Büyükşehir Belediyesi önündeki işçi eylemlerinde gündeme gelen Evşad İnşaat’ın ortakları Ethem Taşan ve Murat Oruçlu’nuniddiaları ile gerçekten şok oldum..
Büyükşehir’in CHP’li Başkanı Mustafa Akaydın ile (iflas eden) Baki İnşaat’ın sahibi İrfan Cengiz arasındaki “kişisel” alışverişlerin, “kamu çıkarına uygun olmayan” bir biçimde nasıl geliştiğini ortaya koyan bu iddialar, yenilir-yutulur gibi değil..

Öncelikle bu haberi yapan “BizimAntalya” gazetesini tebrik ediyorum..
Bana göre, son yılların en iyi “gazetecilik örneği”ni verdiler..
Bu haber, (iddia da olsa) Antalya’da perde arkasında neler yaşandığını ortaya koyması bakımından son derece önemlidir..
Çünkü..
Hangi açıdan bakarsanız bakın, sonuçta bu ilişkiler “kamu çıkarı”nı çok yakından ilgilendiriyor..
Cumhuriyet Savcıları, bu habere dayanarak iddia edenlerle suçlananlar konusunda hemen harekete geçmelidir..
Olay araştırılmalı, taraflar dinlenmeli, gerekli kanıtlar istenmeli ve doğru ise gereken hemen yapılmalıdır..
“Kamu vicdanı” rahatlatılmalıdır..

Gelelim iddialara..
BİR..
“Akaydın, Büyükşehir Belediyesi hizmet binası inşaatını Baki Grup’un sahibi İrfan Cengiz’e verdi ve tamamlamasını istedi.. Akaydın ve Cengiz ortak çalışıyor.. Akaydın ve tüm belediye Cengiz’e gebe..”
Bir şirketin Büyükşehir binasını tamamlama işini alması gayet doğal..
Ama..
İşi alan şirkette ne sahibi ne de ortak olarak İrfan Cengiz’in adı yok..
Buna rağmen, “Akaydın ve Cengiz ortak çalışıyor” demeleri, çok vahim bir suçlamadır..
İKİ..
Taşan ve Oruçlu’nun iddiaları arasında, “Akaydın’ın seçim döneminde İrfan Cengiz’den 5 trilyon lira para aldığı” da var..
Nereden çıktı bu iddia?
Akaydın’ın yurt dışında olduğu dönemde belediyede vekaleten görev yapan CHP’li Meclis üyesi Turgay Genç, Cengiz’in Akaydın’a seçim döneminde para verdiğini söylemiş..
Seçim dönemlerinde bu tür alışverişlerin olduğu hep konuşulur, ancak (tıpkı şike gibi) isbpatı son derece zor, hatta imkansızdır..
Bu nedenle, Taşan ve Oruçlu ya bu suçlamayı kanıtlayacaklar, ya da bu ağır suçlama nedeniyle iyi bir ceza alacaklardır..
ÜÇ..
Bir başka vahim iddia:
“Akaydın ve Cengiz ortak çalışıyor.. Yat Limanı işçileri paralarını alamamalarına rağmen Akaydın’ın buna sessiz kalmasının nedeni de bu.. Akaydın ve tüm belediye Cengiz’e gebe..”
“Ortak çalışma” iddiası burada bir kez daha tekrarlanıyor..
Bu “ortaklık” konusu çok iyi araştırılmalıdır..
DÖRT..
“Başkan Akaydın ile İrfan Cengiz’in Yat Limanı Projesi için yaptıkları sözleşme” iddiası da çok önemli..
Çünkü, “belgeli” tek iddia sanırım bu olsa gerek..
İddia şu:
“Yat Limanı işini Cengiz’in firmasının yapması gerekiyordu, çünkü başka bir taşerona bırakamayacağı sözleşmede yazılı.. Ancak, sözleşmede böyle bir hüküm olmasına rağmen, İrfan Cengiz bizimle anlaşarak, işi bize yaptırmıştır..”
Az önce de dediğim gibi, İrfan Cengiz’in şu anda o anlaşmayı yapan şirketle bir ilgisinin olup-olmadığı belli değil..
Ama, iddialarda en çok onun adı geçiyor..
Bu da çok ciddi bir şekilde araştırılmalıdır..
Çünkü.
Minicity ve Sarısu işi de Büyükşehir tarafından İrfan Cengiz’e verildi..
Bu nedenle Cengiz’le Akaydın’ın “yakın ilişki” içinde olduğu iddiaları sürüp gidiyor..
BEŞ..
Taşan ve Oruçlu’nun son iddiaları da şu:
“Bizi kandırdılar.. Bizim bu maddeden haberimiz yoktu, ama belediye bu şartı bile bile biz işi yaparken göz yumdu.. Sonra da ‘sizin sözleşmeniz geçersiz’ diye karşımıza çıkıyor.. O zaman İrfan Cengiz ihale şartlarına uymadı.. İhale yeniden yapılmalı.. Belediye suç işliyor..”
Bu, “belediye suç işliyor” konusu da yazılı bir belgeye dayandırılabilecek suçlamadır..
Araştırılması kolaydır..

Özetle..
Bu iddialar çok vahimdir ve DERHAL araştırılmalıdır..
Eğer “kamu”nun bu gelişmeler sonucu uğradığı bir zarar varsa, en ağır bir biçimde taraflara ödettirilmelidir..