Perşembe günü Antalya?yı bırakırken gündemde hoca efendinin ?gafları? vardı. Pazar günü döndüm yine hoca efendi var. Üstelik bu sefer yaptığı ?gaf? ile Türkiye Cumhuriyeti yasalarını daha derinden ihlal etmiş bir vaziyette çıktı karşıma. Yurt dışına çıkmadan önceki son yazımda, hoca efendiye, ?Sen gaf yaptıkça biz yazacağız. Bu yazıların kesilmesi senin elinde? demiştim. Ancak geldim, gördümki hoca sanki bize inat bildiğini okuyor.
 Hoca efendi bu sefer de partisinin Kepez İlçe Kongresi?nde resmen ?darbe çığırtanlığı yaparken? yakalandı kameralara. Bir profesörün bunu yapmış olabileceği konusunda tereddüt edip, o görüntü ve konuşmayı aradım. Dinleyince de kulaklarıma inanamadım. Sözlerine, ?Demokrasi aşığı bir insan olarak bunu söylemek istemezdim? diyerek başlıyor, TSK?nın darbe yapması için adeta davetiye çıkarıyor. Kentin sorunlarını konuşmak için randevu istediği Türkiye Cumhuriyeti?nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan?ı da, ?Damat Ferit? ilan ediyor. Benim aklım bu hocanın hal, hareket, konuşmalarını anlamıyor. Cumhuriyet Halk Partili, adının önünde profesör ünvanı olan ve dünya kenti Antalya?nın Belediye Başkanı seçilmiş bir insan, nasıl olurda orduya davetiye çıkarır?
 BBP Merkez Karar Yürütme Kurulu üyesi ve Antalya İl Başkanı Rasim Küçük, Akaydın?ın sarf ettiği sözler için Cumhuriyet Savcılığı?na suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Bende buradan suç duyurusunda bulunuyorum. Bu belediye başkanı darbe çığırtkanlığı yapıyor. Anayasa ve yasaları herkesin gözünün içine baka baka ihlal ediyor. Darbe peşinde koştukları iddiasıyla aylardır cezaevinde yatan pek çok kimse ile ?çetrefilli ilişkiler? içerisinde olduğu bilinen ve ?Ergenekon iddianamesi?nde de adı geçen Akaydın, bu ülkeyi germe, kamplara bölme, ayrıştırma görüntüleri sergiliyor. ?Demokrasi aşığı bir insan olarak bunu söylemek istemezdim? diye başlayan sözleri, demokrasiye darbe vuruyor.
 Doğrusu bu kadarını ben bile Akaydın?dan beklemezdim. Kulaklarımla duyduğum halde inanmak istemiyorum. Çünkü; Nereye koyarsam koyayım, bu sözleri Mustafa Akaydın?a yakıştıramıyorum. Umarım çıkarda, ?Yanlış anlaşıldım? der. Bu sözlerle duyup, tüyleri diken diken olan Antalyalıları rahatlatır. Öyle bir kent de yaşıyoruzki, bu kentin sakinleri ?gerçek demokrasi aşıkları?dır. Üstelik o aşıkların önemli bir bölümü, Cumhuriyet Halk Parti üyesidir.
 Bu şehir darbelerden ve darbe heveslilerinden çok çekmiş, bunun acılarını ciddi şekilde yaşamış bir şehirdir. Bu şehrin bir çok sakini, darbelerde en büyük acıları yaşamıştır. O acıları yaşayan bir çok kişi, bu sözleri söyleyen Akaydın?ın o koltuğa oturması için gece, gündüz çalışmıştır. Onların hayallerini yıkmaya, onlara bu sözleri dinletmeye hiçbir şekilde hakkı yoktur. Hadi ?Damat Ferit? benzetmesi siyaseten kabul olsun. Ancak sonrasındaki sözler, darbeye davettir ve suçtur. Akaydın bir açıklama yapmadığı sürece, bu yazıda yapılmış bir suç duyurusu olarak arşivde yerini alacaktır. BBP ile başlayacak sürecin, devamı da gelecektir. Antalyalı bu sözleri unutmamalı ve yarın bir gün belediye başkanından hesap sorulmasına hazır olmalıdır.