Ak Parti 4. Olağan Kongresi bir anda Türkiye’nin gündemine oturdu. Başbakan’ın okuduğu şiirler, yaptığı konuşma günlerdir konuşuluyor. Olumlu ya da olumsuz fikirler beyan ediliyor.
Kongrenin Türkiye açısından önemi şudur ki: Ak Parti 4. defa tek başına iktidar olma yolunda hızla ilerlemektedir. Rakipleri gittikçe küçülmekte ve bir önlem almazlarsa oyları Ak Parti’ye kaptırmaktadırlar. Benim görüşüm bu yöndedir.
Antalya adına kongrenin önemi ise daha farklı. İl Başkanı Mustafa Köse, başkanlık divanına, milletvekilleri Menderes Türel ile Mevlüt Çavuşoğlu ise Merkez Karar Yönetim Kurulu’na seçildiler.
Bu durum Başbakan’ın Antalya’ya verdiği önemin bir göstergesi olarak algılandıysa da ben konuya farklı bir açıdan yaklaşıyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse sırf Antalya’ya şirin görünmek için iki milletvekilinin MKYK’ya konulacağını da düşünmüyorum.
İşin doğrusu milletvekillerimiz MKYK’ya alınmamışlar, tam tersi girmişlerdir. İşte bu, Antalya’nın milletvekili ve il başkanı kalitesini göstermesi bakımından önemlidir. Bizi temsil eden vekillerin en denli donanımlı olduklarını görmemiz açısından önemlidir.
Bir sonraki yerel ve genel seçimlere kadar Ak Parti’nin atacağı adımları belirleyecek ve partiyi tarihinin en kritik seçimine hazırlayıp sokacak bir yönetimde iki milletvekilimiz var. Bu Antalya için bir gurur kaynağıdır.
Birileri kalkıp Ak Parti neden Antalya’da bile CHP’yi geçti diye sorup duruyorlardı ya, hatta bu durumu akılları almıyor ve bir türlü kabullenemiyorlardı. Sanırım cevaplarını almışlardır.
Seçimlerdeki başarının doğru stratejiler ve doğru bir çalışma ile elde edildiğini, bunların da doğru insanlarla yapılabileceğini sanırım öğrenmişlerdir. Rakiplerinin ne kalitede olduklarını daha iyi görme fırsatı da bulmuşlardır.
Ancak tüm bunların ötesinde bu durum yeni bir soruyu da gündeme taşımıştır. Acaba Büyükşehir’e kim aday olacaktır? Bunu da hep beraber bekleyip göreceğiz.