İnsan oğlu gençken doğanın değerini bilmiyor. Yaş kemale ermeye yüz tuttuğunda da, doğadan beri gelmemek için çaba harcıyor.
Peki doğayı tahrip etmenin karşılığında, servetine servet katıp, kamuoyunu mağdur etme pahasına işlerini tıkır, tıkır yürütenlere.,
Bunu yapanları görmek zorunda olup da, gereğini yerine getirip, katliam, tahribat ve kamuoyunu mahrum edenlerin yakasına yapışmakla yükümlü olanların görmemezlikten gelmelerine ne demeli?
Bir kaç saatinizi doğa için ayırın.
Hem ayıranın gözü-gönlü açılsın, hem de yapılan katliamlara tanık olun.
Sürün arabanızı Feslikan tarafına. 20-22 kilometre tırmandığınızda Sinan Değirmeni kavşağına geleceksiniz. Levhanın işaretini takip edin. Aşağıya, yani Sinan Değirmeni?ne doğru inin. İnerken gözünüz hem yolda, hem de sağ taraftaki dağda olsun. Sadece yeşillik görüyorsanız, biraz daha inin. Ama sağ tarafınıza bakmaya da devam edin.
İndikçe sağ tarafta öyle bir şey göreceksiniz ki.,
Yüreğiniz sızlayacak.
İçiniz burkulacak.
Tabi ki biraz olsun insan olup, yüreğiniz gerçekten var ise.
Yeşil öyle bir oyulmuş ki, etrafta yaptığı tahribat, kabak gibi göze çarpıyor. Çarpıyor, çarpmasına da, insana resmen, ?Yazık, günah? sözcüklerini elde olmadan mırıldatıyor.
Dağ kamufle edilebildiği kadar, edilmiş. Ama Sinan Değirmeni?ne indiğinizde, cennetin, cehenneme nasıl çevrildiğine gözlerinizle görüp, tanık olacaksınız.
Çünkü taş ocağı ruhsatı alıp, dağları delip, servetine, servet katmak isteyenler, doğayı tınladıkları bile yok.
Oradan, 8-9 kilometre daha çıkın.
Feslikan yaylasına ulaşacaksınız. Karşınıza öyle bir manzara çıkacak ki, kışın kahverengi bir renk haline bürünüp, bahar geldiğinde yeşilleşen Feslikan bomboz hal almış.
Orada da taş ocağı var.
Oysa 29 Mart 2009 tarihine kadar orada ne taş ocağı vardı, ne de doğayı katleden.
Ne olduysa son 8-9 ay içerisinde olmuş, mantar gibi taş ocakları bitmiş. Ve o taş ocaklarının taşlarını taşıyan onlarca ton ağırlıktaki kamyonlar, Menderes Türel döneminde büyük bir gayret, çaba ve titizlikle yapılan asfalt yollardan geçiyor. Yol, yol olmaktan çıkmış, köstebek yuvası haline gelmiş.
Peki ama tüm bunlar kimin umurunda?
Taş ocaklarını işletenlerin mi, yoksa yolu yol olmaktan çıkan, ama yolu yol olmaktan çıkartmamakla görevli ilgili belediye mi?
Çark dönüyor.
O dönen çarklar sayesinde birileri bu yalan dünyada cebini dolduruyor.
Doğa kimin umurunda?
Kılıç ve Deveci nerdesiniz?
Kepez Belediyespor Basketbol Takımı Beko Basketbol 1.Ligi?ne veda etti, MHP?li Kepez İlçe Başkanı Süleyman Kılınç, ?Basketbol takımı düşmüştür. Bu nedenle de Belediye Başkanı verdiği sözü tutamamıştır. Demek ki Tütüncü sözünün eri değilmiş? sözleriyle faturayı Ak Parti?li Kepez Belediye Başkanı?na çıkarttı.
Bir gün sonra da, bu kez CHP?li Kepez İlçe Başkanı Alican Deveci, MHP?li Kılınç?ı taklit edercesine, küme düşme olayının sorumlusu olarak Hakan Tütüncü?yü gösterdi.
Başarısızlığın adresi onlara göre belliydi.
Peki ya ortada bir de başarı olursa ne olur?
Kepez Belediyespor Futbol takımı, yıllar sonra profesyonel Lig?e geri dönüş yaptı.
Üç gün bekledim.
Başarısızlık halinde yüklenecekleri adresleri belli olan MHP?li Kılıç ve CHP?li Deveci başarı için kıllarını dahi kıpırdatmadılar.
?Tebrikler. Emeği geçenlere sonsuz teşekkür ediyoruz? deme yürekliliğini gösteremeyenler, yapsa, yapsalar boncuk siyaseti yapmış olurlar.
Kılınç ve Deveci?nin yaptığı gibi.
Antalya
Güncel
Asayiş
İlçeler
Özel
Çarkı döndürenler!..
Vedat Gürhan
Yorumlar
Trend Haberler
Hatice Öz’den güçlü mesaj: Antalya’nın hakkı güçlü ATSO
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?
Antalya trafiğine nefes: Uncalı ve Kocayatak tamamlandı, sıra Duraliler’de