2008 yılının ortalarında Ankara?ya gitmiştim. O gün Adalet Bakanı olan bugünün TBMM Başkanı Antalya Milletvekili Mehmet Ali Şahin?le randevumuz vardı. Görüşme sonrası daha önceden haber vermediğim halde, Ak Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu?nu arayıp, ziyaretine geleceğimi söyledim. Anında iki kişi gönderip, beni aldırdı. TBMM?deki odasında yaklaşık bir saat sohbet ettik. Bırakmak istemedi, misafir etmek için çok ısrar etti. Ancak benim uçağa yetişmem gerekiyordu.
Biz onunla sohbet ederken, makam telefonları ve cep telefonları hiç susmak bilmedi. Herkesin telefonuna çıkıp, sorunları ile tek tek ilgilenmesi oldukça hoşuma gitmişti. Antalya?dan, Çavuşoğlu?na gelen telefonların haddi hesabı yoktu. Ancak onda hiç bıkkınlık ve yorgunluk belirtisi yoktu. Tam tersine gelen her telefon, onu mutlu ediyordu. O gün o odada dikkatimi çeken bir başka noktada, Çavuşoğlu?nun yurt dışı ile olan müthiş bağlantıları ve Avrupa?lı parlementerlerle olan dostluklarıydı. Yanlış hatırlamıyorsam o ziyaret ile ilgili bir yazı hazırlamış ve bu dostluklardan uzun uzun söz etmiştim. Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi (AKPM) Türk Delegasyonu Başkanı olan Çavuşoğlu?nun, ileride bu mecliste önemli yerlere gelebileceğini de ifade etmiştim.
Aradan yaklaşık iki yıl geçti ve önceki gün basına yansıyan bir haber, benim o tarihteki öngörümde haklı olduğumu ortaya çıkardı. Çünkü; 25 Ocak?ta yapılacak Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi Başkanlığı yolunda, Çavuşoğlu?nun önünde hiçbir engel kalmadı. 35 ülkeden, 150 milletvekili Çavuşoğlu?nun başkan olması için imza verdi. Tarihte ilk defa bir Türk, Meclis Başkanı olacak. O türk Antalya Milletvekili olduğu için, iki kez gurur duydum. Her Antalyalının da gurur duyması gerekir.
Son derece önemli bir başarıdan söz ediyorum. Durup, bunun ne anlama geldiğini düşünen herkes benimle aynı fikirde olacaktır. Bu meselenin partisi yoktur. Bizim için önemli olan bu başarıyı sağlayan kişinin Antalya Milletvekili olmasıdır. Hiç kuşku yokki yedi dil bilen ve Başbakan Erdoğan?ın yurt dışı gezilerinde yanından ayırmadığı Çavuşoğlu, bu noktaya gelebilmek için müthiş bir enerji harcamıştır. Bu pozisyona gelebilmeyi sonuna kadar hak eden bir parlementerdir.
Dün arayıp, önceden kutladım. Aynı partiden olsun, olmasın bu kent de herkesin başarıyı kabul etmesi ve tebrik etmesi gerekir. Bakalım bu meselede herkes benim düşündüğüm gibi düşünecek mi? Yoksa yine birileri bu başarıyı görmezden mi gelecek?
Bu arada Çavuşoğlu?nun başarısı, Türk dış politikasının nereden, nerelere geldiğinin de en önemli ispatlarından biri olmuştur. Türk parlementerlerin, nereden, nereye ulaştıklarının en güzel ispatı olmuştur. Olaya bu açıdan bakmanın da son derece yararlı olacağı bir gerçektir. Hayırlı olsun Çavuşoğlu?na. Helal olsun Çavuşoğlu?na.