İtiraf ediyorum, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın?ı ben bir türlü çözemedim.
Neden mi?
Her gün özellikle akşamları ?Yarın yazımı kesinlikle Akaydın ile ilgili yazmayacağım? diye kendi kendime söz veriyorum, ama sabah ofise gelip, gazetelere göz atıp, e-maillerime baktığımda içimden geçen ilk düşünce, ?Akaydın. Gel sen benim koltuğuma otur, ben de senin. Tut bakalım kendini o gündem maddesi ile ilgili yazı yazmamak için. Tabi tutabilirsen? diyor, başlıyorum o gündem konusunu ele almaya.
Halk diliyle, ?Yeminle aynen böyle.?
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı, Atatürk Stadı?nın şeref tribününde Antalya?nın rakibi konumundaki bir takımın attığı gole en içten sevgilerini gösterip, avuçlarının içleri patlayırcasına alkışlıyor.
Ve biz bu gelişmeyi ele alıyoruz.
Diyoruz ki, ?Antalya kentinin seçilmiş bir belediye başkanı, seçildiği kentin takımının yediği gole bu denli sevinmeye hakkı olamazdı.?
Doğrusu bu değil mi?.
?Değil? diyecek olan ancak ve ancak Antalyaspor Yönetim Kurulu?dur.
Vay anam biz öyle mi dermişiz.
Akaydın çıkıyor, ?Bazıları Antalya?daki seçim başarısını bir türlü hazmedemediler. Şimdi ekip halinde organize çalışıyorlar? adını koyuveriyor.
Antalya?nın Büyükşehir Belediye Başkanı, Kepez İlçe Kongresinde bir konuşma yapıyor. Ve o konuşmasında.,
?Ülke bölünüyor, tek güvence Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)? cümlesini kuruyor.
Doğal olarak da, ?Sosyal Demokrat bir belediye başkanı TSK?ya resmen darbe çağrısı yapıyor? yorumları gün yüzüne çıkıyor.
Peki ama Mustafa Akaydın?ın o sözlerinden başka bir anlam çıkartabilen var mı?
Gel sayın Akaydın.,
Ben senin koltuğuna oturmaktan vazgeçtim, sen benim koltuğa otur. Tüm bu hitapları diyelim ki Menderes Türel yaptı. Ve sen de Akdeniz Manşet Gazetesi?nin bırak Genel Yayın Müdürü olmayı, sade bir köşe yazarısın. Ve Türel?in Antalyaspor?un yediği gol sonrası yaptığı alkış olayı ile, ?Ülke bölünüyor, tek güvence Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)? sözleriyle karşılaş.
Gerçekten ne yapardın?
Sen konuş, gazeteci seni konuşmamış gibi algılasın.
Sen gaf yap, gazeteci bir belediye başkanının o gafını görmemezlikten gelsin öyle mi?
Yerin dibine batsın öyle gazetecilik.
Akaydın?ı bir türlü çözemedim? dedim ya hani.,
Yok, yok yoook.
Aslında bunda çözülmeyecek bir durum gerçekten hiç yok.
Bana göre Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın gündemde sürekli kalabilmek adına, Antalya medyasının yayın politikasını kendi ağzından çıkan sözlerle belirliyor.
Bu açıkça ortada değil mi?
Antalyaspor?un yediği bir golü büyük bir sevinç edasıyla alkışlayan Antalya?nın Büyükşehir Belediye başkanı, sokaktaki Mehmet efendiden tutun da, sanayideki çırak Ahmet?e göre dahi adı, ?Yönettiği kentin takımına ihanettir etmiştir? şeklinde konulduğu aşikardır.
Çok geçmiyor.,
Aynı kişi, ?Ülke bölünüyor, tek güvence Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)? sözünü kullanıyor.
Büyük Birlik Partisi İl Başkanı Rasim Küçük?e göre, ?O sözler Türkiye Cumhuriyeti Yasalarını ihlal etmektir.?
Yani..
(?)
Sayın Akaydın.,
Şimdi tüm bunların ardından, benim koltuğumda gerçekten sen olsan nasıl bir gazetecilik örneği sergilerdin.
Yandaşlarının yaptığı gibi görmemezlikten gelerek mi?
Yoksa zat-i alinizin dediği gibi biz görmemezlikten gelmedik diye, hakikaten çığırtkanlık mı yapmış oluyoruz?
Görmemezlikten gelen, yani kendi yandaşlarınız için de, dün kullandığınız bir cümle var.
?Kimseye yetki vermedim, kimsenin benim adıma iş ve aş sözü vermeye hakkı yoktur? söyleminiz.
İşte bu da ayrı bir yorum konusu..
Ben olsaydım sizin yandaşınız, bu sözlerinizden sonra insan içerisine çıkacak yüzüm olamazdı.