Adnan Gülek maç kadrosuna almayınca futbolu daha çocukken bırakmaya karar verip evine gidince, dönemin alt yapı sorumlusu Vedat Gürhan kulağından tutup yeşil sahalara geri getireli çok da geçmedi.
Burak Yılmaz’ın sivrilmeye başladığı dönemi ve A takımda oynadığı kısa süreyi iyi bilmiyorum, çünkü o dönem, Burak’ın şu anda ekmeğini kazandığı Trabzon’da görev yapıyordum. İlginçtir, babası Fikret Yılmaz da o dönem Ziya Doğan’ın yardımcısı olarak Trabzon’daydı.
Yani babasını dahi iyi tanırım.
Babasının teknik adamlığıyla da şu günlerde gurur duyuyoruz ama ya kendisiyle?
Nedense son iki sezondur saha içindeki Burak Yılmaz’ın Antalyaspor’a karşı hırçınlığı gözle görülüyor.
Hatta nefreti gözlerinden okunuyor.
Kendisine Antalyasporlu taraftarların bir kısmının küfrettiği gerçeğinin farkındayım.
Altını çiziyorum, bir kısmı.
Peki ya Burak Yılmaz ‘bir kısım Antalyasporlu’ için doğup büyüdüğü camiaya neden kin duyuyor?
Lütfen Burak’ı iyi tanıyan biri bana bunu anlatsın.
Antalyaspor maçında gol kaçırdığında direkleri tekmelemesinin, çimleri yolmasının, penaltı kazanmak uğruna kendini yere bırakmasının, korner kazanmak uğruna Antalyasporlu savunmacıyı yumruklamasının, gol attıktan sonra yedek kulübesine dönüp yumruğunu sallamasının ve Şampiyonlar Ligi finalinde oynuyormuşçasına kendini paralamasının gerçek nedenini bilmek istiyorum.
Bunu bana ‘formasını giydiği takımın başarısı için elinden geleni yapıyor’ mazeretiyle anlatmasın kimse, Antalyaspor’u takip etmeye başladığımda Burak daha ilkokula bile gitmiyordu.
Antalyaspor’a karşı duyduğu öfke, kin ve nefretin nedenini bilmek istiyorum.
Burak ‘Antalyaspor’a para kazandırdım’ der mi? Bu onun vicdanına kalmış.
O’nun kazandırdığının kaç katını Antalyaspor kendisine kazandırmıştır, oturup bir hesabını yapmalı.
Mesut Özel bile Almanya milli takım formasıyla Türk Milli Takımına gol attı ama sevinmedi.
Görevini yaptı, haddini bildi.
Nereden geldiğini de, hayatı sona erdiğinde mezarının nerede olacağını da unutmadı.
Burak Yılmaz futbolun nankör olduğunu hiç aklından çıkarmamalı.
Nasıl Antalya’da alkışlanırken son maçında formasını yere attığı için ıslıklandıysa, Trabzon’da ‘şimdilik’ alkışlandığını hiç ama hiç unutmasın.