştüğünde, tereddütsüz işleri zamanında ve istedikleri gibi yapılan firmalar. Ancak son aylarda bir gariplik yaşanıyor. Küçük esnaf çağrılıp, iş yaptırılıyor. İşe başlarken bir ödeme günü veriliyor. Esnaf da ona göre planlama yapıyor. Gerekli malzemeyi bu söze istinaden sözler verip, sağlıyor. Sonra da istenilen işi zamanında ve sorunsuz bitiriyor. Ancak iş bittikten sonra sıra paralarını almaya geldiğinde, binbir dereden su getirtiliyor. Ya hiç ödeme yapılmıyor, yada sadaka gibi para dağıtılıyor.
Ey o firmanın yöneticileri!..
Sıkıntı yaşattığınız esnaf için ödemediğiniz o paralar sizin için küçük olabilir ancak onlar için ciddi paralar. Bu alış veriş merkezini milletin ahını alarak bitirip, sonra da kamuoyunun karşısına, “Biz Antalya’ya ilkleri getirdik” demeyin. Bunun için insanda yüz olması lazım. Gerisinde sıkıntı bırakmamış olması lazım.
Yazıktır.. Günahtır.
Benim işim ticaret yapan firmalar arasında avukatlığa soyunmak değil. Ancak şahit olduğum öylesine sıkıntılar varki, birilerinin sizi insafa ve akla davet etmesi gerekiyor. Sizin rahatça ödeyebileceğiniz halde, ödemekten kaçtığınız o rakamlar yüzünden, milletin işyerine icra gidiyor. Kimisi bu tehdit altında işlerini yürütmeye çalışıyor. Ortada icra yoksa da, sizin işinizi bitirmek için malzeme buldukları esnaflara karşı yüzleri kızarıyor. Sizinki kızarmıyor olabilir ancak onlar utanıyor.
Aklınızı başınıza alında, iş yaptırırken, esnafa ona göre gün verin. Paranızın olmadığı günü verip, Antalya’ya rezil olmayın.
Spor
Antalya
Asayiş
Bölge
Özel
İlçeler
Kültür-
Trend Haberler
Servisçilerden Milli Eğitim’e sert tepki: ‘Düzeni neden bozuyorsunuz?’
674. Elmalı Yeşilyayla Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Antalyaspor’un eski yöneticisinden çarpıcı açıklamalar!
7 Mehmet: Antalya’dan ayrılmamız söz konusu değil
Torun Turgut, annesinin haklarını hukuk mücadelesiyle geri aldı: 16 yıl sonra gelen zafer
Fuhuş soruşturmasında 3. dalga: İş vaadi ve 17 yaş iddiası